Alsace Gezi Notlari: Strasbourg ve Colmar

Oğlumla ciktigimiz mini Avrupa turunun en tatli rotalarindan biri Alsace oldu. Daha once gormedigim bir bolgeydi ve ilk defa oglumla gideceigimiz icin cok heyecanliydim. Alman ve Fransız kültürünün bir sentezi olan bölge, asla hayal kirikligina ugratmayan, anlatildigi ve abartildigi kadar guzel bir bolge gercekten. Benim icin tek sikinti Cinque Terre’de denize girerken bir gun sonra Eylul sonunda coktan kisa dogru yelken acmis olan Alsace’a adapte olmaya calismakti. Simdi sizinle Alsace’da konaklama, Alsace ulasim, Alsace yeme icme, Alsace gezilecek yerler ve cocukla Alsace basliklari altinda Alsace gezi notlarimi paylasacagim.

Alsace Bolgesi Strasbourg Konaklama

Alsace bölgesi için ben Strasbourg’u merkez olarak aldım. Büyük bir şehirde konaklamak, özellikle çocukla tek başınayken benim için daha rahat olacaktı. Ayrıca Alsace sonrası Paris’e devam edecektik ve son günümüzde Strasbourg’tan direkt Paris’e giden trene acele etmeden rahat rahat ulaşabildik. Şehrin turistik yerlerinin olduğu bölge epey pahalı ve şehir küçük olduğu için en turistik yerde kalmasanız bile ulaşım kolay. Kaldığımız oteli anlatan yazıma şu linkten ulaşabilirsiniz. Ben kaldığımız otel olan Origami Hotel’den çok memnun ayrıldım ve size de indirim kaptım. Şu linke tıkladığınızda açılan sayfada “I have a promo code” yazan yere DENIZ10 yazmanız yeterli, fiyatlar indirim yansımış olarak görüntüleniyor.

otel1

Alsace’a ne zaman gidilir? Alsace’ta kaç gün kalınır?

Alsace tam anlamıyla her mevsimin bölgesi. İlkbahar aylarında ve yazın çiçeklerle dolu sokaklar, sonbaharda renk cümbüşü, kışın karlar altında kalan masalsı evler ve yılbaşı süslemeleriyle her daim görsel bir şölene davetlisiniz. Biz Eylül sonu gittiğimizde hava oldukça soğuktu yalnız, ben güzel olur diye ummuştum ama sadece Colmar’a gittiğimiz gün güzeldi, diğer günler bildiğiniz kış havası vardı. Yine de çiçekler hala renklerini koruyordu ve sokaklar cıvıl cıvıldı. Nereleri gezmek istediğinize bağlı olmakla birlikte bu rotayı minimum iki tam gün geçirecek şekilde planlamanızı öneririm, tüm köyleri hakkını vererek gezmek için 4-5 günlük bir plan yapılabilir.

