Çocukla Seyahat Hakkında Bilmeniz Gereken Her Şey

Oğlum 20 günlükken yollara düşmüş biri olarak çocukla seyahat hakkında pek çok tecrübe edindiğimi düşünüyorum. Her seyahate çıktığımızda oğlumuzun gelip gelmediğini, geldiyse nasıl geçtiğini soranlar oluyor. “Bebek için pasaport ve vize nasıl alınır” gibi hazırlık süreciyle ilgili sorular da alıyorum. Sorduğunuz tüm sorulardan yola çıkarak, biraz da eklemeler yaparak bir yazı yazmaya karar verdim. Benden çok daha fazla seyahate çıkan birçok anne var tabi ki, ahkam kesmek istemem. Çocukla tatile çıkmak hakkında aklınıza gelebilecek ve hatta gelmeyecek her türlü sorunun cevabını kendimce vermeye çalıştım. Çocukla tatil derken bebekle tatil olarak da düşünebilirsiniz çünkü henüz oğlumuz iki yaşında ama burada yazdığım çoğu şey daha büyük çocuklar için de geçerli.

trjebine
Peşter Yaylası – Sırbistan

Çocuklar için Pasaport ve Schengen Vize İşlemleri

Pasaporta başvurmak için öncelikle epasaport.egm.gov.tr adresinden randevu almanız gerekiyor. Bayram tatiline yakın zamanlarda ekstra yoğunluk olabilir, randevunuzu erken almaya çalışın. Bebeklere pasaport çıkartmak için anne ve babanın noterden muvafakatname çıkarması gerekiyor. Bir de biyometrik  fotoğraf çekilmesi gerekiyor. Bunun dışında özel olarak hazırlanması gereken bir şey yok. 12 yaşından küçük çocukların imzası alınmıyor, 7 yaşından küçük çocukların parmak izi alınmıyor. Pasaport için gerekli ücreti yatırarak başvurunuzu yapıyorsunuz. Bu arada bebekler için fotoğraftan dolayı maksimum 5 yıllık pasaport çıkartılabiliyor.

Vize başvurusu için de randevu almak için erken davranın. Yoğun bir dönemse düşündüğünüzden çok daha ileri tarihlerde boş yer bulunuyor, pasaporttan çok daha yoğun oluyor. Vizeyi alacağınız ülkeye göre ilgili aracı kurumdan randevunuzu alıyorsunuz. Bebek için anne ve babadan muvafakatname istiyorlar. Onun dışında kendinize vize alır gibi tüm evrakları ve çocuğun biyometrik fotoğrafını hazırlamanız bekleniyor. İş yerinden yazılan dilekçede de oğlumun benimle olacağını belirtmişlerdi. Benim ve eşimin vize ihtiyacımız yokken başvuruda bulundum, o yüzden sadece oğlum için dosya hazırladım. Eşimin pasaportunun ve benim pasaportumdaki vize sayfasının fotokopisini çekip başvuru dosyasına koydum. Bu arada vize için bebeklere ücret istemiyorlar ama aracı kurum üzerinden aldığınız için onların ücretini yine veriyorsunuz. İki kere vizeye başvurdum, ikisi de yaklaşık beş gün içinde elimize ulaştı ve ilki 5 aylık, ikincisini 7 aylık verdiler.

DSC_0900.JPG
Bükreş – Romanya

Çocukla Araba Yolculuğu

Ada’cığım bu yaşında tam bir road tripçi oldu çıktı, hem yurt içi hem yurt dışı oldukça uzun mesafe araba seyahatlerimiz oldu. Ada yolculuk konusunda uyumlu bir çocuk, arabada uyuyor ya da uyanıksa bile yolu izleyebiliyor. Yalnız tabi ki bizim kadar uzun süre yola dayanamıyor. Bir anda delirip araba koltuğundan çıkmaya çalışıyor. Böyle zamanlarda yol müsaitse mutlaka onu sakinleştirmek için bir mola veriyoruz. Yol müsait değilse şarkılarla, farklı oyuncaklarla biraz daha oyalıyoruz. Ben zor durumda kalmamak için genelde uzun araba yolculuklarında aralara önceden molalar serpiştiriyorum. Yolun orta noktasında görülebilecek, yemek yenebilecek neresi var araştırıyorum, bunu size de öneririm. Uyku arkadaşı “pilot ayı” olmazsa olmazımız, bir de bol su ve mevsimine göre bol çeşitte meyve de mutlaka yanımıza aldıklarımız. Yolda mutlaka rahat kıyafetler giydirin ve kar kış da olsa arabada çocuğu montla araba koltuğuna oturtmayın. Montun yarattığı şişkinlikten kemeri gevşek bağlayabilir ve çocuğunuzun güvenliğini tehlikeye atabilirsiniz. Bir de mümkünse ayakkabılarını da çıkarın, ayakları rahat etsin.

