İstanbul’da Turist Olmak: İstanbul’un Gezilecek En Güzel Semtleri

Çok uzun yıllar İstanbul’da yaşamış, İstanbul’un hemen hemen her semtini doyasıya gezmiş biri olarak İstanbul rehberi hazırlamayı uzun zamandır istiyordum. Ama İstanbul’u gezerken sanırım hep elimin altında diye pek fotoğraf çekmemişim. Ne zaman ki İstanbul’dan taşınma kararı aldık, ben İstanbul’u fotoğraf çekerek gezmeye başladım. Detaylı bir İstanbul gezi rehberi hazırlayabilmek için en sevdiğim semtleri baştan gezdim, hem kendim hem sizin için fotoğrafladım. Hadi benim gözümden, benim zevkimle bir İstanbul turu atalım. İstanbul’un en güzel semtleri ve bu semtlerde neler yapabileceğinizi yazmaya çalışacağım, umarım seversiniz. 😉 Yalnız uyarayım listem biraz kalabalık, tam 16 semt var ve bu azaltılmış hali. 😀

Cihangir ve Çukurcuma

Cihangir benim için en özel semtlerden biridir. Üniversite sonrası işe yeni başladığımda tabiri caizse tam anlamıyla dadandığımız bir semtti Cihangir. Pera Güzel Sanatlar’ın merkezi Taksim’deyken, yan flüt bölümüne başlamıştım, en yakın arkadaşım da kemana. Biz iki kafadar hafta içi akşamları her ders sonrası Cihangir’de takılıyorduk, üzerine de hafta sonlarımızı yine bu civarda geçiriyorduk, ah çok severdim, ne güzel anılar biriktirdim. Velhasıl, geçtiğimiz aylarda bu rehberi hazırlama amacıyla Çukurcuma ile birlikte bölgeyi detaylı olarak gezdim ve şimdi sizlere nokta atışı gidilecek yerleri yazacağım.

DSC_0976-2.jpg

Ben son gidişimde Saffet Emre Tonguç’un önerileriyle gezmiştim ve önünden defalarca geçip de görmediğim güzel binaları fark etmiştim. Gezimize Aya Triada Kilisesi ile başlayabiliriz. Daha sonra Sıraselviler Caddesi’ne doğru ilerleyerek Romanya ve Belçika Konsolsolukları’nın önünden geçiyoruz. Defterdar Yokuşu’na doğru devam edip Firuzağa Camii’ne varıyoruz. Bu arada ilerlerken kafanızı havada tutmayı, ara sokaklara dalmayı ihmal etmeyin, çok güzel binalar görebiliyorsunuz. Adile Naşit Sokak yine görmeniz gereken yerlerden, oradan Çukurcuma’nın sokaklarına dalıyoruz. İçi oldukça şık dekore edilmiş olan ve The House Hotel’e ev sahipliği yapan Zenovitch Apartmanı görülmeye değer ikonik yapılardan biri. Faik Paşa Caddesi üzerindeki meşhur antikacılara ve tasarım atölyelerine bakmayı unutmayın. Tom Tom Gardens’a uğrayıp ardından Orhan Pamuk’un aynı adlı romanının müzesi olan Masumiyet Müzesi’ni ziyaret ederek gezinizi sonlandırabilirsiniz, gerçekten çok özenilerek oluşturulmuş harika bir koleksiyon. Müzede yer alan bir pijama, bir arkadaşımın anneannesi tarafından bağışlanmıştı. Çok tatlı değil mi? 🙂

DSC_0973-2

Kahvaltı için ya da mola vermek için gideceğiniz adresler Journey, Çukurcuma Cuma Cafe veya Müz olabilir. Öğle yemeği için pizza severlere Miss Pizza ve 49 Çukurcuma, kebap severlere Adana İl Sınırı tavsiyemdir. Akşam saatleri için ise yıllar önce müdavimi olduğumuz ve halen de yolum Cihangir’e düştüğünde severek gittiğim Smyrna’yı öncelikle önereceğim. Oyuncuların da tercih ettiği bir mekan Smyrna, her gittiğinizde tanıdık bir simayı görebilirsiniz. Burası menü olarak daha çok şarap, bira vb. içenlere hitap eden bir yer bence. Rakı içmek istiyorsanız çok sevdiğim ve mezelerini çok tuttuğum Hayat Cihangir’e ya da Demeti’ye gitmenizi tavsiye ederim. Bir de tabi ki Cihangir Kahvesi günün her saati, yemek veya ufak bir çay molası için uğrayabileceğiniz bir yer. Son olarak Neşeli günler filmindeki “Sirke mi Limon mu” tartışmasının yaşandığı Asri Turşucu’dan turşu almadan Cihangir’den ayrılmayın.