Alsace Ulasim

Alsace bölgesinde Türkiye’den direkt ulaşabileceğiniz bir havaalanı bulunmuyor. Neyse ki bölgenin çok yakınında yer alan Basel’e ülkemizden direkt uçuşlar mevcut. Almanya, Fransa ve İsviçre sınırında yer alan Basel Havaalanı(tam adı EuroAirport Basel Mulhouse Freiburg)’nın Fransa yönünden çıkıyorsunuz. Ben çocukla tek olduğum için araba kiralamadım, size toplu taşıma ile ulaşımı anlatacağım. Çıkışta yer alan 11 nolu otobüslere(2.5€) binip Gare de Saint Louis tren istasyonuna gidiyorsunuz. Burada Colmar’a da uğrayarak Strasbourg’a giden trene biniyorsunuz. Internetten alınca herhangi bir indirim olmadığı için bileti gidince aldım ve 24.10€ tuttu. Konaklayacağınız yer Colmar da olsa Strasbourg da olsa aynı ulaşım yöntemini kullanıyorsunuz, sadece varış noktasına göre fiyat değişiyor. Tren yerine otobüs ile de gidebilirsiniz, onun için de Flixbus’ın saatlerini kontrol edebilirsiniz. Strasbourg’tan Colmar’a yine trenle gittik. Otelimize sadece bir durak mesafede yer alan TGV Strasbourg Tren istasyonundan gidiş geliş 29.80 € vererek biletlerimizi aldım. Flixbus otobüsleriyle çok daha ucuza gitmek mümkün ama ben ne zaman hazır olursak o zaman gidebilmek için tren tercih ettim. Aslında bir günümüzde de Colmar’dan bir veya iki köye daha geçmeyi planlıyordum ama instagram’dan takip edenlerin bildiği üzere bir oyuncak ayı krizi patlak verdi ve o gün Strasbourg’tan ayrılmadık. Siz diğer köylere toplu taşıma ile gitmeyi düşünüyorsanız örneğin Ribeauville’ye gitmek için Selestat tren istasyonunda inip otobüse binmeniz gerekiyor, Riquewihr’e gitmek istiyorsanız da Colmar’dan otobüse binmek gerekiyor. Noel zamanı ekstra servisler oluyormuş ve bunların saatlerinin olduğu broşürleri turizm ofislerinden edinebiliyormuşsunuz. Ben kendim için araştırırken tesadüfen görmüştüm bunu. Yalnızca 30 Kasım-23 Aralık arası hafta sonları varmış bu hizmet, aklınızda olsun. Strasbourg içinde ulaşıma gelirsek, şehirde toplu taşıma tramvay ve otobüslerle sağlanıyor. A-E arası harflendirilmiş 6 tramvay hattı var ama en popüler yerlerin olduğu duraklardan geçen hatlar A ve D, ben sadece bunları kullandım açıkçası. Bir kere de parka gitmek için ek olarak otobüs kullanmıştım. Tüm tramvay duraklarında bilet satış makineleri vardı, oradan kart alıp tekrar tekrar doldurabiliyorsunuz. Tek seferlik bilet 1.80€, adedi arttıkça fiyatı düşüyor. Bir de 24 saat sınırsız biletler var, tek kişi için 4.5€, 3 kişiye kadar kullanabildiğiniz bilet 6.90€. Biletleri mutlaka binmeden okutmak gerekiyor, yoksa biletiniz olsa bile kullanmadığınız için ceza yiyebilirsiniz. Ben hiç kontrole denk gelmedim ama bu işler belli olmuyor, risk almaya değmez.

ulasim

Strasbourg Yeme Icme

Alsace bölgesinde en popüler yiyecek Tarte Flambee, diğer adıyla Flammekueche. İnce hamurdan yapılmış pizza olarak tarif edebilirim. Orijinali soğan ve bacon ikilisi ile yapılıyor ama menülerde pek çok farklı çeşit de bulunuyor. Soğanlı olan lahmacunu andırıyor biraz, özellikle kokusu ve hamurun inceliği açısından. İlk gün, Tarte Flambee denince Strasbourg’ta her yerde önerilen Au Brasseur‘e gittik. Ben şişirilmiş mekanlardan olmasından korktum ama değilmiş, tavsiye edilmeyi hak ediyor bence. Hem yediklerimiz lezizdi, hem de kalabalığa rağmen hızlı ve güler yüzlü servis vardı. Katedrale yürüme mesafesinde bulunuyor, bu bölgedeyken uğrayabilirsiniz. Akşamüstü 5-7 arası happy hour var ve klasik pizzalar ile birada kampanya var, ben tesadüfen o saate denk geldim. Bu arada katedralin hemen dibinde Strasbourg’un en eski evlerinden biri olduğu söylenen ve şu anda restoran olarak hizmet veren Maison Kammerzell yer alıyor, yemeği orada yemek de güzel olabilir.

styemek1

İkinci gün oğluma oyuncak almaya gittiğim dükkanın tam karşısında çok şirin bir restoran görüp oturdum. Burası sadece ekmek üstü lezzetler hazırlıyor yani töreye özel bir şey değil ama ekmekler ekşi mayalı ve üstüne koydukları malzemeler de çok leziz. Mekanın kendisi çok tatlıydı, ben ona tav olmuştum asıl ve lokallerin takıldığı bir mekan gibi geldi bana, İngilizce menüsü bile yoktu zaten. Mekanın adı L’epicerie, sonradan baktım tripadvisor puanı da epey yüksekmiş. Langstross tramvay durağına çok yakın bir lokasyonu var, oralardayken deneyebilirsiniz.

