Fransa Lavanta Rotası: Provence Gezi Rehberi

Güney Fransa seyahatimizin benim en çok hayal ettiğim kısmı lavanta tarlalarının olduğu bölgeydi ve gerçekten de en az hayal ettiğim kadar güzeldi. Lavantaların peşinde güzel bir Provence turu yapma fırsatı bulduk. Güney Fransa gezilecek yerler listenizin başına bu bölgeyi koymanızı şiddetle tavsiye ediyorum. Gideceğiniz zamanı da yaza getirirseniz Provence lavanta tarlalarının eşsiz manzarasına şahit olabilirsiniz.

DSC_0068
Sault

Buralar, biraz da çok sevdiğimiz “A Good Year” filmiydi bizim için. Çok severek izlemiştik defalarca. Filmin geçtiği yerlerin birkaçını da gezme fırsatı bulduk. Döneli sadece birkaç gün oldu, fazla vakit geçmeden gezdiğimiz köyleri  ve deneyimlerimizi bol fotoğraflı bir şekilde yazıyorum. İşte size mini bir Provans gezi rehberi.

dsc_0346
Bonnieux

Provence Ulaşım

Biz Güney Fransa sahilleri dahil bir rota çizdiğimiz için Nice’e uçtuk ama sadece bu bölgeye gelecekseniz Marsilya’ya uçmak daha mantıklı. Bu civarda toplu taşıma kullanmanız mümkün değil, o yüzden araba kiralamanız şart.Tüm seyahatimizin rotası ve ulaşıma dair paylaştığım detaylar için buraya göz atabilirsiniz.

DSC_0181
Sault

Provence Konaklama

Provence’teki merkez üssümüzü fotoğraflardan çok güzel göründüğü için Gordes olarak belirledik. Gittiğimiz köylerin hepsine yakın olması sebebiyle doğru karar verdiğimizi düşünüyorum. Provence otellerini araştırırken yöreye özgü bir yer olmasına çok dikkat ettim.

dsc_0185
Mas de la Beaume

Tam olarak provence tarzını yansıtan otelimiz Mas de la Beaume‘u rahatlıkla tavsiye edebilirim. Oldukça keyifli bir konaklama oldu bizim için. Geceliği oda başına 160€’dan başlayan otelin fiyatına kahvaltı dahil ve isterseniz kavaltınızı odanızın bahçesine getiriyorlar.

DSC_0643
Mas de la Beaume

Otelin bir de havuzu var. Ufak bir havuz ama denizin olmadığı bir bölgede olduğumuz için boş vakitlerimizde güneşlenmek ve serinlemek için bize yetti. Buradan rezervasyon yapabilirsiniz.

IMG_2620
Mas de la Beaume

Provence Köyleri

Bu bölgede köylerin neredeyse hepsi tepelere kurulmuş. Hepsinin manzaraları gerçekten müthiş. Gittiklerimizle ilgili gözlemlerimi anlatayım.

DSC_0265
Gordes

Bu arada köyler arası geçiş yollarında fotoğraf çekecek çok fazla nokta var, gözünüz açık olsun. 😉 Lavanta tarlaları da sürekli karşınıza çıkıyor. Bir de inanılmaz arı var, yoğun bir vızıltı duyuyorsunuz zaten, biraz tedirgin oluyor insan önce. Arada ufak tacizler dışında pek dokunmuyorlar ama.

DSC_0827
Sault

Gordes: Güney Fransa’da ziyaret etme fırsatı bulduğumuz köyler arasında bizce en güzeli burasıydı. Bir kere sokakları çok güzel ve diğer köylere göre çok daha güzel bir manzarası, dışarıdan bakıldığında da çok daha güzel bir görüntüsü var.

