İğneada Gezi Rehberi: Yerlisinden Detaylı Öneriler

Çocukluğumda her yaz mutlaka İğneada’ya giderdik ama üniversite ve sonrası uzunca bir süre uğramamıştım. Evlendikten sonra yine her sene gitmeye başladık ve bir nevi İğneada muhtarı oldum diyebilirim. Bundan 4 yıl önce de bir İğneada gezi rehberi yazmış ve ufak tefek güncellemelerle o yazıyı bugüne kadar getirmiştim ama bu sene İğneada epey değişti, ben de yepyeni fotoğraflarla ve güncel bilgilerle baştan bir İğneada gezi rehberi yazısı hazırlamaya karar verdim. Buyurun o zaman, yerlisinden en kapsamlı ve güncel İğneada gezi notları sizlerle..

igneada-gezi-rehberi

Öncelikle İğneada hiç fotojenik bir yer değil, bunu söyleyerek başlamak istiyorum. Hatta epey köhne bir yer. Bunları acımasızca yazıyorum çünkü kimseyi beklenti içine sokmak istemem. İğneada’ya doğada vakit geçirmek için gelmelisiniz, yoksa boşa geçirilmiş kötü bir hafta sonu olarak bakabilirsiniz gezinize. Doğayı seviyorsanız ve benim şimdi sizinle paylaşacağım nokta atışı tavsiyelere uyarsanız eminim güzel birkaç gün geçireceksiniz. Instagram’daki tavsiyelerime uyanlardan çok güzel geri dönüşler alıyorum. 😉 Bu arada bana İğneada’dan yazlık alınır mı diye soruyorlar ara sıra, kendi evim olmasına rağmen o sorulara da sakın almayın diye cevap veriyorum. 🙂 Çünkü İğneada’nın sezonu çok kısadır ve o kısacık zamanda da havayı ayda yılda bir güzel görürsünüz. Karadeniz kıyısıdır, çoğunlukla dalgalıdır, hatta maalesef her sene boğulanlar olur. İğneada’yı yeterince kötülediğime göre İğneada gezi rehberi başlayabilir, hala gitmeye niyetliyseniz yazıyı okumaya devam edebilirsiniz. 😛

İğneada Gezi Rehberi: İğneada’ya Ne Zaman Gidilir? İğneada’da Kaç Gün Kalınır?

İğneada’ya yılın dört mevsimi gidebilir, farklı deneyimler yaşayabilirsiniz ama en çok keyif almak için bence Haziran ve Eylül aylarını tercih etmelisiniz. Longoz ormanlarında su yüksekliği fazladır, gezileriniz daha keyifli geçer. Hava da genelde daha sakindir ama İğneada’nın havasının sağı solu belli olmaz yani hiçbir şeyin garantisi de yok. 🙂 İğneada’ya 2-3 gün ayırmak yeterli olacaktır. Tabi ki denizin güzel olduğu zamana denk gelirseniz daha uzun kalabilirsiniz. Bayramda gelmenizi pek tavsiye etmem, gerçekten anormal kalabalık oluyor, biz evden çıkmıyoruz bayramlarda. 🙂 İşiniz imkan veriyorsa en güzeli hafta iç gelmek tabi ki.

İğneada Gezi Rehberi: İğneada’ya Nasıl Gidilir? İğneada Ulaşım Rehberi

İğneada’ya ulaşım için kullanacağınız yol; İstanbul’dan Çerkezköy, Saray, Vize, Poyralı, Demirköy, İğneada güzergahı. Bu yolu kullanarak 3 saat civarı bir süre sonra İğneada’ya varıyoruz. Yol üzerinde, Poyralı Demirköy arasındaki Yenice’de bir mola verip, Şen Kasap’ın harika etlerini tatmanızı tavsiye ederim. Biz hemen hemen her gidişimizde uğrar, İğneada öncesi ufak bir altlık yaparız. 🙂 Et dışında birçok taze köy ürünü de bulabilirsiniz. Bunun dışında yolda yapabileceğiniz bir diğer aktivite de Dupnisa Mağarası‘na gitmek olacaktır. Hatta buralara kadar gitmişken turistik gezintiye açık bu mağaraya mutlaka uğramalısınız. Sulu ve kuru bölümlerden oluşan mağaranın toplam uzunluğu 3200 metredir. Küçükken izcilik zamanlarımda mağaranın bulunduğu alanda az kamp yapmamıştık, çok severim ve tavsiye ederim. Yalnız yılın belli dönemleri mağara kapalı oluyor, gitmeden bilgi almanızda fayda var. Hiçbir yere uğramadan gitseniz de İğneada yolu, baharda kanolalar, yazın ay çiçek tarlaları, sonbaharda rengarenk kışın da bembeyaz karlar altındaki harika orman manzaraları ile görsel bir şölen sunuyor adeta.