styemek2

Strasbourg Gezilecek Yerler

Strasbourg’un gezilmesi gereken başlıca yerlerini sabahtan akşama bir tam günde koşturmadan rahatlıkla gezebilirsiniz. Biz ilk gün öğlen Strasbourg’a vardık ve öğleden sonra en turistik noktaları gezmiş bir de üstüne neredeyse tüm ara sokaklarında dolanmıştık. Ara sıra tramvay kullandık ama genelde yürüyerek gezdik, gezilecek yerlerin çoğu birbirine yakın zaten. Strasbourg’un tüm tarihi yerleri Grande Ile olarak geçen bir ada üzerinde yer alıyor, gezilecek yerler bu adanın farklı yerlerine dağılmış durumda ve bu ada UNESCO Dünya Mirası listesinde. Biz gezimize önce Strazburg Katedrali’ni ziyaret ederek başladık, katedralin adı Notre Dame olarak da geçiyor. 142 metre uzunluğuyla 19. yüzyılın sonlarına kadar dünyanın en yüksek yapısıymış bu katedral. Katedralin batı yüzü gotik mimarinin güzel örneklerinden biri. Katedralin içinde görülmesi gereken bir astronomik saat var. Biz gittiğimizde tadilattaydı ve yerinde değildi, normalde her gün öğlende bu çok katmanlı saat üzerinde bir şov oluyormuş. Bir de katedralin üstündeki platforma çıkarak şehre tepeden bakabiliyorsunuz. Ben çocuk kucağımda 332 basamaklı merdiveni çıkmak istemediğimden bunu da atladım. Katedralin etrafındaki sokakları geze geze yemek yiyeceğimiz yere gittik. Karnımızı doyurduktan sonra bu bölgeden ayrılıp Strazbourg’un en fotojenik bölgesine doğru yürüdük.

stgez2

Strasbourg’un instagram’da gördüğümüz o güzel fotoğrafların çekildiği yer olan La Petite France’a doğru çevirdik rotamızı. Langstross Grand Rue Tramvay durağı katedralin olduğu bölge ile Petite France’ın orta noktasında kalıyor o yüzden ikisi arasını yürümek gerekiyor ama merak etmeyin 5-10 dk yürüme mesafesi var. Hem sokaklar öyle güzel ki insanin durup sürekli fotoğraf çekesi geliyor. La Petite France diğer adıyla Tanner’s Quarter, orta çağda tabakhaneciler, değirmenciler ve balıkçılar tarafından mesken tutulmuş bir yermiş, şimdi ise şehrin en turistik yeri. Burayı gezdiğim sırada oğlum bebek arabasında uyudu ve ben de La Petite France’ın tüm sokaklarına girip çıktım ve dört kule ve üç köprüden oluşan, 13. yüzyılda şehri korumak için inşa edilmiş Ponts Couverts’e ulaştım. Bu arada bu sokaklarda oğlumun oyuncak ayısını kaybettik ve hava karardıktan sonra ayıyı aramak için buraları tekrar turladım, gece ışıklandırmasıyla da pek tatlı oluyor sokaklar. La Petit France’a akşam saati bir şeyler içmeye gitmenizi öneririm.

stgez1

İkinci gün biz biraz oyuncakçıları gezdik, öğleden sonra da şehrin en büyük parkı olan Parc de l’Orangerie’ye gittik. Park çok büyük bir alana yayılmış ve içinde göl, çocuk oyun alanları, koşu ve yürüyüş parkurları bulunuyor. Ben parklarda vakit geçirmeyi çok seviyorum, sizin ilginizi çekmiyorsa burayı pas geçebilirsiniz yani ekstra görülmesi gereken bir olayı yok. Toplu taşıma kullanıyorsanız L6 nolu otobüse binerek parka gidebilirsiniz. Hava güzelken burada piknik de yapılabilir. Ben parkta biraz fazla kaldım çocuk olunca, eğer o kadar uzatmasaydım tekne turuna katılacaktım. Çok keyifli olacağını tahmin ediyorum, size tavsiye ederim.

stgez3

Colmar Yeme Icme

Colmar için instagram’a baktığınızda mutlaka aşağıdakine benzer bir fotoğraf görürsünüz. Bretzel denilen bu yiyecek, bizdeki simite benzetebileceğimiz bir sokak yiyeceği. Görüntüsü ile bana kraker sertliğindeymiş gibi geliyordu ama aslında yumuşakmış ve beklemediğim kadar da leziz çıktı. Almanya’da da var bunlar ama daha önce denememiştim ben. Yol üzerinde 1€’ya satılıyor, gayet de doyurucu bana göre. Yemek işini ucuza halletmek isteyenlere tavsiyemdir.

