İki Günlük Vize ve Kıyıköy Gezi Rehberi

Kıyıköy, lise çağlarındayken izci olarak kamp kurduğumuz yerlerden biriydi ve çok severdim. Kamp yaptığımız lokasyon, orman, kumsal ve denizin birbirini izlediği muhteşem bir yerdi. Hatıralarımın en güzel köşelerinde sakladım hep Kıyıköy’ü. Aradan yıllar geçti ve bu yaz ilk bulduğum boşlukta 2 gece 3 günlük bir kamp planı yaptım. Cuma gidip Pazar döndüm ve hem hafta içini hem hafta sonunu tecrübe ettim. Cuma sabah gittiğimde dedim ki, oh ya neredeyse bıraktığım gibi Kıyıköy, hafta sonuna geçtiğimizde ise her yerde olduğu gibi kalabalıklar arttı. Kalabalık olunca özellikle Kıyıköy gibi doğal güzellikleri ile öne çıkan ve ücretsiz plaja sahip beldelerde istenmeyen görüntüler ortaya çıkabiliyor. Bu nedenledir ki yazımın başlığı hafta sonu rehberi değil, iki günlük gezi rehberi. Yani vaktiniz varsa Kıyıköy’e hafta sonu dışında gidin ve doyasıya tadını çıkarın. Vize de Roma ve Bizans döneminin en önemli şehirlerinden biri olduğu için Kıyıköy’e giderken birkaç saatinizi ayırıp gezmeniz gereken bir yer diye düşünüyorum. Birazdan ikisi için de gezilecek görülecek yerleri paylaşacağım.

IMG_3970

Vize ve Kıyıköy nerede? Vize ve Kıyıköy‘e nasıl gidilir?

Yazılarımı düzenli takip edenlerin bildiği üzere benim doğup büyüdüğüm yer Kırklareli. Kıyıköy ve Vize de Kırklareli’ye bağlılar yani Trakya’da yer alıyorlar. Vize Kırklareli’nin ilçelerinden biri ve İğneada ya da Kıyıköy’e giderken birazcık yolunuzu uzatarak uğrayabileceğiniz bir yer. Kıyıköy ise Karadeniz kıyısında yer alan Vize’ye bağlı bir sahil kasabası. İstanbul’dan kendi aracınızla gelecekseniz Çerkezköy’den geçerek Saray üzerinden Kıyıköy’e ulaşabilirsiniz, yol iki saat civarı sürüyor. Vize’ye uğramak için Saray sonrası Kıyıköy’e sapmadan devam etmeniz gerek, bu yolunuzu sadece yarım saat uzatacak bir hareket olacak. Bu arada,  yaz aylarında giderseniz yolda uçsuz bucaksız ayçiçek tarlalarından ve devasa ağaçların bulunduğu yemyeşil ormanlardan geçeceksiniz, tadını çıkarın. Kıyıköy’e İstanbul’dan direkt otobüsler de kalkıyor, yalnız sefer sayısı ve saatleri sınırlı, daha fazla sefer bulunan Saray’a giderek oradan aktarma da yapabilirsiniz. Biz Kıyıköy’e gitmeden önce birkaç günümüzü de İğneada’da geçirmiştik. İzninizi uzatarak İğneada ve Kıyıköy birlikte bir tatil planlayabilirsiniz, o zaman aşağıdaki yazımı da okumanızı tavsiye ederim.

Bizim Cennetimiz: İğneada Gezi Rehberi

DCIM104GOPROG0190815.JPG

IMG_3778

Vize’de gezilecek yerler

Vize’nin tarihinin milattan önce 4000 yılına, Trak kabilelerine dayandığı ortaya çıkmış. Vize isminin Trak krallarından biri olan Byzas’tan geldiği, aynı zamanda Yunan mitolojisinde kaynak perisi olarak geçen Byzia ile de ilgili olduğu düşünülmekte. Vize, ülkemizde Citta Slow yani sakin şehir ünvanı alan 14 yerden biri olma özelliğini taşıyor. Yani Vize’ye uğramak için neden çok. Şimdi gelelim Vize’de gezebileceğiniz başlıca yerler konusuna. Öncelikle Kale Mahallesinde yer alan ve şehre tepeden bakan Vize Kalesi ve Surları görülmeli. Ne yazık ki çok az bir kısmı ayakta duran bu tarihi kalıntıların taşlarının başka inşaatlar için kullanıldığı söyleniyor. Hatta bu inşaatlardan biri de Lüleburgaz Köprüsü imiş. Ne kadar büyük bir vizyonsuzluk ve değer bilmezlik örneği. 😦 Vize’de görmeniz gereken diğer bir  yapı, Bizans sanat tarihi açısından önem taşıyan Küçük Ayasofya ya da diğer adıyla Gazi Süleyman Paşa Camisidir. Vize Ayasofya’sı günümüzde daha çok ziyaret amaçlı olarak kullanılıyormuş. Caminin iki yanındaki sokaklar da restore edilmiş, şirin sokak görüntüleri ortaya çıkmış, buralarda kısa bir yürüyüş yapabilirsiniz. Son olarak Trakya’nın ilk ve tek Antik Tiyatro‘yu da bir görmenizde fayda var. Çok büyük bir beklentiniz olmasın ama Vize’ye gelmişken tarihin sayfalarına bir bakış atmak için uğrayabilirsiniz diye düşünüyorum.