İğneada’da Nerede Kalınır? İğneada Konaklama Rehberi

Öncelikle benim İğneada’da hiç konaklama tecrübem olmadığını söyleyerek başlamak istiyorum, hep kendi evimizde kalıyoruz. Yine de konaklama sorusu çok fazla geldiği için bazı tesisleri gezdim ve konaklayanların düşüncelerini aldım. Bu doğrultuda size İğneada konaklama önerileri vereceğim. 2020 yazında İğneada’ya Türkiye’nin en büyük Glamping tesisi olan Longosphere açıldı. Ben de tesisi gezip gördüm iki tip glamping çadırı bulunuyor: biri tuvaletsiz Sincap Çadırlar, diğeri içinde duşu ve tuvaleti olan, bungalovu andıran Kaplumbağa Çadırlar. Ortak tuvaletler oldukça temiz olduğundan küçük çadırlarda kalmak sıkıntı olmayacaktır. Tesiste restoran da bulunuyor ama yemek ve servisten memnuniyetsiz geri dönüşler aldım, sanırım henüz tam oturmayan şeyler var, ileride düzelecektir ama ben size söylemiş olayım. Tesisin oldukça büyük deniz tuzlu bir havuzu, geceleri açık havada ateş yaktıkları, barı olan bir meydanı, günübirlikçiler için mangal alanı ve macera parkı bulunuyor. Ayrıca alışveriş yapabilmek için ufak bir çarşı düşünülmüş. Ben gezip gördüğüm kadarıyla çok beğendim.

İğneada’da bu sene açılan Hotel Rezve de oldukça hoş görünüyor. Beğendik yolunda yer alan otel Alaçatı evlerini andıran taş bloklardan oluşuyor, ortasında da havuzu var. Konaklayanlar memnun ayrılmışlar. Tabi bir de yıllardır İğneada’da hizmet veren İğneada Resort Hotel var. Konum olarak İğneada’nın tam merkezinde ve denize sıfır bir otel. Kendi plajı ve havuzu var. Bu saydıklarım İğneada’da şu anda en eli yüzü düzgün olan ve kapasite olarak da yer bulma şansınız olan yerler. Tabi bazen buralar da tamamen dolu olabiliyor. Bunların dışında beni takip edenlerin konaklayıp tavsiye ettiği daha bütçe dostu yerler de oldu, onları da paylaşmak istiyorum. Parlak Otel, Longoz Otel, Meltem Otel, Ada Yaz Evleri, Ev Pansiyon, Nehir Pansiyon, Beyaz Ev, İğneada Taş Ev ve Masal Ev. Kamp alanı olarak geçen sene By Edi oldukça güzeldi fakat ne yazık ki bu sene mekan el değiştirmiş ve sanırım biraz daha bakımsız durumdaymış. Bir de takipçilerimden Biricik Kamping önerisi geldi. Yine de kamp için düşünebilirsiniz. Ayrıca Mert Gölü mevkiinde, Beğendik Liman civarında veya Longoz ormanlarında da kamp yapılıyor.

Airbnb’den İğneada soranlar için favori listeme eklediğim konaklama seçeneklerini de paylaşıyorum, göz atabilirsiniz.

İğneada’da Airbnb Konaklama Seçenekleri

İğneada Gezi Rehberi: İğneada’da Gezilecek Yerler ve Yapılacaklar

İğneada, Longoz (subasar) ormanları ile öne çıkıyor, haliyle aktiviteler de bu doğrultuda şekilleniyor. Longoz ormanlarını keşfe çıkmanın en keyifli hali, kano ile Mert Gölü üzerinden ormana gitmek. Kanonun keyfi sadece longoz ormanlarında değil, sazlıklar arasında suda süzülürken de çıkıyor. Gün doğumu veya gün batımı saatlerini tavsiye ederim, mevsim olarak da Mayıs, Haziran, Eylül ve Ekim ayları en uygun zamanlar çünkü hem su seviyesi, hem hava sıcaklığı ideal oluyor. Kano yapmak için Mert Gölü’ne gitmeniz gerekiyor, kiralama için Halil Aydın ile instagram hesabından iletişime geçebilirsiniz. Gezi 1.5 saat civarı sürüyor, rehberli veya kendi başınıza çıkabiliyorsunuz. Bacaklar epey ıslanıyor, ona göre giyinmenizi öneririm.