IMG_3589
Marsaxlokk – Malta

Çocukla Uçak Yolculuğu

İlk defa bebeğiyle uçağa binecekler için yardımcı olacağını düşünerek uçağa biniş sürecini anlatmak istiyorum. Bebeğinize iki yaşına kadar ayrı koltuk verilmiyor ve uçakta bebekli yolculara cam kenarı koltuk veriyorlar. Size tavsiyem check-in yaparken eşinizin koltuğunu koridor tarafından alıp ortayı boş bırakmanız. Uçakta boş yer olması durumunda sizin aranızı boş bırakmalarını rica edebilirsiniz. Aranız dolsa bile kimsenin orta koltuk için yanıp tutuştuğunu sanmıyorum, koridor ile kolayca değiştirebilirsiniz. Tek başınaysanız da yan koltuğunuzu boş bırakmalarını rica edebilirsiniz. Puseti valizlerle birlikte verebiliyorsunuz veya uçağa kadar götürebiliyorsunuz, sonrası için size büyük bir puset poşeti veriliyor ve puseti hemen uçağın dışında bırakıyorsunuz. Eğer körükten uçağa biniyorsanız, körük bitiminde uçağın girişinde puseti bırakıyorsunuz, otobüsle gittiyseniz uçak merdivenlerinden çıkmadan önce bırakıyorsunuz. Koltukta size ek bir kemer veriyorlar, ve kendi kemerinize bu kemeri takıp bebeğinizi bağlıyorsunuz. Bebeğiniz yeterince küçükse önceden belirtip bebek yatağı isteyebilirsiniz. Ellerinde varsa önünüzde bir  bebek yatağı oluyor ve çok rahat ediyorsunuz. Kalkışlarda ve inişlerde çoğu bebeğin ağlamasına sebep olan basınç değişikliğinin etkisini minimuma indirmek için yutkunma ve çene hareketleri işe yarar. Bunun için emzirmek en güzel çözüm, emziremiyorsanız emzik de kullanabilirsiniz. Biz uçak konusunda çok şanslıyız çünkü oğlumuz uçağa binmeye bayılıyor. O yüzden hiç sıkılma, ağlama problemi yaşamıyoruz ama çoğu bebek bu esnada çığlık çığlığa ağlayabiliyor. Yanınızda mutlaka onu uçakta oyalayacak bir şeyler bulundurmanızı öneririm.