DSC_0992-2

Karaköy ve Galata

İstanbul’un en sevdiğim iki sembolünden biri Galata Kulesi, diğeri de Kuleli Askeri Lisesi. Galata Kulesi’ni çok sevdiğimden mütevellit Galata semti de hep gözdelerimden biri olmuştur. Karaköy’ün popülerleşmesiyle birlikte bu iki semt benim için birbirinden ayrılmayan, genellikle aynı gün içinde uğramaya çalıştığım, sokaklarında dolaşmaya bayıldığım yerler oldu. Bazen ikisi arasında gidip gelirken dünyanın en eski ikinci metrosu olarak geçen tarihi Tünel fünikülerini kullanırdım. Ben gittiğimde nereleri geziyorum, nerelerde mola veriyorum şimdi size onu anlatacağım.

DSC_1215.jpg

Turumuza Galata Mevlevihanesi ile başlıyoruz. Ardından Kırım Kilisesi’ni ziyaret ediyoruz. Antika düşkünleri Galata Antiques’i ziyaret edebilir. Serdar-ı Ekrem Caddesi üzerindeki evleri inceleyerek Galata Kulesi’ne doğru yürüyoruz. Doğan Apartmanı bu caddenin en özel binası, içine giremiyorsunuz ama dışarıdan da olsa bir görün. Kule’ye çıkış fiyatı Türk vatandaşları için 10₺, öğrenciler için 5₺. Eğer hafta sonu gidiyorsanız sabah erken saatlerde gitmeye çalışın, çok kalabalık oluyor. Kule’den inince istikametimizi Terziler Sinagogu’na çeviriyoruz. Buradan da meşhur Kamondo Merdivenleri’nden inerek mutlaka uğramanız gereken Salt Galata’ya giriyoruz. Artık Karaköy’e doğru kendimizi salabiliriz, önce Karaköy Arap Camii ile başlıyoruz. Bankalar Caddesi üzerinden yürüyerek Surp Krikor Lusavoriç Ermeni Ortodoks Kilisesi’ne varıyoruz. Daha sonra Kılıç Ali Paşa Camii’ne uğruyoruz ve günün yorgunluğunu atmak için İstanbul’un bence en nezih hamamı olan Kılıç Ali Paşa Hamamı’na giriyoruz.

DSC_1241.jpg

Kahvaltı ve molalarda gitmek için Galata’da Privato Cafe ve Galata Konak Cafe’yi önerebilirim. Galata Konak Cafe’nin bulunduğu apartmanın içine bayılacaksınız. Terası da Galata Kulesi manzaralı. Gece Galata’da olacaksanız, kendinize bir iyilik yapın ve Nardis Jazz Club’ın programını inceleyip rezervasyon yapın. Nefis müzisyenler çıkıyor, ben birkaç defa gitmiştim önceki yıllarda ve inanılmaz keyif almıştım. Karaköy’de mekan alternatifi çok, her öğün için ve gece hayatı için gidebileceğiniz mekanlar fazlasıyla mevcut. Benim tecrübe edip sevdiğim ilk aklıma gelen yerler ise şöyle Namlı Gurme, Ops, Karabatak, Duble Meze, Naif, Karaköy Lokantası, Ma’na, Mükellef, Mitte, Unter, Fosil. Sokak yemeği için ise efsane lezzetiyle balık dürümü tavsiye ediyorum, Balıkçı Emin Usta’yı bulun, pişman olmayacaksınız. 😛 Son olarak tabi ki Karaköy Güllüoğlu, baklava sevenlerin mutlak uğraması gereken bir adres.