İğneada’da yeni popülerleşmeye başlayan bir aktivite de bisiklet turları. Sadece Longoz ormanlarına değil, farklı rotalara da turlar var. Bisiklet turları için Allegro Bisiklet – Cihat Cafer ile instagram hesabı üzerinden iletişime geçebilirsiniz, rota detaylarını da profilinde paylaşıyor. Biz Şahin Deresi rotasını yaptık, tek yön 6 km civarıydı ve ham olmama rağmen fazla yormadı. Önce sağlı sollu ağaçlar arasında asfalt bir yoldan gidiyorsunuz, sonra ormanda keşifler yaparak ilerliyorsunuz. Sabah 6:30’da buluşup gittik, gerçekten çok keyif aldık, dönüşte de yol kenarındaki böğürtlenlere daldık. 🙂 Merkeze varınca da mis gibi denizde yorgunluğumuzu attık. Güne başlangıç puanım 10’du, size de şiddetle tavsiye ediyorum. Bu arada ben kendi bisikletimle gittim ama normalde bisikletleri Allegro kendisi sağlıyor, gayet kaliteli bisikletleri var.

igneada-gezi-rehberi

Longoz ormanlarını gezmenin bir başka yolu da ATV kiralamak. Mert Gölü’nün oraya giderseniz ATV’leri göreceksiniz, direkt sorabilirsiniz. Biz ortama yabancı olmadığımız için İğneada Resort’tan rehbersiz olarak kiralama yapıyorduk ama bu sene ATV ile hiç çıkmadık. Size rehberle çıkmanızı tavsiye ederim, en uygun rotaları gezdireceklerdir.

İğneada’ya 13 km uzakta bulunan Beğendik köyü, Türkiye’nin Bulgaristan sınırı oluyor. Beğendik’ giderseniz karşıda Bulgaristan’ın Rezova köyüne el sallama mesafesinde olduğunu görebilirsiniz. Köyde pek bir şey yok açıkçası ama kamp veya deniz için gidilebilir. Bir de tenekede tavuk meşhur burada ama açıkçası bana pek hitap etmediğinden hiç deneme fırsatım olmadı. Deneyen varsa yorumlarını beklerim. 😉

Bunların dışında Limanköy’e uğrayabilir, Fransız Feneri’nin orada kendi sandalyelerinizi götürüp dalgaların kayalıklara çarpmasını izleyebilirsiniz. Hamam Gölü’ne veya Longoz Kuş Gözlem Evi’ne de gidebilirsiniz. Ayrıca Longoz ormanlarını yürüyerek keşfetmeyi de düşünebilirsiniz.

İğneada’da Nerede Denize Girilir? İğneada Plajları Rehberi

İğneada’nın denizini güzel bulmak istiyorsanız çok önceden planlar yapmayın, rüzgarı takip edin ve ona göre gelin. Yazın çoğunlukla deniz dalgalı oluyor ve hatta bazen “denize girenlere ceza kesilecektir” uyarısı yapılacak kadar tehlikeli dalgalar olabiliyor. Denizin alttaki fotoğraftaki gibi pırıl pırıl ve dalgasız olduğu zamanlar da var elbette, bunu yakalamak istiyorsanız sabah mutlaka erkenden plaja gidin. Bu çarşaf gibi deniz ancak öğlene kadar sürer, en güzel zamanda bile öğleden sonra çırpıntı başlayacaktır. Tabi ki yine denize girilebilir ama kıyıya yosun gelmeye başlar. Deniz ve sahil tüm plajlarda kumdur ama arada bazı yerlerde giriş hafif taşlık olabilir ya da sahilde kuma deniz kabuğu kırıkları karışmış olabilir. Deniz sıcaklığı bana göre Türkiye’nin en ideal sıcaklığı diyebilirim. Çok ılık değil yani serinleyecek kadar soğuk ve girince buruşana kadar çıkmak istemeyeceğiniz cinsten.