DSC_0294
Gordes

Ayrıca bir köy için çok fazla kaliteli restoran ve harika otel alternatifleri var. Burası diğer köylere göre en turistik olanıymış ama biz öyle çok kalabalık filan görmedik bilakis oldukça sakindi. Burada konaklamaya karar verirseniz gece açık market bulamayacağınızı aklınızda bulundurun.

dsc_0239
Gordes

Lavanta severlerin gözdesi Abbaye de Senanque Gordes’un merkezine sadece birkaç kilometre uzaklıkta. Fotoğraflardan çok etkilendiğim bu manastırın önünde tahmin ettiğimden daha az lavanta vardı ama yine de çok güzel görüntü veriyor. Manastırın içindeki lavantalara giremiyorsunuz maalesef.

DSC_0610
Abbaye de Senanque

Sault: Lavanta tarlalarının en yoğun olduğu yerlerden olan bu köyün içinde adım başı lavanta ve ürünlerini satan dükkanlar var. Lavanta ile yapılabilecek ne varsa yapmışlar. Lavanta birçok derde deva bir bitkiymiş, buralara kadar gitmişken, en doğalından bir şeyler kapmadan dönülmez.

DSC_0960
Sault

Köy tepeden lavanta tarlalarına bakıyor, giderken yollarda hepsinin önünden geçebiliyorsunuz. Bu arada köyde arabamızı park edip dışarı çıktığımız anda köyün mis gibi kokusunu duyduk, çok hoştu gerçekten.

DSC_0980
Sault

Bonnieux: Bu köyün kendisinden ziyade yakın çevresi çok güzel. En çok mola verdiğimiz yerler bu köyün civarları oldu.

DSC_0465
Bonnieux

A Good Year filminde Max’a miras kalan Chateau La Canorgue ve yardımcı Duflot’un evi Chateau les Eydins yine bu köy yakınlarında. Özel mülk oldukları için evlere giriş yok, ama Chateau La Canorgue’de evin bahçesinin dışında, burada üretilen şarapların tadımı ve satışı yapılıyor.

IMG_2570
Chateau La Canorgue

Lacoste: Bu köy, o kadar güzel köy gördükten sonra bizi çok sarmadı açıkçası 🙂 Fazla vaktiniz yoksa atlayabilirsiniz bana göre. Sadizm’in babası olarak bilinen Marquis de Sade’ın fantezilerini gerçekleştirdiği şatosu bu köyde bulunuyor, başka da çok özel bir şey göremedik. Yine tepede yer aldığı için manzarası çok güzel ama hakkını yemeyelim.

dsc_0466
Lacoste

Roussillon: Luberon’un diğer köylerinden kırmızı rengiyle ayrılan bu köye uğramadan geçmeyin derim. Kiremit rengi kayalıklar çok güzel bir görüntü veriyor. Köyün renkleri harika gerçekten. Kırmızıdan sarıya doğru giden renklerde kayalıkların çevresinde yeşillikler ve alabildiğine vadi manzarası büyüleyiciydi.

dsc_0545
Roussillon

Grasse: Burası dünyanın parfüm başkenti olarak kabul edilen, aynı zamanda “Koku: Bir Katilin Hikayesi” filminin bir kısmının çekildiği kasaba. Yoğunlukla portakal tonların hakim olduğu panjurlu dip dibe evleri ve daracık sokakları kasabanın belirgin özellikleri. Biz arabamızı merkezi sayılabilecek bir yerde bir yeraltı otoparkına bırakmıştık ama kaybolduk, uzun süre otoparkı bulamadık. 😦 Sokaklar birbirine çok benziyor gibi geldi bize. Burada yapılacak en önemli aktivite parfüm müzesini gezmek diye düşünüyorum. Onun dışında dar sokaklarında kaybolup bol bol fotoğraf çekin. Sağlı sollu hediyelik eşyacılarını gezin. Bir de Angel Ice’te dondurma yiyin. 🙂  Bu arada tepedeki parktan kalkan turistik bir tren var, ona binip panaromik bir tur da atabilirsiniz.

