Hafta Sonu Gaziantep Gezi Rehberi

Üniversite yıllarımdan beri GAP turuna çıkma hayalim vardı ve ama uzun bir izin gerektiğinde. bir türlü öncelik veremiyordum. Bu sene toplu gezmek yerine farklı zamanlarda farklı şehirleri gezerek bu konuya el atmaya karar verdim. Daha önce gittiğimiz Mardin gezisi notlarıma da şuradan ulaşabilirsiniz. Mayıs ayında yaptığımız gezi sonrası Özellikle hafta sonu Gaziantep‘e gitmeyi düşünenler ve iki günde Gaziantep nasıl gezilir diye araştıranlar için faydalı olacağına inandığım bir yazı hazırladım. İşte size iki günde Gaziantep’te gezilecek yerler ve yapılacaklar..

DSC_0528

Uygarlıkların doğduğu Mezopotamya ile Akdeniz arasında bulunduğu için eski tarihlerden beri önemli bir konuma sahip olan Gaziantep, Güneydoğu Anadolu Bölgesinin en büyük şehri. Tarihi İpek Yolu üzerinde bulunması da Gaziantep’in önemini arttırmış ve canlılığının sürekli olmasını sağlamış. Rivayete göre şehrin eski adı olan Ayıntap şehrin sularının bolluğundan geliyormuş; ayın su kaynağı, tap da güç demekmiş. Halk dilinde Antep olarak söylenmiş ve daha sonra Kurtuluş savaşındaki mücadelesinden dolayı Gazi unvanını alarak Gaziantep olmuş.

Gaziantep’e Nasıl Gidilir? Gaziantep Ulaşım

İstanbul, Ankara ve Antalya’dan Gaziantep’e direkt uçuş bulunuyor. Hava alanından şehir merkezine ulaşım için Havaş, belediye otobüsü veya taksi alternatiflerinden birini değerlendirebilirsiniz. Merkeze gitmek hava alanından yaklaşık yarım saat sürüyor. Havaş ücreti 8 TL. Biz şehir içi ulaşım ve çevreyi gezmek için araç kiralamayı tercih ettik çünkü çocukla bu şekilde çok daha rahat olacaktı. Özellikle sıcak dönemde, çocuksuz bile olsanız size de araba kiralamayı tavsiye ediyorum. Hele de çevreyi gezeceksiniz bol aktarma yapacağınızı aklınızda bulundurun. Bu arada daha erken saatlerde uçuşlar bulunuyor, fazladan yer görmek için mantıklı ama oğluma çok zor olacağı için biz tercih etmedik.

DSC_0704

Gaziantep’te Nerede Kalınır? Gaziantep Konaklama

Gaziantep’te konaklama için bizim tercihimiz Melek Lara Butik Otel oldu. Sahipleri eski bir konağı restore etmişler ve otel haline getirmişler. Ben üç kişilik suit oda ayırtmıştım ve bir de bebeğim için özellikle ek yatak istemiştim. Tedbirli bir tip olduğumdan gitmeden iki gün önce arayıp bebek yatağını hatırlattım. Gaziantep’e varınca önce eşyalarımızı bırakıp öyle mi gezsek acaba diye otele uğradık, oda müsaitse girebiliriz dedik. Bize küçük bir üç kişilik oda gösterdiler ve tek bebek yatağının başka müşteride olduğunu söylediler. Tabi biz oldukça bozulduk, bunun üzerine suit odanın henüz hazırlanmadığını, hazır odalardan birini gösterdiklerini söylediler ve yeni bir bebek yatağı alacaklarını söylediler. Akşam otele döndüğümüzde suit odamıza yerleştik ve bebeğim de yepyeni yatakta uyudu. İlk tavırları beni çok şaşırtsa da sonrada müşteri memnuniyetini düşünmeleri hoşuma gitti. Otelin kahvaltısı çok başarılı, tam bir yöresel Antep kahvaltısı yiyorsunuz. Aşağıdaki fotoğraftan daha fazlası da geldi sonradan. Kahvaltınızı otelin avlusunda veya otantik kapalı mekanında edebiliyorsunuz. Otelin yeri oldukça dar bir sokakta, araba park etmeniz mümkün değil. Karşı caddede bir otoparkla anlaşmışlar, size ücretsiz fiş veriyorlar. Bu da hoşuma giden bir detay oldu.