DSC_0886.JPG
Thassos – Yunanistan

Çocukla Seyahat Etmeyi Kolaylaştıracak İpuçları

  • Kısa seyahatlerle başlayın: Çocuğunuzla uzun bir seyahate çıkmak istiyor fakat nasıl geçeceği konusunda endişeleniyorsanız, planınızı yapmadan önce mutlaka kısa mesafeli ve kısa süreli denemelerle başlayın. O gezi her durumda yapılacaksa bile çocuğunuzun seyahat sırasındaki tepkilerini tanımış olursunuz ve bu da ona özel bazı tedbirler almanıza  yardımcı olur.
  • Planınızı çok sıkışık hazırlamayın: Gideceğiniz yerde az zamanda çok ve büyük işler yapmak istiyor olabilirsiniz ama unutmayın bu yalnızca sizin tatiliniz değil, çocuğunuzun da tatili. Çocuklar için mutlaka uyku ve oyun zamanı için boş vakit ayırın. Örneğin sabahtan biraz şehri gezip sonra birkaç saat plaja ya da parka gidebilir, akşam tekrar şehri dolaşmaya devam edebilirsiniz.
  • Apart otel ya da ev tercih edin: Şartlar elverdiği durumda mutfaklı odaları olan bir otel tercih etmenizi öneririm. Çocuklar bazen dışarıda yediğiniz hiçbir şeyi yemeyebiliyor. O zaman sevdiğini bildiğiniz basit bir yemeği mutfakta pişirebilirsiniz.
  • Çok fazla otel değiştirmeyin: Çocuklar alıştıkları yerden farklı bir yere gidince uyku düzenleri bozuluyor, yani en azından bizim oğlumuz için durum böyle. Her seyahate çıkışımızda ilk akşam bir problem yaşayabiliyoruz, sonrası aynı otelde kaldığımız sürece güzel geçiyor.
  • Rutininizi koruyun: Eğer çocuğunuzun belli bir uyuma saati varsa, uyumadan önce şarkı söylemek, banyo yapmak gibi belli rutinleriniz varsa tatildesiniz diye onları bozmayın. Biz olur da uyku saatini kaçırırsak çok zorlanıyoruz mesela. Uyku arkadaşı olan ayısını da asla unutmuyoruz, ödüm kopuyor ona bir şey olacak diye. 🙂
  • Tam yatan baston puset alın: Ben, ilk pusetimiz çok fazla yer kapladığı ve oldukça konforlu olduğu için baston puset alırken en hafifi en az yer kaplayanı hangisiyse onu alayım dedim. Ama atladığım bir şey vardı, küçük ve rahat olması tamamdı da çocuk uyuduğu zaman kafası düşüyordu ve hemen uyanıyordu. İlk seyahatimiz sonrası hemen yeni bir puset daha aldım. Böylece biz gezerken uyuya kalırsa, hemen yatırıp uzun süre uyumasını sağlayabiliyoruz. Öğlen uykusunu bazen böyle geçiştirebiliyoruz, bize de gezmek için ek zaman kalıyor.
  • Çocuğun eşyalarını en kolay ulaşılabilir yere koyun: Yanınıza mutlaka çocuğun acil ihtiyaçlarının bulunduğu bir çanta alacaksınızdır. Ama bazen yanınızdaki çantadaki eşyalar yetersiz kalabiliyor, bu durumlar için valizinizin en kolay ulaşılabilir kısmında çocuğunuzun eşyaları olsun. Son seyahatimizde dönüş yolunda yanımdaki çantada üç tane yedek kıyafet vardı. Sadece birkaç saat içerisinde oğlum üç kere kıyafetine geçecek şekilde kaka yaptı. Arkasından kustu ve arkasından da üstüne geçecek yoğunlukta çiş yaptı. İki kere valizi açmam gerekmişti bunun için. 😦
  • Gideceğiniz otelle önceden iletişim kurun: Bazı oteller bebek yatağına sahip olmayabiliyor. Rezervasyon yaptırırken sorsanız bile gitmeden önce tekrar kendinizi hatırlatın. Örneğin Bozcaada’da rezervasyon yaparken bebek yatağı olduğunu söylemelerine rağmen iki gün önce hatırlatma yaptığımda bebek yatağının başka müşteride olduğunu söylediler ve arabayla gittiğimiz için bebek yatağımızı götürdük. Gaziantep’te ise hem rezervasyon sırasında hem de gitmeden birkaç gün önce bebek yatağını hatırlatmama rağmen gittiğimizde başka bir müşterinin daha önce geldiği için bebek yatağının onda olduğunu söylediler. 😦 Ben de birkaç kere arayıp hatırlattığımı kendilerine tekrar söyledim. Yeni bir bebek yatağı alarak mağduriyetimizi giderdiler.
  • Renkli kıyafetler giydirin: Özellikle yalnızsanız ve yürüyebilen bir çocuğunuz varsa üzerindeki kıyafetlerin dikkat çekici renklerde olmasında fayda var. Çünkü sizin elinizde büyükçe bir çanta varken birden elinizden kurtulup koşmaya başlayabiliyor. Tabi ki arkasından koşacaksınız ama kalabalık bir yerdeyseniz çocuğunuzu gözden kaçırmamak için kıyafet rengi hayat kurtarıcı rol oynuyor.
  • Rahat olun: Çok klişe oluyor bu madde belki ama gerçekten rahat olun. Çocuğunuz kaka yapacak, kusacak, yaramazlık yapacak, size yemek yediremeyecek, gitmek istediğiniz pek çok yere gidemeyeceksiniz, ve daha birçok şey yolunda gitmeyecek. Eğer bunları kafanıza takarsanız hayattan bezecek, baş ağrılarınız tutacak, anneliğinizi ve hatta yaşama amacınızı sorgulamaya başlayacaksınız. O yüzden akışına bırakın, boşuna sinirlenmeyin, kendinizi üzmeyin. Ben de başlarda çok geriliyordum ama şimdi eskiye göre daha rahatım ve başım daha az ağrıyor. 🙂 Elbet hala çok sinirlendiğim zamanlar oluyor ama birçok şeye gülüp geçmeyi öğrendim, size de tavsiye ederim.
sofia
Sofya – Bulgaristan

Çocukla Seyahat Ederken Yanınıza Almanız Gerekenler

Burada gideceğiniz mevsime ve yere göre gerekebilecek, mayo, güneş kremi, kar montu vs. gibi detaylara girmiyorum.

