Hafta Sonu Mardin Gezi Rehberi

Mezopotamya’nın incisi Mardin, tarihi dokusu ve harika coğrafyasıyla bizi kendine hayran bıraktı. Çok uzun yıllardır gitmek isteyip de hep ertelediğim bu güzel şehre gitmek geçtiğimiz hafta kısmet oldu. Esnafla konuşmalarımızdan öğrendiğimiz kadarıyla, son beş senedir terör olayları nedeniyle şehre gelen turist sayısı çok düşmüş. Oysa tarih boyunca Sümerler, Hititler, Asurlar, Urartular, Persler, Romalılar, Selçıklular, Bizanslılar, Araplar, Osmanlılar ve daha birçok halka ve kültüre ev sahipliği yapmış bu şehir bizi öyle güzel karşıladı ki, daha önce gelmediğimiz için üzüldük. O kadar güzel insanlarla karşılaştık ve o kadar güzel yerler gördük ki, buraya çok daha fazla insan gelmeli diye düşündük. Bir hafta sonu Mardin’e cumartesi sabah gidip, pazar akşam dönmek amacında olanlar, ya da kapsamlı bir GAP turu yaparken uğramayı düşünüp Mardin’in nerelerini gezmeliyiz diye düşünenler için kısa kısa Mardin gezi notlarımı paylaşıyorum.

DSC_0448

DSC_0831.JPG

Mardin’e Nasıl Gidilir?

Mardin’ Sabiha Gökçen Havaalananından Pagasus ile Atatürk Havaalananından THY ile direkt uçabiliyorsunuz. Yolculuk 2 saat civarı sürüyor. İzmir ve Ankara’dan da direkt uçuşlar var. Dilerseniz, daha kapsamlı bir bölge turu için Diyarbakır ve Şanlıurfa’ya giderek buraları gezip araç ile Mardin’e ulaşım sağlayabilirsiniz. Hava yolu ile gittiğinizde, taksi kullanmak istemezseniz minibüslerle merkeze 3,5 TL karşılığında ulaşabilirsiniz. Biz araç kiralamayı tercih ettik. Havaalanı içinde Enterprise ve Avis’in ofisleri bulunuyor. Havaalanı çıkışında sağda bir alışveriş merkezi var, orada Hertz’in de ofisi bulunuyor. Budget’ın kampanyaları olmasına rağmen ofisi şehir merkezinde diye tercih etmedik ama gittiğimizde öğrendik ki Budget üzerinden kiraladığınız arabayı Avis’ten alabiliyormuşsunuz. Siz kiralamadan önce bir sorun yine de. Sadece şehir içini gezecekseniz ve oteliniz de Eski Mardin’deyse minibüs kullanın ama çevreyi rahat rahat gezmek için araç kiralamak şart.

DSC_0763.JPG

DSC_0401.JPG

Mardin’e Ne Zaman Gidilir?

Biz Nisan ayının son haftası gittik ve hava koşulları çok idealdi. Hem sonbahar hem ilkbahar, sıcaktan bunalmadan ve soğuktan donmadan gezmek için harika zamanlar. Nisan ve Mayıs aylarında gitmenin ekstra güzelliği her yerin yemyeşil olması. Hasankeyf’e geçtiğimizde henüz Nisan ayında olmamıza rağmen 30 dereceleri gördük, yazın nasıl oluyordur siz hesap edin artık. 🙂

DSC_0196.JPG

DSC_0747

Mardin’de Nerede Kalınır?

Mardin’de konaklama için en güzel yer tabi ki Eski Mardin. Otantik mimarili otelleri ve şehrin en güzel yerlerine yürüyerek gidebilme avantajıyla bu bölge sizin de tercihiniz olmalı diye düşünüyorum. Biz İzala Otel‘de kaldık ve her anlamda çok memnun kaldık. Otelin hem odalarından hem girişinde, tavanlarda el boyaması yöresel desenler çok hoş bir ambiyans yaratıyor. Odalarında sunulan bakım ürünleri ve ihtiyacınız olabilecek diğer her şey son derece kaliteli ve eksiksiz düşünülmüş. Araştırma yaparken ilk olarak Fransız stili yeşil bombeli tenteleriyle gönlümü çalan ve sonrasında odalarını görünce kesin kararımı verdiğim otel, kahvaltısıyla da bizi çok etkiledi. Kahvaltı sonrası avlusunda kahvelerimizi de içtik mi bizden güzeli yoktu. Bir de terasından Mezopotamya manzarası var ki güneşi batırmak için başka yer aramaya gerek kalmıyor.