DSC_0658.JPG

Gaziantep Gezi Rotası: Gaziantep Gezilecek Yerler

Size de plan yaparken faydası olur diye kendi rotamızı adım adım anlatıyorum. Her güne yazdıklarım sırasıyla gezdiğimiz yerler. Birbirlerine yakınlıklarına göre gezi planımızı çıkarmıştım. Bir günde neler yapılabiliyor az çok kafanızda şekillenir diye düşünüyorum.

1.Gün

Biz Gaziantep’e cumartesi sabah 8:50 uçağıyla gittik ve 10:30 gibi şehre indik. Uçak inişe geçti anonsundan sonra mutlaka camdan aşağıya bakın, fıstık ağaçlarının görüntüsü çok güzel. 11:00 gibi hava alanındaki işlerimiz bitti ve önce bir üst baş değiştirmek için otele doğru hareket ettik. 12:00 civarı gezmeye başlamak için hazırdık ve otelden ayrıldık. Rotamızın ilk durağı eski şehir bölgesiydi, gezilecek yerlerin birçoğu burada yer alıyor ve birbirine yakınlar. Arabamızı civardaki bir otoparka bıraktık, fiyatı tüm gün için 5 TL idi ve buradaki her yeri yürüyerek gezdik.

DSC_0537.JPG

Bakırcılar Çarşısı: Gaziantep’e gidip de ziyaret etmeden dönemeyeceğiniz yerlerin başında burası geliyor. Aklınıza gelebilecek her çeşit bakır ürünü burada bulabilirsiniz. Aslında pek çoğu İstanbul’da bulabileceğiniz eşyalar ama burada bakırcıların elle bakırı işlemesini izledikten sonra hemen bir şeyler alasınız geliyor. Bir de bu çarşının hemen yanında Tütün Hanı bulunuyor. Avlusunda da otantik bir kafe var, burada bir mola verip nargile ya da menengiç kahvesi içebilirsiniz.

DSC_0550.JPG

Zincirli Bedesten: Burası İstanbul’daki Mısır Çarşısının benzeri diyebileceğimiz yöresel yiyecek ve el sanatlarının satıldığı bir kapalı çarşı. Bedestenin Cami tarafındaki kapısından çıkıp biraz yürüyünce İmam Çağdaş’a varıyorsunuz.

DSC_0554.JPG

İmam Çağdaş: Buranın adını duymayan yoktur herhalde, ben de çok önceden beri duyuyor ve ünlü olduğu için gitmeyi düşünmüyordum. Ancak Antepli arkadaşlarım bile lezzetini onaylayınca neden eksik kalayım ki yahu diye düşündüm. 🙂 En iddialı olduklarını duyduğum Ali Nazik, lahmacun ve simit kebabını söyledik. Evet gerçekten lezzetli ama açıkçası İstanbul’da da kaliteli yerlerde aynı tadı yakalayabiliyorsunuz. Kaliteliden kastım çok pahalı yerler değil, işini düzgün yapan, eti kaliteli olan yerler. Beklentimi fazla yüksek tutmuş olabilirim bilemiyorum. :/

DSC_0558.JPG

Tahmis Kahvesi: 1635 yılından beri hizmet veren eski kahvehane Gaziantep’in sembollerinden biri. Menengiç kahvesini asıl burada içmek gerekiyor. Yanında da yabani bir fıstık türü olan Menengiç yemişini getiriyorlar, ben çok sevdim.

DSC_0532.JPG

Almacı Pazarı: Erzak alışverişi yapmak için buraya mutlaka uğramalısınız. Antep fıstığı, salça, baharat, kurutulmuş dolmalık patlıcan ve daha aklınıza gelebilecek birçok yöresel yiyecek burada satılıyor. Eski şehirden ayrılmadan önce buraya uğramanızı tavsiye ederim, böylece elleriniz kollarınız dolu bir şekilde gezmek zorunda kalmazsınız. Ben yüklü bir alışveriş yapmıştım şahsen.