Yedek kıyafet: Çocuğu tüm tatil yola çıktığı kıyafetlerle gezdirecek değilsiniz tabi mutlaka ek kıyafet alacaksınız ama bence normalde almayı düşündüğünüzün beş katı kıyafet alabilirsiniz. Tahmin edemeyeceğiniz kadar fazla üstlerini kirletiyorlar ve seyahat sırasında her zaman çamaşır yıkama şansınız olmuyor. Bir de yaz ise her ihtimale karşı bir ince mont mutlaka alın.

İnce bir örtü: Kendim için yanıma mutlaka bir şal aldığım gibi oğlum için de bir müslin örtü bulundurmaya çalışıyorum. Güneşten, rüzgardan, tozdan korunmak için ince bir örtü her zaman işe yarar.

Atıştırmalık: Çocuğunuz ek gıdaya geçmişse salatalık, kuru üzüm, elma, ceviz gibi bazı atıştırmalıkları yanınızda mutlaka bulundurun. Ben normalde hiç vermesem de seyahatler için yanıma hazır meyve püresi veya sütlaç da alıyorum.

Alt bezi, Islak Mendil ve alt değiştirme örtüsü: Kıyafet değiştirmemize sebep olan durumlar genelde bu ürünleri de ilgilendiren durumlar oluyor. Bunları da normalin en az iki üç katı alın bence, gittiğiniz yerde istediğiniz kalitede ürün bulamayabilirsiniz.

Kitap, kağıt ve boya kalemleri: Çok fazla ağır olmayan, bol resimli ve çocuğunuzun hoşuna giden bir iki kitabı da yanınıza almayı unutmayın. Normalde alışkanlığı olmasa bile uyutmaya çalışırken kitap okumak işe yarayabiliyor, ya da kendisi uçakta resimlerine bakarak vakit geçirebiliyor. Aynı şekilde boya yapmak da uçakta vakit geçirme aktivitelerinden biri olabilir.

Oyuncak: Çocuğunuzun en sevdiği, en uzun vakit geçirebildiği, az yer kaplayan oyuncaklarını mutlaka yanınıza alın. Yollarda en büyük destekçiniz bu oyuncaklar olacak. Yolculuk dışında oyuncaklarını çok vermeyin bence, doğadan kendine bir şeyler bulmasını sağlayın.

Tablet: Şimdiye kadar hiçbir seyahatimizde yanımıza tablet almadık açıkçası ama önümüzdeki gezimizde almayı düşünüyorum. Yukarıda çocukların teknolojiden uzaklaşması için seyahat etmenin bir fırsat olduğunu yazmıştım biliyorum ama sadece akşam yemeğine güzel bir yere gittiğimizde, zorda kalınca kullanmayı düşünüyorum. Çünkü oğlumuz aşırı hareketli ve yürümeye başladığından beri çocuklu tatillerde eşimle karşılıklı iki yudum yemek yiyebilme şansımız olmadı. Bizde çok sorun olmuyor ama sizin yollarda problem çıkaran bir çocuğunuz varsa işinize yarayabilir.

Sağlık Kiti: Umarım kimsenin kullanması gerekmez ama acil durumlarda müdahale edebilmek için termometre, sinek kovucu, ateş düşürücü, yanık merhemi ve kabızlık için fitil yanınızda bulundurabilirsiniz. Çocuğunuzun düzenli kullandığı ilaç varsa zaten onları siz alacaksınızdır.