IMG_1110-2.jpg

Balat ve Fener

İstanbul’un en çok gezilen semtleri kuşkusuz Balat ve Fener. Günübirlik İstanbul turları diye arama yaparsanız en çok karşılaşacağınız rehberli yürüyüş turları da bu semtlerde yapılıyor. Gezilecek çok yer var gerçekten bu sokaklarda, ben gezerken yazılan her yere gitmeye çalıştım ama bazıları için de açıkçası çok gerekli değilmiş dedim. Ben size şimdi sıralı bir rota çıkaracağım ve bana göre en gezilesi yerlerini listeleyeceğim. Nerede ne zaman ne yemeniz gerektiğini bile söyleyeceğim. Böyle söyleyince “Ben sana aşık olacağın zamanı söylerim oğlum” diyen Semra teyze geldi aklıma. 🙂

DSC_0153.jpg

Türkiye’nin en önemli kiliselerinden biri olan Fener Rum Ortodoks Patrikhanesi ile açılışı yapıyoruz, Ortodoks alemi için ruhani önder konumunda bir kurum olarak geçiyor. Oradan, bir süredir restorasyon için kapalı olup yakınlarda tekrar açılan ve Demir Kilise olarak anılan Bulgar Sveti Stefan Kilisesi’ne devam ediyoruz. Sancakatar Yokuşu’ndan yukarı çıkıyoruz ve Balat’ın şimdilerde satılık ilanı asılı olan ikonik köşe evini görüyoruz, belki aranızdan biri satın almak ister. 😛 Sonra, şahsen benim İstanbul’da en etkilendiğim yapılardan biri olan ve orada okuyanların çok şanslı olduğunu düşündüğüm Fener Rum Lisesi’ni görmeye gidiyoruz. Şimdi gelelim asıl fotoğraflamak istediğimiz Balat’ın renkli evlerinin nerede olduğuna… Instagram’dan çok aşina olduğumuz evlerin bir kısmı Kiremit Caddesi’nde yer alıyor. Diğer güzel evleri ise Merdivenli Yokuş’ta ve bitişiğindeki Çoban Çeşmesi Sokak’ta bulabilirsiniz. Son olarak Camcı Çeşmesi Sokak’taki renkli kapıları görüp kendinizi yemeğe vurabilirsiniz, bunun için öneriler bir sonraki paragrafta. 😉 Bir de, Fener Antik Mezat’ta açık arttırmaya denk gelirseniz kaçırmayın, izlemesi bile çok zevkli. 😉

DSC_0145.jpg

Kahvaltı ve gün içinde mola vermek için Cooklife Balat, Naftalin, Pop’s Balat ve Maison Balat’ı önerebilirim. Benim deneyemediğim daha pek çok mekan var, genelde Yıldırım Caddesi üzerinde sıralanmış durumdalar. Akşam için meyhane arayışınız varsa, 1890 yılında kapılarını açan, şarkılara konu olan ve 13 yıl ara verip yönetmen Ezel Akay tarafından yeniden hayata döndürülen Agora Meyhanesi tabi ki ilk tavsiyem olacak. Ve ah benim canım Cibalikapı Balıkçısı, Girit ezmesini senin gibi kimse yapamıyor, hep hayal kırıklığı hep hüsran. Tabi ki Girit ezmesinden ibaret değil burası, ne yediysem hep lezizdi, hiç beni şaşırtmadılar. Çok zaman oldu gitmeyeli, siz benim için de gidip bir yaprakta levrek, bir Girit ezme yersiniz değil mi? 😉

DSC_0134.jpg

Sultanahmet ve Eminönü

Turistlerin İstanbul’a geldiğinde öncelikli olarak gezdiği Tarihi Yarımada’dan bahsetmeden olmaz. Ben buralara defalarca geldim, kimi zaman yabancı bir arkadaşımı gezdirmek için, kimi zaman hamama gitmek için, kimi zaman da kendi başıma turist gibi gezmek için. Bu bölge adı üstünde çok fazla tarihi yapı barındırıyor. Ben günübirlik gittiğinizde öncelikli olarak gezebileceğiniz yerlerden bahsetmek istiyorum. Daha sonra İstanbul’un turistik yerleriyle ilgili başka bir yazı hazırlamayı düşünüyorum, orada daha fazla detaya girerim. 🙂