Bu fotoğrafın çekildiği yer İğneada merkez Şok Market’in önünde yer alan Sude Cafe’nin plajı. Tesisten şezlong şemsiye kiralayabilirsiniz ya da yan tarafında tesis olmayan kısımda kendi havlunuzla plajın tadını çıkarabilirsiniz. Buranın kumuna biraz deniz kabuğu kırkları karışmış durumda ama ayağınızı rahatsız etmiyor, deniz girişi de bu şekilde sonrası sadece kum. Deniz önce kalçaya kadar hızlıca derinleşiyor sonra o seviyede bir süre gidip yavaş yavaş derinleşiyor.

Merkezden Limanköy’e doğru giderken yaklaşık 1 km sonra sağda Rota restoranı göreceksiniz. Onun önündeki plajın kumu benim bu sahilde en sevdiklerimden. Girişte hafif taşlık olan yerler olabiliyor ama genel olarak kumdur. Aşağıda restoran olarak da önereceğim zaten, işletmeden de memnun kalacağınızı düşünüyorum. Deniz yine bele kadar filan derinleşip sonra alçalıp artarak bir süre bu seviyelerde kalır, sonra derinleşmeye başlar.

Gelelim İğneada’nın en sakin denizine sahip plajına. İğneada merkezde çok dalga olsa bile genelde sakin olan bir yer var ama maalesef orası tamamen bir işletmenin tekelinde. Burası eskiden Öğretmenler kampı olarak hizmet veriyordu fakat sonra terk edilmiş bir şekilde bırakıldı. Buranın bir kısmına Aqua Park ve havuz bulunan bir tesis yapıldı, plaja da şezlong şemsiye attılar. O terk edilmiş yıkık görüntünün kalkacak olmasına ilk başta çok sevindik fakat yüksek giriş ücretleri ve denize girişi tamamen kapatmaları oldukça sinir bozucu. Biliyorsunuz kıyı kanununa göre biz halk olarak her yerde denize girebilmeliyiz ve bu özgürlüğü elimizden alan her işletmeye oldukça tepkiliyim. Aslında şezlongların bulunmadığı boş bir kısım da var ama tesisi kullanmayıp, o kısma havlu atıp geçme şansınız yok çünkü plaja geçiş kısmını bariyerlerle tamamen kapatmış durumdalar. O yüzden ben bu işletmeyi protesto ediyorum artık. Umarım bir şekilde bunun önüne geçilir. Buranın denizi kumdur ve çok uzun süre diz boyunda gider, tam küçük çocuk dostu plajdır yani. Dalgalı bir günde dilerseniz deneyebilirsiniz.

İğneada’nın popüler plajlarından biri de halk arasında Aşıklar Plajı olarak anılan İğneada limanının arkasında kalan plajdır. Buranın deniz girişinde ara ara taşlar var ama geneli yine kum. Burada ufak bir işletme var, ister onlardan şezlong kiralayabilir, ister kendi havlunuzla ücretsiz oturabilirsiniz. Burası da bazen merkeze göre daha az dalgalı oluyor, kontrol edebilirsiniz. Yalnız ne zaman gitsem hep kalabalık oluyor.

Hafta sonu kalabalık olduğu zaman Beğendik plajında denize girmeyi düşünebilirsiniz. Tabi deniz dalgalıyken pek mümkün değil çünkü buranın denize girişi zaten taşlık, dalgalarla iyice zorlar. Bayram tatili gibi aşırı yoğun zamanlarda giderseniz burayı da boş bulamazsınız muhtemelen ama denemeye değer. Beğendik plajını, hafta sonu kalabalığında dalgasız deniz varsa tercih ediyoruz biz.

Son olarak bizim kalabalıklardan ve dalgalardan kaçmak için ıssız koylarımız var. Yani ıssız dediğime bakmayın yine insanlar oluyor ama ulaşması epey zor olduğundan fazla kalabalık olmuyor. Limandan Limanköy’e giderken kıyı şeridi genelde kayalık ama bu kayalıkların arasında minik minik koylar oluyor. Ormanın içine dalıp dar patikalardan inmek sizin için iyi fikirse buraları keşfetmeye çıkabilirsiniz. Denizi biraz kayalık oluyor ama zemin kum.