DSC_2442.JPG
Abant – Bolu

Çocukla Seyahat Etmenin İyi Yanları

  • Yeni insanlarla tanışmak: Çocukla seyahat etmek yeni insanlarla tanışmanızı sağlar. Çocuklar birbirleriyle hemen iletişim kurarlar ve siz de onların aileleriyle sohbet etmeye başlarsınız. Çoğunlukla sizin gibi gezmeyi seven, birçok ortak noktanız olabilecek ailelere denk geleceğiniz için hiç ummadığınız arkadaşlıklar doğabilir.
  • Daha sağlıklı beslenmek: Çocuğunuz yokken, akşam hiçbir şey yemeyip, gece ikiye kadar içip, otele dönerken de temizlik koşullarından habersiz olduğunuz bir sokak satıcısında yemeğiniz yiyebilirsiniz. Yaşasın pis pis beslenmek! Bayılırım ama aslında ne kadar sağlıksız değil mi? Çocuğunuz olduğunda onun akşam yemeği saatinde, düzgün ve temiz bir restoranda yemeye gayret edersiniz, sizin yediklerinizden yemek isteyebilir diye siz de sağlıklı beslenmeye çalışırsınız.
  • Yavaşlamak: Seyahatlerinde aynı güne bir sürü plan sıkıştıranlar burada mı? Çocukla bunu yapmak o kadar kolay değil. Alışkanlıktan yine bir sürü plan yapıyor insan başlarda, bazen planların yarısını bile gerçekleştiremiyorsunuz. Bir süre sonra yapamadıklarınızı umursamıyor, yapabildiğiniz kısmın sindire sindire tadını çıkarıyorsunuz.
  • Yetişkin gözüyle fark edemediklerinizi görmek: Çocuklar küçücük detayları fark ederler. Daha önce hiç görmediğiniz minicik bir bitkiyi keşfetmenizi sağlayabilirler. Ya da saçma olduğunu düşündüğünüz sorularına cevap verebilmek için araştırma yaptığınızda çok ilginç bilgilere ulaşabilirsiniz.
  • Kaliteli aile zamanı geçirmek: Bu aslında hem ebeveynler hem de çocuklar için geçerli bir madde ama gündelik koşturmalar yüzünden çocuklarına az zaman ayırabilen aileler için daha önemli diye düşünüyorum. Tatildeyken, günlük telaşlardan uzak durup birlikte yeni yerler keşfetmek ve yeni anılar biriktirmek gerçekten insana çok iyi geliyor.
  • Güvenli ve konforlu seyahat etmek: Çocuğunuz yokken her türlü maceraya atılır, her türlü ortamda kalabilirsiniz. Evet bunlar hayat boyu unutamayacağımız, hatırladıkça heyecanlanacağımız inanılmaz deneyimler ve ben de adrenaline bayılıyorum. Ama biraz düşününce aslında bu anlar hayatımızı tehlikeye attığımız, hatta belki ölümle burun buruna geldiğimiz anlar değil mi? Çocuğunuz varken ise mümkün mertebe bu tarz maceralardan uzak durur, farkında olmadan daha güvenli bir seyahat yapmış olursunuz. Ayrıca bebeğiniz bahanesiyle çok daha konforlu otellerde kalırsınız.
DSC_0321.JPG
Halkidiki – Yunanistan

Seyahat Etmenin Çocuklara Kazandırdıkları

  • Dünyaları büyür ve yaratıcılıkları artar: Seyahat ederken, farklı yemekler tadar, hiç duymadığınız müzikler dinler, değişik lisanlar duyar, efsane manzaralar görür, ilginç bitkiler koklar ve bambaşka hayvanlara dokunabiliriz. Çocukların tüm duyuları gelişir ve algıları açılır. Bununla bağlantılı olarak, yepyeni kültürleri ve farklı coğrafyaları tanıdıkça çocuğun vizyonu gelişir bu da yaratıcılığına yansır.
  • Uyumlu ve sabırlı olmayı öğrenirler: Uçakta boarding sıralarında beklemek, uzun saatler araba koltuğunda yolculuk etmek gibi şeyler çocukların sabırlı olmayı öğrenmesine çok katkı sağlıyor bence. Ayrıca seyahat sırasında birçok koşulla erken yaşta tanıştıkları için ileride her ortama daha uyumlu insanlar olabilirler.
  • Farkındalıkları artar: Bizden çok farklı kültürler, nesli tükenmekte olan doğal yaşam ve bambaşka şartlarda yaşayan insanları yakından tanımak çocuklar için çok değerli bir hayat dersidir. Bazı hikayeler anlatımla çok da etkileyici olmaz, bizzat yaşadıkları olaylar daha duyarlı olmalarını sağlar.
  • Oyuncaklar Yerine Doğayla Bütünleşirler: Çocuklar seyahatlerde hazır oyuncaklar yerine, doğanın kendisiyle bir araya gelme fırsatı buluyor. Bu bazen akan bir nehir oluyor, bazen değişik şekillerdeki taşlar, bazen dökülmüş ağaç dalları, bazen de deniz kabukları. Böylece hayatın bize sunduğu ufak şeylerden keyif almayı öğreniyorlar.
  • Teknolojiden Uzaklaşırlar: Ne kadar uzak tutmaya çalışsak da evdeyken çocuklar bir şekilde teknolojiye bulaşıyorlar. Oysa seyahat sırasında teknolojiye ayıracak vaktiniz olmuyor, zaten ihtiyaç da duymuyorsunuz. Çünkü teknolojik aletlerin yerini dolduracak gerçek dünyadan bir sürü aktivite oluyor ve bu çocuk gelişimi için çok daha sağlıklı.
DSC_0599.JPG
Ayder Yaylası – Rize