DSC_0936.jpg

Bu rotayı yapacaksanız mutlaka sabah çok erken gelin ve akşama kadar buralarda olacak şekilde planınızı yapın. Gezmeye Sultanahmet Meydanı’ndan başlayalım diyorum, burası epey zamanımızı alacak bir meydan zira. Önce Sultanahmet Camii, sonra Ayasofya’yı gezebiliriz. Hemen aynı bölgedeki Yerebatan Sarnıcı ve ardından Arkeoloji Müzesi ile Topkapı Sarayı’nı da gezerseniz zaten günün büyük kısmını geçirmiş olursunuz. Bence bu noktada biraz dinlenin, benim en çok gittiğim Çemberlitaş Hamamı’nda bir mola verip, masaj yaptırarak kendinizi rahatlatabilirsiniz. Üye olursanız fiyatlar yarıya iniyor, bilginiz olsun. 😉 Hamam sonrası, hem turistik amaçlı hem de biraz alışveriş için Kapalı Çarşı ve Mısır Çarşısı’nı gezme vakti. Eminönü’ne varınca evinize dönerken vapur kullanmanızı tavsiye ederim.

DSC_1191.jpg

Ben Eminönü tarafına günün hangi öğününde gidersem gideyim mutlaka balık ekmek yer, yanına da mis gibi turşu suyu içerim. Size de yemek için ilk tavsiyem balık ekmekçiler olacak. Onun dışında, köfte seviyorsanız mutlaka Köfteci Yaşar’da yemenizi öneririm. Başka bir köfteci öneriliyor genelde ama benim için dünyanın en güzel köftesi Kırklareli köftesi ve Kırklareli köftesine en yakın lezzet burada. Üçüncü dalga kahve sevenlere Coffeetopia, kokoreç sevenlere de Kral Kokoreç önerebileceğim diğer yerler arasında. Sultanahmet köftesi de meşhur biliyorsunuz ama ben bir özelliği olduğunu düşünmüyorum açıkçası ve çok güzel diyebileceğim bir yer yok, o yüzden tavsiye mekan yazmıyorum.

IMG_0886-2.jpg

Arnavutköy ve Bebek

Arnavutköy yakın kız arkadaşlarımla hep birlikte oturmayı hayal ettiğimiz bir semt olmuştu. Evlerinin güzelliği, mahalle kültürünü kaybetmemiş hali, sahile yakınlığı başlıca nedenlerdi. Bebek de aynı şekilde çok hoşumuza giden ama biraz daha ciks olduğu için oturma hayallerimizde olmayan bir semtti. Ama tabi ki sahilinde dolaşmaya, mekanlarında takılmaya bayılırdık. Gitmeden buraları da sokak sokak tekrar gezdim, hala çok güzeller ve İstanbul’un en yaşanılası semtlerindenler. Hadi şimdi bir de birlikte gezelim bu sokakları.

IMG_1650

Bebek’ten başlayalım gezimize, önce Bebek Parkı’nda bir temiz hava alıp yürüyüş yapın. Çocuğunuz varsa biraz parkta oynasın mesela. Kahvaltı sonrası Aşiyan Müzesi’ne ve Bebek Cami’sine uğrayabilirsiniz. Biraz daha yolu uzatıp Rumeli Hisarı’na kadar gidebilirsiniz. Artık Arnavutköy’ü gezebiliriz bence. Arnavutköy sahilde otobüs durağının hemen önünde benim için belki de boğazın en güzel evleri bulunuyor, orada biraz zaman geçirmenizi tavsiye ederim. Buraya Kazıklı Yol deniliyor, denizin içinden yol geçirmişler. Sahilde balık tutanları ve bahsettiğim güzel evleri fotoğraflayın. Daha sonra Any’nin yan tarafındaki Beyazgül Sokak’tan yukarı doğru çıkmaya başlayın ve sağlı solu sokaklara dalın, siz de benim gibi orada yaşama hayalleri kurmaya başlayacaksınız eminim. Karakavak Sokak kesişiminde, tamamı çiçeklerle kaplı bir ev var, nasıl özeniyorum o eve, siz de mutlaka görün. 😉 Alışveriş için basic ürün sevenlere Bebek’teki Tru Project’i tavsiye edebilirim, Midnight Express de tasarım ürünler için önerebileceğim bir yer.