gr
Grasse

Saint Paul de Vence: Bu köy bizim Güney Fransa seyahatimizde, Gordes’tan sonra en sevdiğimiz köy oldu. Çevresinde inanılmaz lüks ve güzel villalar var. Köye varana kadar imrenerek baktık bütün evlere. Köyün içi de, taş evleri, her tarafından çiçekler fışkıran daracık sokakları ve merdivenleriyle bizi kendine hayran bıraktı. Gerçekten içim sevinç doldu gittiğimiz gün, sokaklarında gezmelere doyamadık. Köyün en önemli özelliği ise sanat galerileri. Adım başı sanat galerisi var diyebilirim İnsanın her galeriye giresi geliyor çünkü her şey çok güzel görünüyor. Sanat eseri severler bu köyü asla kaçırmasın, yalnız fiyatlar pek uygun değil. Bu arada sokaklarda karşınıza pek çok çeşme de çıkıyor.Gittiğimizde inanılmaz sıcaktı ve bu çeşmeler bizim kurtarıcımız oldu. 🙂 Meşhur otel ve restoran La Colombe d’Or için rezervasyon yaptırmanızda fayda var. Sadece dolaşmaya da gidebilirsiniz tabi ama yemek yiyecekseniz 14:30 – 19:00 arası yemek servisinin kapalı olduğunu unutmayın. Chez Andreas ismindeki pub’ı da bir şeyler içmek için önerebilirim.

DSC_0389
St Paul de Vence

Les Baux de Provence: Bu köyde yapılacak pek bir şey yok aslında ama biz oldukça beğendik. Kayalıkların üzerine ve içlerine inşa edilmiş evlerden oluşuyor burası. Dolambaçlı yokuş yolların arasından tek tük evler çıkıyor karşınıza. En tepede de bir kalesi var. Aşağıdan baya etkileyici bir görüntüsü var. Yukarıdan da güzel manzaralar veriyor. Bence buraya bir şans verin. 😉

DSC_0101
Les Baux de Provence

Saint Remy de Provence: Ressam Van Gogh, ünlü eserlerinden biri olan “Starry Night” tablosunu burada yapmış. Geceleri belki çok güzeldir ama biz gündüz gittik ve öyle çok beğenmedik. Provence turu yapacaklara kalış noktası olarak önerilmiş birçok yerde. Ben şahsen burayı seçmediğime sevindim. Zaten daha kasabaya girer girmez beni arabanın içinde arı soktu. 😦 Aklımda bu şekilde kalacağı kesin. Burada gezilecek yer olarak bir arkeolojik alan var, orayı görebilirsiniz. Bir de Van Gogh Walk diye bir tur bilgisi almıştım gitmeden önce. Van Gogh’un resim yaptığı yerleri belirlemişler ve o noktalara resimlerini koymuşlar. Turizm ofisinden tur rotasını alabiliyormuşsunuz. Aslında burayı gezmek isterdim, ama arı sokmasının acısı ve şehir merkezindeki hayal kırıklığı sonrası hevesim kalmadı. Siz benim yerime de gezin olur mu? 🙂

DSC_0122
St Remy de Provence

Provence Yeme İçme Rehberi

L’artegal: Güney Fransa seyahatimizde yediğimiz en güzel birkaç yemekten biriydi burada yediğimiz. Gordes’ta yeme fırsatınız olursa mutlaka denemenizi tavsiye ediyorum.Butik bir mönü hazırlamışlar ve hepsi birbirinden lezzetli.

DSC_0240
L’artegal

Akşam yemek servisi 19:00 itibarıyla başlıyor, ondan önce ancak içecek siparişi verebiliyorsunuz. Yemek için önceden rezervasyon yaptırmanızda fayda var. İlk akşam gittiğimizde rezervasyonsuz boş masaları yoktu, ertesi gün için rezervasyon yaptırmamız gerekti. Bu arada iki kadın tarafından servis yapılıyor ve anladığımız kadarıyla işletmesi de onlara ait. Bir tanesi inanılmaz tatlıydı, tarzını eşim Fanny Channel’e benzetti hatta. 🙂 Hanımefendinin eşi de mutfaktan çıkan harika lezzetlerin yaratıcısıymış.