Küçük Çocukla Seyahat Etmek için İdeal Yer Önerileri

Yunan Adaları: Geçen sene oğlumuz ile Thassos ve Halkidiki’de on günlük bir tatil yapmıştık ve gidilebilecek en ideal yerlerden olduğunu söyleyebilirim. Neden iyi bir seçenek olduğunu anlamak için bu tatilimizi çocukla nasıl geçirdiğimize dair yazımı şuradan okuyabilirsiniz.

Budapeşte: Çocukla gitmemiş olsam da güzelce gezmiş biri olarak çocukla gitmek için muhteşem bir şehir olduğunu söyleyebilirim. Bir kere çok fazla park ve bahçe var, ayrıca bir sürü çocukla yapılabilecek aktivite, çocukların ilgisini çekebilecek müzeler var.

Provans: Çocukla yaşamak için bence en güzel yerlerden biri burası, dolayısıyla seyahat için de uygun. Bu bölgedeki çiçekler içinde kocaman bahçeli otel veya evlerde çocuğunuzla çok mutlu ve rahat olacağınıza eminim. Biz çocukla gitmedik buraya itiraf edeyim ama daha uzun ve yorucu bir rotanın bir parçası olduğu için tercih etmedik.

Çeşme: En yoğun zamanında değil ama Eylül gibi giderseniz çocukla tatil yapmak için bence Türkiye’deki en ideal yerlerden biri. Biz Ada daha 2 aylıkken gitmiştik, o çok anlamadı ama biz rahat etmiştik. Denize çocukla girmek için su sıcaklığından dolayı Ilıca taraflarını öneririm.

İstanbulda Çocuk ile Yapılabilecek Aktiviteler

5
Tiflis – Gürcistan

Küçük Çocukla Seyahat Etmeye Pek Uygun Olmayan Yerler

Masai Mara: Biz çocuğumuzu anneannesi ve dedesine bırakıp safariye gittik ve çok doğru bir karar verdiğimizi anladık. Doğal parka varmak için git gel altı saat civarı, anormal taşlık, içimizin dışına çıktığı bir yoldan gittik, toz toprağa bulandık. Birkaç aylık bebeklerle gelenler vardı ama bence yazık o çocuklara. 😦 Daha büyük çocuklarla tabi ki gidilir Masai Mara‘ya ama ben benimkinin yaşını düşünerek yazıyorum.

Bombay: Hava alanına indiğimiz anda ağır bir koku almaya başladık, resmen tüm şehir kokuyordu diyebilirim. Ayrıca inanılmaz kalabalık, korkunç bir trafik var ve her yer korna sesleriyle inliyor. Şehirden nefret etmişim gibi anlatmış olabilirim ama aslında ben Bombay’ı sevdim. 😀 Sadece küçük yaşlarda oğlumla buraya gitmeyi düşünmem, biraz daha büyüsün öyle gideriz. 🙂

Bu post tamamen kendi tecrübelerim, düşüncelerim ve araştırmalarım doğrultusunda yazılmıştır. Eklemek istedikleriniz, farklı tecrübeleriniz, karşıt görüşleriniz veya cevabını alamadığınız sorularınız varsa lütfen yorum olarak bırakın. 😉

Gelecek yazılarımdan haberdar olmak ve daha fazla fotoğraf için beni takip etmeyi unutmayın! 😉

Instagram: hohhoyyt

Facebook: hohhoyyt

Yazar: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s