DSC_0280.jpg

Bu semtlerde ne yedim ne içtim diye düşününce şunu fark ettim; sabahları genelde Bebek’e akşamları da Arnavutköy’e gitmişiz. Arnavutköy, arkadaşlarla toplanıp balık yemek istediğimizde en çok tercih ettiğimiz yer olmuş sanıyorum. Bebek’te kahvaltı ile başlayalım o zaman, tabi ki Bebek Kahve favorim, çok doluysa Hidden House ya da belki Bebek Kırıntı’ya geçilebilir. Dünyanın en güzel manzaralı Starbucks’ında bir kahve içmeden Bebek’ten ayrılmayın. Arnavutköy’de Kavanoz’da da biraz vakit geçirmenizi tavsiye ederim. Akşam planı için sayacağım tüm restoranların hastasıyım; O Maestros, Lipari ve Arnavutköy Balıkçısı. Alkol almayacaksanız balığınızı Adem Baba’da da yiyebilirsiniz. Akşam yemeği sonrası Any ve Alexandra Coctail Bar sizi bekliyor, ikisi de çok güzel mekanlar. Tekrar Bebek’e dönmek isterseniz Lucca da benim için yılların kaliteli mekanıdır. Buraların biraz pahalı olduğunu da hatırlatayım.

IMG_0437-2.jpg

Beşiktaş ve Ortaköy 

Bir dönem en yakın arkadaşlarımdan biri Çırağan’da yaşıyordu ve benim adeta ikinci evim gibiydi orası. O yüzden Beşiktaş ve Ortaköy arası çok memik dokumuşluğum vardır. Daha sonra Topağacı’nda yaşadığım dönemler yine Beşiktaş ve Akaretler çok sık uğradığım semtlerdi. Yine avucumun içi gibi bildiğim yerlere geldik yani, bakalım bu semtlerin en gezilip görülesi yerleri nereleriymiş.

DSC_0327.jpg

Ortaköy denilince ilk aklıma gelen yukarıdaki fotoğraf oluyor benim, bana göre İstanbul’u fotoğraflamak için en güzel yerlerden biri. Burası Ortaköy Cami ya da diğer adıyla Büyük Mecidiye Cami olarak geçiyor. Pek çok düğüne ve davete ev sahipliği yapan Esma Sultan Yalısı da Ortaköy’ün incilerinden biri. Biraz yürüyüş yapıp Çırağan Sarayı ve Feriye Sarayı’na da gidebilirsiniz. Bulgurcu Sokak eski evlerin bulunduğu, fotoğraflamak isteyebileceğiniz bir yer, oraya da biraz vakit ayırabilirsiniz. Alışveriş için tabi Ortaköy çarşısına uğruyoruz, buradan alışveriş yapmaya bayılıyorum. Özellikle takı ve aksesuar sevenler kaçırmasın. 😉 Bu arada Ortaköy’den boğaz turlarına katılabilirsiniz, boğazı gezmek için en iyi alternatiflerden biri. Beşiktaş’a gelirsek, Deniz Müzesi mutlaka görmeniz gereken bir yer. Dolmabahçe Sarayı ve Yıldız Sarayı gezip görülesi, Maçka Parkı ve Yıldız Parkı da canım Beşiktaş’ın keyif yapılası yerleri. Tabi ki Beşiktaş Çarşısı’nda gezinmeyi uygun fiyatlı butiklerden alışveriş yapmayı unutmuyoruz. Geziniz Cumartesi gününe denk geliyorsa pazarı da bir dolaşmanızı tavsiye ediyorum.

DSC_0249.jpg

Evin yanı başında olan bu semtler en az mekan bilgisine sahip olduğum yerler ne yazık ki. 🙂 Sanırım evde yemek yemeyi tercih etmişim ya da nasıl olsa yanı başımda diye düşünüp uzak yerleri tercih etmişim dışarıda yeme içme için. Ben Ortaköye’e gittiğimde kahvaltı için her zaman The House Cafe’yi tercih ettim, alternatif aradığımı bile hatırlamıyorum. Öğleden sonra gittiysem de tabi ki Ortaköy’ün meşhur kumpirlerinden bir tane alırdım. Özel bir kumpirci tercihim olmadı hiç, sıra sıra dizilmiş olanların hangisinden alırsanız zaten güzel oluyor. Şimdi canım çekti vallahi, şöyle tepeleme bol malzemeli bir tane. 😛 Beşiktaş civarındaysanız kahvaltı için Şairler Kahvesi, yemek için balık pazarındaki Ahtapot Restaurant, gece eğlenmek için ise Akaretler’deki W Lounge önerebileceğim yerler.