DSC_0241
L’artegal

Casa Rosario: İlk gece çoğu restoranda yer bulamayınca denediğimiz bu mekanda yediklerimizi başarılı bulduk. İtalyan mutfağı sevenlere önerebilirim rahatlıkla. Restoran Gordes’ta yer alıyor.

DSC_0630
Casa Rosario

Le Provencal: Gordes’ta gündüz vakti her yerde yemek servisi yapılmıyor. Günün her saati yemek yiyebileceğiniz birkaç yerden birisi burası. Pizzalarını beğendik. Garsonları da çok sempatik.

dsc_0250
Le Provencal

La Promenade de Justin: Sault’da, Lavanta tarlalarının bulunduğu vadi manzarasıyla oldukça turistik olan bu mekandan fazla bir beklentimiz yoktu ama yediklerimizi gayet lezizdi. Etin yanında gelen karabiber sosunun tadı damağımda kaldı. 🙂

DSC_0985
La Promenade de Justin

La Renaissance: A Good Year filminde,  başrol kadın karakter Fanny Channel’in bistrosu olarak izlediğimiz mekana sadece gündüz bir şeyler içmek için uğradık. Bizim için filmden dolayı önemi vardı. Onun dışında özellikle tavsiye edebileceğim bir yer değil.

IMG_2563
La Renaissance

Provence Alışveriş

La Loubatiere: Sault’taki bu dükkan, diğerlerinden daha doğal ürünler varmış gibi bir his uyandırdı bende. Buradan şampuan, duş jeli, masaj yağı, krem ve bir sürü sabun aldım, tabi ki hepsi lavantalı. Kremler işlemden geçmiş gibi değil de direkt tarla gibi kokuyor resmen. 🙂 Bir de lavanta balı aldım, balı o kadar sevmiyor olmama rağmen bunu sevdim. Tadı normal bala göre daha hafif geldi.

DSC_0965
La Loubatiere

Caverne de Sylvain: İkinci el ürünler satan bir dükkan. Biraz didiklerseniz güzel şeyler var. Eski eşyaları seviyorsanız göz atmanızı öneririm. Burası da Sault’da yer alıyor.

DSC_0953
Caverne de Sylvain

Provence bence her daim güzeldir kesin ama lavantalar dönemi giderseniz daha da büyüleyici. Lavanta mevsimi haziran ortasından başlayıp ağustos ortasına kadar farklı bölgelerde devam ediyor, bilginiz olsun.

dsc_0377
Bonnieux

Bize biraz daha uzak olduğu için tercih etmediğimiz Valensole köyü lavantaların başkenti olarak anılıyormuş bölgede. Fırsatınız olursa mutlaka ziyaret edin derim. Benim aklım kaldı ancak bir daha bu taraflara gelirsem kesin gideceğim. 🙂  Size şimdiden iyi tatiller!

Beni facebook ve instagramdan takip edebilirsiniz.

Yazar: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

11 thoughts

  1. Merhaba! 🙂
    Aşırı iştah açıcı bir yazı olmuş,emeklerinize sağlık.Bu yaz ağustosun başında güney fransa seyehati yapmayı planlıyorum ancak tek başıma olacağım ve valizim ve sırt çantam da benimle olacak. Aix en Provence merkezinde bir hostelde konaklama yapıp yakınında bulunan köylere gezi yapmayı düşünüyorum ancak nasıl ulaşım sağlayabilirim bilmiyorum.Bu konu hakkında yardımcı olabilirseniz sevinirim.

    Beğen

  2. Ellerinize sağlık, bu yaz eşim , oğlum’la birlikte 12 gün kadar Güney Fransa’da tatil yapacağız.Yazınızdan çok faydalı bilgiler aldım. Provence rotasında sizce 2 gece konaklama yeterli olur mu? Bu nedenle biletlerimizi Marsilya gidiş, Nice Dönüş aldım.

    Beğen

    1. Merhaba, faydalı bulmanıza sevindim 🙂 biz de 2 gece kalmıştık ama en azından 1 gecem daha olsun isterdim..lavanta zamanı gidecekseniz özellikle, uzatmanızı tavsiye ederim

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s