cmyemek1Alsace bölgesinin genelinde olduğu gibi, Colmar’da da Tarte Flambee menülerde en fazla göreceğiniz yiyeceklerden. Ben bu sefer somonlusunu denedim ve çok beğendim. Restoran olarak Little Venice’teki köprünün tam karşısında bulunan La Krutenau‘yu tercih ettik, menüsünde pizzadan başka pek bir şey yok ama güzel yapıyorlar gerçekten. Version Originale 68 isimli restoran da kalpuşlu pencereleri ile çok hoşuma giden bir yerdi ama benim gittiğim Çarşamba günü kapalıymış şansıma. 😦

cmyemek2

Colmar Gezilecek Yerler

Colmar’ın gezilecek başlıca iki bölgesi var birincisi Old Town yani eski şehir, ikinicisi de kanallardan dolayı La Petite Venice olarak anılan kısım. Bunlar zaten birbirinin devamı olan bölgeler, Old Town’dan başlayıp her sokağa girip çıkarak La Petite Venice’e ulaşabilir, orada da yine sokaklarda kaybolarak turunuzu tamamlayabilirsiniz. Ben tren istasyonundan Old Town’a yürüyerek gittim, yol üzerinde Champs de Mars parkına uğradık. Old Town gezimize, tarihi 1234 yılına dayanan Saint Martin Katedrali ile başladık.

cmgez2

Old Town’da hepsi birbirinden güzel evler hediyelikçiler ve restoranlar var. Restoranların bazılarının dekorasyon detayları gerçekten çok hoş. Mesela her yerinden kalpler fışkıran Brasserie Des Tanneurs tam fotoğraflık doğrusu. Müze gezmeyi sevenler bu bölgede Unterlinden Müzesi ve Bartholdi Müzesi’ni ziyaret edebilirler.

cmgez3

La Petite Venice’e varınca karnımız acıktı ve önce yemek yedik. Daha sonra özel olarak plan yapmadan yine sokaklarda dolanmaya başladık. Colmar öyle pek adres göstererek gezilecek bir yer değil açıkçası. Ay dur bakiim şurda ne varmış diye diye her yerini gezmeye çalıştım. Bir de ben tam kanal turuna katılmayı düşünüyordum ki Ada uyumuş bebek arabasında. Öyle olunca kanal turunu yine pas geçmek zorunda kaldım ama eminim çok güzeldir.

cmgez1

Cocukla Alsace

Çocukla Alsace’a gitmekte hiç sıkıntı yok. Ulaşım, tramvay ve otobüslerle olduğu için bebek arabasıyla da ben rahat ettim. Metro olunca inip çıkmak biraz zorluyor açıkçası. Ulaşımda 4 yaş altı çocuk için ücret ödemiyorsunuz. Yollar genelde arnavut kaldırımı, biraz kullanımı zorlasa da ben sürekli bebek arabası kullandım. Yokuş vs. yok, merdiven yok, yollar genelde hep düz yani bebek arabası götürmekte de sorun yok. Bretzel Ada’nın favori yiyeceği oldu, Tarte Flambee’den de azar azar yedirebildim. Bunların dışında uluslararası mutfaktan yemekler bulabileceğiniz restoranlar da var zaten, yemek konusunda sorun yaşayacağınızı sanmıyorum.

cocuk1Strasbourg’taki Orangerie Park çocuklar için bir cennet. İçinde birkaç tane çok güzel çocuk oyun alanları bulunuyor. Strasbourg Katedrali’nin yakınlarındaki Place Gutenberg‘te bir tane Caeousel var, burası çocukların mutlaka ilgisini çekecektir. Colmar’da tren istasyonundan Little Venice’e yürürken uğrayabileceğiniz Champs de Mars parkında bir çocuk oyun alanı bulunuyor. Colmar’da ayrıca bir oyuncak müzesi var, gitmenizi tavsiye ederim. İsmi Musée du Jouet, 19. yüzyıldan bu yana oyuncaklar sergileniyor. Girişi 8 yaş altı çocuklar için ücretsiz, yerişkinler için 5.5€. Son olarak Strasbourg’taki Le Bilboquet isimli oyuncakçıya bayıldığımı da not düşmek istiyorum. Ada’nın asla yanımızdan ayırmadığımız ayısını kaybedince ona yeni bir ayı almaya girdik ve bir saatten fazla çıkamadık, harika oyuncaklar var.

cocuk2

Alsace gezi notlarim bu kadar, sormak istediginiz bir sey olursa yorum olarak birakabilirsiniz. Avrupa’nin en guzel sehir ve kasabalarindan yazilarim devam edecek, takipte kalin.

Gelecek yazılarımdan haberdar olmak ve daha fazla fotoğraf için beni takip etmeyi unutmayın! 😉

Instagram: hohhoyyt

Facebook: hohhoyyt

Yazar: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s