DSC_0323.jpg

Kadıköy ve Moda

Kadıköy özellikle alışveriş için gittiğim bir yerken Moda ise mekanlarını ziyaret ettiğim bir semt oldu genellikle benim için. Özellikle Yeldeğirmeni Mahallesi’ndeki mural çılgınlığı sonrası her bir sokağını gezmek benim için şart olmuştu ve nihayet gezebildim. Her yıl düzenlenen mural festivali sayesinde semte çok güzel bir hava geldi. Ben de bazı önemli murallerin yerlerini, ucuz alışveriş adreslerini ve mekan önerilerimi vereceğim.

DSC_0391-2.jpg

Kadıköy sahil tarafından Yaldeğirmeni Mahallesi’ne İskele Sokak’tan giriş yapıyoruz. Bu sokakta görebileceğiniz güzel binalardan biri Notre Dame Du Rosaire Kilisesi, One Against One isimli meşhur mural de burada yer alıyor. Oradan Macit Erbudak Sokak’a doğru yürüyoruz. Buradaki en güzel yapılardan biri Sünget Apartmanı, Taşlı Bayır Sokak kesişiminde de yine tanıtımlarda görmeye alıştığımız Resistancia isimli murali görebilirsiniz. Karakolhane Caddesi ile devam ediyoruz, burası pek çok mekana ev sahipliği yapıyor ve Ayios Yorgios Rum Ortodoks Kilisesi de burada yer alıyor. Misakı Milli Sokak’a ilerlerseniz birkaç mural daha görebilirsiniz. Bu sokaklar arasında gezerken burada ismini not etmediğim başka muralleri de görme şansınız var. Bu sene yeni eserler de yapıldı, onların yerini bilmiyorum, bulmayı size bırakıyorum. 🙂 Yaldeğirmeni Mahallesi’nden Moda’ya giderken Bahariye Caddesi’nden geçin, sağlı sollu pek çok butik göreceksiniz. Çilek Sokak Kadıköy’ün en bilinen, uygun fiyatlı çok güzel ürünler bulabileceğiniz sokağıdır, alışveriş için kesinlikle vakit ayırın. Moda’ya ulaştığınızda artık güzel mekanlarından birinde yemek vakti. Bir de gezmeyi planladığınız gün için Oyun Atölyesi’nin programına bakın önceden, muhteşem oyunlar var, yer bulabilirseniz gününüzü daha da güzelleştirebilirsiniz.

DSC_0479-2.jpg

Kadıköy ve Moda mekan açısından zengin semtlerden ama benim denediğim yerler biraz kısıtlı. Yeldeğirmeni Mahallesi’inde yalnızca Küff’e gittim ve gayet başarılı buldum, tavsiye ederim. Moda’ya geçersek, sabah kahvaltısı için Pattis ve Naan Bakeshop favorilerim. Öğleden sonra molasında, hamburger severlere Zapata Burger, gezginlere Old Java Coffee Roasters, Breaking Bad dizisi hayranlarına Walter’s Coffee Roastery iyi gider. Dondurma için meşhur Dondurmacı Ali Usta ve akşam rakısı için de Balat’ta önerdiğim Cibalikapı Balıkçısı’nın Moda şubesini öenririm.

DSC_0459-2.jpg

Kuzguncuk ve Beylerbeyi

Kuzguncuk ve Beylerbeyi semtlerine itiraf etmek gerekirse daha çok yemek için gelirdik. Özellikle Anadolu yakasına taşındıktan sonra kah kahvaltı için, kah akşam yemeği için sık sık ziyaret ettiğim dönemler olmuştu. Sokaklarının güzelliğini, mahalle havasını hatırlıyorum ama her sokağını gezme fırsatı bulamamıştım. Rehber için detaylı bir tur yaptım ve mutlaka görmeniz gereken yerlerini çıkardım.