vizegez1.jpg

DSC_1023.jpg

Kıyıköy’de gezilecek yerler

Kıyıköy’de turistik olarak görülmesi gereken en önemli yer bence Aya Nikola Manastırı. Milattan sonra 6. yüzyılda Roma imparatorun Jüstinyen tarafından kayaların oyulması yöntemi ile yaptırılmış. Giriş katı kilise, alt katı ayazma olarak planlanmış, üst katında da keşişlerin dinlenmek için çekildikleri odalar bulunuyor. Kaya manastırlarının en güzel örneklerinden biri olduğu söyleniyor, etkileyici gerçekten. Biraz kaderine terk edilmiş olan manastırın önünde gönüllü bir bekçi duruyor, tabi gönlünüzden ne koparsa kendisine bir şeyler vermenizi bekliyor. Kıyıköy’ün Suriçi denilen kasaba merkezine doğru varmadan önce sola sapıp gidiyorsunuz bu manastıra, ilk buraya uğramanızda fayda var. Kıyıköy kasaba içine surlardan giriş ve çıkış yapıyorsunuz,  tek yön ilerleyen bir trafik var. Hatta ters yön için kapanlar kurulmuş yönlendirmeleri es geçip tersten girmemenizi öneririm. Kasabanın içini yarım saatte turlayabilirsiniz, birkaç yenilenmiş ev, birkaç tane de restore edilmeyi bekleyen eski ev bulunuyor. Sur içinde ayrıca günlük alışverişinizi yapabilir, çay bahçelerinde biraz dinlenebilirsiniz. Daha sonra Pabuçdere’ye doğru inip belki bir küçük tur atılabilir. Deniz bisikletleri, kanolar veya sandallar kiralanmak için dere üzerinde sıralanmış durumdalar.

kiyikoygez1.jpg

DSC_0866

Kıyıköy plajları

Kıyıköy, Karadeniz sahili olduğu için denizinin sağı solu belli olmuyor. Yüksek dalgalara denk gelmeniz çok olası bir durum ama bizim gibi şanlıysanız çok güzel bir deniz sizi bekliyor. Biz iki tarafta denize girdik; limanın bitişiğindeki plajda ve Belediye plajında. Belediye plajına girerken arabaylaysanız 10 TL otopark ücreti alıyorlar, onun dışında bir ücret yok, zaten plajda tesis de yok. Şemsiyesini, havlusunu kapan girebiliyor. Restoran vs. yok sadece seyyar olarak yiyecek içecek satanlar var. Pabuçdere’nin denize kavuştuğu yerde bulunuyor bu plaj. Dediğim gibi biz gittiğimizde pek dalgalı değildi ve gayet temiz, turkuaz bir suya girdik, umarım size de bu şekilde denk gelir. Kumu da çok güzel plajın, tam çocukların kumdan kaleler oynaması için uygun. 🙂 Limanın bitişiğindeki plaj ise yukarıdan çok güzel göründüğü için gittiğimiz bir plajdı ancak plaja ulaşmak için kullanılan köprü yıkılmış ve tek ulaşım imkanı deniz fenerinin dibindeki 3-4 metre yükseklikteki kayalıklardan inmek. Biz çocukla zor olur mu diye düşünürken baktık herkes çocuklu, iniverdik. 🙂 Yalnız yukarıdan sanki beyaz kumluymuş gibi gördüğümüz turkuaz deniz meğer tamamen iri beyaz taşlardan oluşuyormuş. Denize giriş de biraz zorlu yani açıkçası pek tavsiye etmiyorum. Bir de bizim eskiden kamp yaptığımız yer olan Selvez Koyu var, işte orası bahsettiğim orman, kumsal deniz üçlüsünün bulunduğu harika yer. Ancak oraya giriş olup olmadığından emin değilim çünkü bizim bu gidişimizde uğrama fırsatımız olmadı, belki siz denemek istersiniz. 😉