İğneada Sahili oldukça uzun ve genelde kumluk bir sahil, esasen gözünüze kestirdiğini her yerde denize girebilirsiniz. Mert gölü civarındaki plaj da başka bir alternatif, o tarafta denize girip akşam üstü hemen kanoya geçersiniz. 😉 Dalgalı olduğu zaman burası oldukça tehlikeli oluyor, lütfen kötü havada burada denize girmeyin.

İğneada’da Nerede Ne Yenir? İğneada Yeme İçme Rehberi

Geldik en sevdiğim konu başlığına, yaşasın yemek yemek. Beni tanıyanlar nasıl bir yiyici olduğumu bilirler. Yemek benim için gerçekten çok önemlidir. İğneada’da maalesef çok fazla önerebileceğim yer yok ama kısa süreli gelenleri tatmin edecek birkaç mekan önerebilirim.

Rota Balık Restaurant, kesinlikle akşam yemeği için ilk önereceğim yer. İğneada’da meze çeşitliliği, ortam, servis ve lezzet anlamında bir numara olduğunu düşünüyorum. Zaten İğneada’da olduğum sürece sık sık gidiyoruz. Fener kavurma, levrek simit, karides güveç, somon şiş ve lakerda benim favorilerim. Gönül rahatlığıyla tavsiye edebileceğim bir mekan. Özellikle Cumartesi gidiyorsanız rezervasyon yaptırmanızda fayda var.

Kaldığınız yerin kahvaltısı yoksa, Limanköy civarında yer alan Uğur’un Yeri Lezzet Limanı’nı kahvaltı için mutlaka denemelisiniz. Samimi bir ortam, taze ürünlerle hazırlanmış leziz ürünleri ile İğneada’nın en güzel kahvaltı mekanı olduğunu düşünüyorum. Ayrıca kumda kahvesini de içmeden ayrılmayın. Salçaları, reçeller vs. hep ev yapımı, mis gibi.

Akşam yemeği için bir ikinci alternatife ihtiyacınız varsa Liman Restaurant’ı önerebilirim. Burada, limana karşı gün batımı muhteşemdir. Balıklar taze ve lezzetlidir, meze çeşidinin çok fazla olmaması üzüyor ama yine de fena değiller. Fiyatların da hesaplı olduğunu düşünüyorum.

Üçüncü bir akşam yemeği alternatifi olarak Şahin Tepesi’ni önereceğim. Burası biraz daha salaş bir mekan ama hem uygun fiyatlı hem de balıkları güzel. Burası da Liman’a bakıyor ama bir tık geride kalıyor, aynı şekilde güzel bir gün batımı manzarası var.

Peki biz öğle yemeği yemeyecek miyiz derseniz, hemen size Dobrodoşli’yi önereyim. Biz buranın köftelerini çok severiz. Ben hatta sucuğunu da seviyorum o yüzden köfte ve sucuk karışık porsiyon söylüyorum ama sucuğunu herkes sevmeyebilir. Tabi ki akşam yemeği için de gidebilirsiniz ama burası köy meydanında yer alan salaş bir lokanta olduğu için akşam diye bahsetmedim.

Son olarak çocukla İğneada’ya gidilir mi diye soranlar için tabi ki gidilir. Ada 1 aylıktan beri sürekli gidiyoruz. Yalnızca çok yoğun dalga olduğunda denize girmesin yeter. 😉

Şimdilik benden bu kadar. Umarım İğneada Gezi Rehberi yazımdan faydalanıp güzel bir İğneada gezisi yaparsınız. Çevreyi temiz tutmayı unutmayın. Size şimdiden iyi tatiller!

İğneada’dan paylaştığım instagram hikayelerine bakmak isterseniz, şuraya tıklayabilirsiniz.

İlginizi çekebilecek diğer yazılarıma da göz atmanızı öneririm.

İki Günlük Vize ve Kıyıköy Gezi Rehberi

Günübirlik Edirne Gezi Rehberi: Edirne’de Gezilecek Yerler

Bizim Cennetimiz: İğneada

İstanbul’da Gezilecek Yerler: İstanbul’un En Güzel Semtleri

Türkiye’nin En Güzel Kamp Yerleri

Daha iyi içerikler üretebilmem için soru, eleştiri ve beğenilerinizi yorum olarak bekliyorum.

Gelecek yazılarımdan haberdar olmak ve daha fazla fotoğraf için beni takip etmeyi unutmayın! 😉

Instagram: hohhoyyt

Youtube: hohhoyyt

Facebook: hohhoyyt

Author: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz Tarhan. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

Bir Cevap Yazın