DSC_0097.jpg

Kuzguncuk’ta pek öyle tarihi yapı vs yok ama tarihi cumbalı evleri ve dizilerin çekildiği meşhur sokakları var. Cumbalı evlerin en güzelleri(ben onlara dantelli evler diyorum) İcadiye Caddesi’nden Simitçi Tahir Sokak’a girdiğiniz yerde bulunuyor. Bir de Nail Kitabevi’nin yan sokağında rengarenk cumbalı evler var, buralarda fotoğraf çekilmeden dönmüyoruz. 😀 Perihan Abla dizisinin çekildiği Perihan Abla Sokak bence anı olsun diye gidilmesi gereken yerlerden, sokağın hemen köşesinde de Ekmek Teknesi dizisinin çekildiği fırın olan Asude Kebap yer alıyor. İstanbul’un ortasında bostan olur mu diye merak edenlerdenseniz, Kuzguncuk Bostanı’na da mutlaka uğrayın. Sokakları gezmekten kendinizi alabilirseniz, Fethi Paşa Yalısı, Bet Nissim Sinagogu, Hagios Panteleimon Kilisesi ve Üryanizade Camii de görebileceğiniz yerler arasında. Gezinizi Beylerbeyi Sarayı ile taçlandırmanızı tavsiye ediyorum.

DSC_0046.jpg
Kuzguncuk Bostanı ve Dantelli Evler manzarası

Kahvaltı için birçok alternatif olmasına rağmen ben hep tercihimi Çınaraltı Cafe’den yana kullandım, diğerlerini bilemiyorum o yüzden. Yemeyeceğiniz bir sürü ürün yerine nokta atışı ne istiyorsanız onu yiyebiliyorsunuz. Serpme kahvaltı hiç sevmiyorum anlamına gelmesin ama Kuzguncuk’a gidince ayaklarım beni doğrudan Çınaraltı’ya götürüyor. Biraz gezdikten sonra gün içinde Nail Kitabevi’nde bir kahve molası verebilirsiniz. Akşam olunca da yılların İsmet Baba’sında bir rakı balık yapmanız şart, denizin üstünde salaş eski bir balıkçı ama müdavimi çoktur. Beylerbeyi’nde ise en sevdiğim İnciraltı Meyhanesi’ni önereceğim, bence semtin en iyisi. Hem kahvaltı hem akşam yemeği için düşünebilirsiniz.

DSC_0113.jpg

Rehberi hazırlarken aslında İstanbul’un gerçekten hakkını verdiğimi fark ettim. Bu yazdığım yerler bir kerecik turist gibi gittiğim yerler değil, hepsine defalarca gittim, bazı semtlerde kaç kere sabahladım, bazılarında kahkahalar attım, bazılarında ağladım. Hepsinde harika anılar biriktirdim. Yazarken ufak ufak hatıralar geldi aklıma, gülümsedim. Bana oldukça iyi geldi yani bu yazı, iyi ki yazmışım. Bu rehberde, yakın yerleri birlikte görüp bir taşla iki kuş vurabilesiniz diye en sevdiğim semtleri gezilesi komşularıyla birlikte yazdım. Önerdiğim restoranların her biri gerçekten sevdiğim, anılarımda güzel hatırladığım yerlerdir, asla reklam değildir. Bazı önermek istediğim yerlerin kapandığını görüp listeden çıkardım, buraya yazdıklarımdan da gözümden kaçan kapanmış bir yer varsa kusura bakmayın. İstanbul yazmakla bitmez, bu başlangıç olsun. Bundan sonraki İstanbul yazılarımda tarihi ve turistik yerleri hikayeleriyle birlikte detaylı anlatmak istiyorum, ayrıca hafta sonu gelecekler için toplu taşıma yönlendirmeleriyle birlikte iki günlük dopdolu gezi rotaları çıkaracağım, ne zaman vakit bulursam artık, takipte kalın.

Gelecek yazılarımdan haberdar olmak ve daha fazla fotoğraf için beni takip etmeyi unutmayın! 😉

Instagram: hohhoyyt

Facebook: hohhoyyt

 

 

Yazar: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

3 thoughts

  1. Kadıköy’ü tam olarak gezmemişssiniz ya da yeteri kadar bilginiz yok…
    Gezilen mekanlar çok güzel ama mekanlar normal kazanca sahip olan bir vatandaş için çok pahalı, ay sonunu bulamayız 🙂
    Elinize sağlık 🙂

    Beğen

    1. Merhaba, burada çok fazla semti bir arada yazdığım için kısa kısa bazı yerlerini yazmaya çalıştım. Amacım, bu semtleri gezmeye teşvik etmek. Bu tip toplu listlerde verilenden çok daha fazla detay verdim. Her semtin burada yazandan çok daha fazla gezilecek yeri var. İleride fırsatım olur da semtler için ayrı yazılar yazabilirsem tüm detaylarını paylaşacağım. 🙂 Teşekkürler yorumunuz için.

      Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s