IMG_3759

IMG_4009

Kıyıköy yeme içme rehberi

Kıyıköy’e öğlen saatlerinde vardık ve acıkmıştık. Hemen kendimizi bir yere atmak isterken, manzarası ve ağaçlıklar altında samimi ortamıyla Kartal Restaurant dikkatimizi çekti ve oturduk. Restaurant diye geçiyor ama daha çok çay bahçesi kıvamında bir yer. Restoran, Kıyıköy sur içinin çıkış kapısından hemen önce yer alıyor. Biz köfte ve gözleme yedik, ikisi de çok lezizdi. Köy kahvaltısı da veriyorlarmış, öğle yemeğinden yola çıkarak başarılı olacağını tahmin ediyorum. 🙂 Akşam yemeği için ise Efsane Restaurant‘ı şiddetle önereceğim. Limana yukarıdan bakan restoranın konumu sur içinin burun kısmına denk geliyor. Yani girişten girip yolun sonuna kadar gittikten sonra tam U dönüşü yaptığınız yerde görebilirsiniz. Konumundan tahmin edebileceğiniz üzere uçsuz bucaksız bir deniz manzarasına sahip, çok keyifli bir bahçesi var. Birkaç soğuk meze ile kalamar ve karides yedik, balığa ne yazık ki yer kalmadı. Kalamar son yıllarda yediğim en lokum, en ağızda dağılan kalamardı diyebilirim, karides de gayet güzeldi. Efsane Restaurant’ın oradan aşağıya, limana doğru arabanızı çevirirsiniz Köşk Restaurant diye bir mekan daha gördüm. Onun da manzarası ve bahçesi güzel görünüyordu, alternatif olsun diye yazıyorum. Bunların dışında limanın bitişiğinde birkaç salaş balıkçı var. Sandalyeleri suyun içine atmışlar, nasıl canım çekti orada oturup balık ekmek yemek ama kısmet olmadı artık başka zaman, belki siz gidersiniz. 😉 Kıyıköy’de genel olarak balık, et ve süt ürünleri tüketmenizi tavsiye ederim.

yeme1

IMG_3946.jpg

Kıyıköy’de konaklama 

Kıyıköy kamp yapmayı sevenlerin yoğun olarak tercih ettiği bir yer. Çok fazla kamp alanı mevcut, hatta tuvalet – su gibi ihtiyaçları karşılamak sizin için önemli değilse herhangi bir yerde de kamp atabilirsiniz. Bir sürü alakasız yerde tek tek çadırlar gördük. Tesisli kamp alanları ücretli: Buralarda kendi çadırınızla kamp yapacaksanız çadır başına 25 TL, çadırı da kiralayacaksanız 50 TL ücret ödüyorsunuz. Pabuçdere Kamp alanı hemen Kıyıköy Belediye Plajı’nın arkasında yer aldığı için avantajlı, ortam da bize güzel göründü. Burada kamp yapmayı düşünüyorduk ama yemek sırasında iki bisikletli arkadaşla tanıştık ve bize Koç Pansiyon’un bahçesinde çadır kurduklarını söylediler, siz de bir bakın isterseniz dediler. Biz de merak ettik gittik baktık, söğüt altında çok güzel bir yeri vardı. Sorduk, sahibi Sinan Abi, burada yeme içme harcaması yaparsanız çadır kurabilirsiniz tabi dedi. Bizim de zaten kendi yemeğimizi yapmak gibi bir niyetimiz olmadığından orada kalmaya karar verdik.

konaklama2.jpg
Koç Pansiyon bahçesi
konaklama1
Pabuçdere Kamp Alanı

Koç Pansiyon, aynı zamanda restoranı da olan, deniz manzaralı küçük bir aile işletmesi. Sinan Abi, eşi ve iki küçük kızı da burada yaşıyor. Kahvaltı dahil iki kişilik oda fiyatı 150 TL idi biz gittiğimiz sırada yani Temmuz başında. Odalarını göremedim açıkçası ama temiz bir yere benziyor. Çocuklu ailelere özellikle tavsiye edebilirim çünkü hemen önünde güzel bir oyun parkı var. Öğlen ve akşam uykusundan önce bir saatlik park vakti ayırıyorduk her gün. Ayrıca pansiyonun bahçesindeki salıncakta, ağaç gölgesinde her gün bir öğle uykusu uyuyordu oğlum. Yemeklerine gelirsek; kahvaltısı çok zengin olmasa da yeterli, deniz ürünleri ise çok lezizdi. Restoranını denemek isterseniz, özellikle midye tavasını öneririm, oldukça başarılıydı.

konaklama4.jpg

konaklama3.jpg

İstanbul’a Yakın, Stresten Uzak Hafta Sonu Rotaları

Hafta Sonu Tatili İçin İstanbul’a Yakın Gezilecek Yerler

Gelecek yazılarımdan haberdar olmak ve daha fazla fotoğraf için beni takip etmeyi unutmayın! 😉

Instagram: hohhoyyt

Facebook: hohhoyyt

Yazar: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

w

Connecting to %s