DSC_0632.JPG

Oyuncak Müzesi: Bey mahallesinde yer alan oyuncak müzesi özellikle çocuğu olanların ilgisini çekebilir. 1700’lü yıllardan günümüze oyuncak tarihinin en gözde örneklerinin sergilendiği müze tarihi bir Antep evinden dönüştürülmüş. Sunay Akın danışmanlığında, Gaziantep Belediyesi tarafından Avrupalı koleksiyonerlerden satın alınan 600’e yakın oyuncak burada teşhir ediliyor. Pazartesi hariç her gün saat 08:30-17:30 saatlerinde açık ve giriş yalnızca 1 TL.

bey

Bey Mahallesi: Gaziantep’in tarihi mahallesi adını 1587 yılında yapılmış Bey Camii’nden almış. Eski evler restore edilerek Gaziantep’in geleneksel mimarisini yansıtan evleri burada görebilirsiniz. Sokak genişlikleri ancak yüklü bir devenin geçebileceği şekilde olan bir mahalleymiş. Evliya Çelebi seyahatnamesinde bu mahalle için “Şehrin her sokak başında kale gibi kapılar vardır. Her gece sokaklarında kandiller yanar” diye bahsediyor. Sokakları dolaştıktan sonra eski bir konağın bahçesindeki kafede bir şeyler içtik. Adına bakmayı unutmuşum ama bahçesi çok keyifliydi. Mahalle güzel, yalnız çok üzüldüğüm bir problemi var, bu tarihi sokakların duvarları saçma sapan yazılarla dolu, çok yazık gerçekten.

DSC_0639.JPG

Aşina Gaziantep Mutfağı: Gündüz kebap denediğimiz için akşam yöresel ev yemeklerini denemek istedik. Ev yemekleri için en çok önerilen yer Aşina olduğu için buraya geldik.  Ben Antep’in meşhur yuva(r)lama çorbasını ilk defa burada denedim ama pek beğenmedim açıkçası. Alaca çorba çok daha lezzetliydi. Patlıcan dolma ve içli köfte de başarılıydı.

2. Gün

Sabah erkenden kalktık ve otelde kahvaltımızı ettik. Bir Gaziantep kahvaltısından bekleyeceğimiz her şey vardı. 10:30 gibi hazırdık ve vakit kaybetmeden otelden ayrıldık. Rotamızda ilk durak Zeugma Müzesi idi. Aslında burası kafamızda birinci günün planıydı ama müze kapanış saatlerini yanlış öğrendiğimden ikinci güne kaldı, o yüzden ilk iş burayı görmeye gittik.

DSC_0682.JPG

Zeugma Müzesi: Dünyanın en büyük mozaik müzesi ünvanına sahip müze gerçekten oldukça etkileyici. Sergilenen devasa mozaiklere insan hayran hayran dalıp gidiyor. Dünyaca ünlü Çingene Kız mozaiğini görebilmek için bir labirentten geçip içeride güvenlik bulunan karanlık bir odaya giriyorsunuz. Cahilliğime verin ama ben bu kızı büyük bir şey sanıyordum, dışarıda da dev mozaikleri görünce kocaman bir duvar bekliyordum. Çıka çıka dergi posteri boyutunda bir mozaik çıktı. 😀 Tabi ki dünya gözüyle bu eseri görmek çok güzel ama ufak bir şok yaşadığımı itiraf edeyim. Giriş 15 TL, Müze Kart ile ücretsiz.

DSC_0842.JPG

Halfeti Tekne Turu: Halfeti Türkiye’nin cittaslow yani yavaş şehir ünvanını almış yerlerden biri. Aslen Şanlıurfa’ya bağlı ama Gaziantep’e daha yakın olduğu için Gaziantep planımıza dahil ettik. Yol, hızınıza göre 1-1,5 saat arası sürüyor. Halfeti’nin bir kısmı Fırat’ın baraj suları altında kalmış, böylece yeni bir iş alanı ortaya çıkmış. Batık köye tekne turları düzenleniyor. Bir sürü tekne var, kalabalık gruplarla binebilir ya da özel kiralama yapabilirsiniz. Biz vaktimiz yok diye kalkmak üzere olan kalabalık bir tek eye atıverdik kendimizi, tur fiyatı kişi başı 10 TL idi. Siz tavaiyem mümkünse özel kiralama yapmanız, garip bir toplulukla çığlık kıyamet bir tur oldu bizimki. Ne doğru düzgün fotoğraf çekebiliyorsunuz, ne de bu turda ihtiyacınız olan dinginliği yakalayabiliyorsunuz. Önce, tarihi M.Ö. 800’lere dayanan Rumkale’ye götürüyorlar, ardından da batık köy Savaşan’a. Burada insan gerçekten kendisini çok garip hissediyor, özellikle sadece minaresi su üstünde kalan camii görününce olayın ciddiyetini daha bir kavrıyor insan. Savaşan’dan sonra geri dönülüyor, tur toplamda 1 saat sürüyor.

DSC_0965.JPG

Halfeti Şehir Turu: Halfeti’nin bir kısmı 10-15 km yukarıya taşınmış, Yeni Halfeti diye geçiyor ve çok çirkin. 😦 Gerçekten berbat bir yapılaşma ve sadece beton yığınından oluşan bir yer olmuş. Biz tabi ki burayı gezmiyoruz, Eski Halfeti’de su üstünde devam eden hayatı keşfetmek için sokakları dolaşıyoruz. Burada görmeniz gereken yerlerden biri Halfeti’nin gerdanı olarak anılan Asma Köprü, üstünden manzara harika. Gerçi biz gittiğimizde çökme tehlikesinden girişi kapatmışlardı ama herkes köprüdeydi hatta köprü üstünde gelin damat çekimleri bile yapılıyordu. Bir de burada karagül yetişiyormuş, ben göremedim açıkçası. Anlatılana göre dünyada siyah gül sadece burada yetişiyormuş, tohumunu alıp başka yerde ekince farklı renk oluyormuş. Halfeti’de yemek yerseniz Fırat nehrine özgü şabut balığını deneyebilirsiniz. Bir diğer yemek alternatifi de dönüşte Birecik’e uğrayıp Gülbaba’da patlıcan kebabı yemek. Biz Halfeti’ye arabayla gittik ama toplu taşıma kullanacaklar minibüsle önce Birecik’e oradan da Eski Halfeti’ye gidebilirler.

DSC_0535.JPG

Gaziantep’ten Ne Alınır? Gaziantep Alışveriş

Gaziantep’ten alınacakların başında Antep fıstığı, baklava, salça ve yemeni geliyor. Yemeni denince insanın aklına önce tülbent geliyor ama Antep’teki meşhur yemeniler fotoğrafta gördüğünüz ayakkabılar. Ayrıca bakırcılar çarşısından bakır da alabilirsiniz. Baklava için bizim tercihimiz yerlilerin tavsiyesi Koçak oldu, Elmacı Pazarı Güllüoğlu da önerilen yerlerden bir diğeriydi. Antep fıstığı, baharat ve salça için şiddetle Almacı Pazarı’ndaki Efendioğlu’nu tavsiye ediyorum, aldığımız her şey harikaydı. Yemeni için her yerde Yemenici Hayri Usta önerilmiş ama ünlendiği için fiyatları da diğer yerlerden yüksek, buranın online satış mağazası da var hatta. Gerçekten burada daha orijinal modeller var ama aynı kalitede üretim yapan başka yerler de var Bakırcılar Çarşısında, bir göz atın.

Daha fazla zamanı olanlar için not aldığım bazı mekanları ve gezilecek yerleri de yazmak istiyorum. Kahvaltıda Beyran yemek için Metanet Lokantası, yöresel kahvaltı için Orkide Pastanesi, şöbiyet için Zeki İnal, instagramda fenomen olan efsane tostları için Tostçu Erol, katmer için Katmerci Zekeriya, küşleme için Kebapçı Halil Usta vaktiniz varsa uğramanız gereken yerlerden. Gaziantep yemekleri ve mutfak kültürü hakkında bilgi edinmek için Emine Göğüş Mutfak Müzesi, hamam kültürü için eskiden Paşa Hamamı olarak hizmet veren Hamam Müzesi, şehrin en güzel manzarası ve Gazianteplilerin Kurtuluş Savaşı destanı için Gaziantep Kalesi gezilecek diğer yerlerden.

Gelecek yazılarımdan haberdar olmak ve daha fazla fotoğraf için beni takip etmeyi unutmayın! 😉

Instagram: hohhoyyt

Facebook: hohhoyyt

Yazar: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s