DSC_0456

DSC_0463

FullSizeRe.ömnder

Mardin’de Ne Yenir Ne içilir?

Mardin’in tatmadan dönmemeniz gereken yöresel yemeklerinin başında kaburga dolması geliyor. Sabah erken saatlerde kısık ateşte pişirmeye başladıkları kaburgayı ikindide çıkarıyorlarmış. Kebap, köfte dışında et pek sevmiyor olmama rağmen bu lezzete ben bile karşı koyamadım. Bizim Adana ve Urfa olarak adlandırdığımız acılı veya acısız kıymadan Mardin kebabı da mutlaka denemeniz gereken lezzetlerden. Bizim içli köfte olarak bildiğimiz yemek onlarda irok olarak geçiyor ve gerçekten çok leziz. Sembusek denilen kapalı lahmacunlarını da tatmalısınız. Bunların dışında yöreye özel badem şekerlerini de deneyin derim. İçeceklere gelirsek, alıştığımızdan çok farklı olan Süryani şarabı ve Süryani kahvesini tavsiye ediyorum. Kahvenin içinde kakule denilen bir baharat var, çok fresh bir hava katmış. Bir de bakır kaselerde ikram edilen, minik kepçelerle içtiğiniz açık ayranlarını eminim çok seveceksiniz.

DSC_0502.JPG

DSC_0121

DSC_1009

Mardin Mekan Önerileri

Cercis Murat Konağı: Meze tabağı fotoğrafını ilk gördüğüm anda buraya gitmem gerektiğini biliyordum. 🙂 Mekana girdiğimiz andan çıkana kadar memnuniyetimiz hat safhadaydı. Ortam otantik ve şık, içli köfteler son derece leziz, kaburga dolması efsane, mezelerin her biri şahaneydi. Kışın narla sundukları rokalı, kuru domatesli salatayı, bahar ve yaz mevsiminde çilekle sunuyorlarmış. Biz çilekli versiyonuna denk geldik ve roka sevmeyen ben, rokanın o acı tadını almadım bile. Bizimle ilgilenen garsonumuz Ali her isteğimize Hızır gibi yetişti. Ağzının tadını bilen herkesin burayı çok seveceğine eminim. Mardin’de bir akşam yemeği için tercihiniz burası olmalı kesinlikle.

DSC_0480.JPG

DSC_0495.JPG

Kebapçı Yusuf Usta: Meşhur Mardin kebabını yemek için bu salaş kebapçıyı tercih ettik. Bir de Kebapçı Rıdo‘yu çok methetmişler, vakit olsa ikisini de deneyecektim ama içimden burada yemek geldi. İyi ki de öyle olmuş, hiç koku yoktu ve nefisti. Fıstıklı ve acılı Mardin kebabını denedik. Eşim fıstıklı kebabı pek ağız tadına uygun bulmadı ama ben o leziz kebabın arasında ağzıma gelen Antep fıstığı tadına bayıldım. Otelimizin hemen karşı çaprazında yer alması da bizim için güzel oldu.

DSC_0875

Seyr-i Mardin: Burasını yemek için değil de, Mezopotamya manzarasına karşı bir kahve içmek için öneriyorum. Sevenleri için nargile içme şansı da bulunuyor.

DSC_0739

Mardin’de Gezilecek Görülecek Yerler

Deyrulzafaran Manastırı: Mardin’in biraz dışında kalan manastır Süryani kadim cemaatinin dini merkezlerinden biri olarak geçiyor. Mezopotamya ovasına bakan yapı, Süryanilerin Hristiyanlığı kabulünden önce güneşe taptıkları bir sin mabedinin üzerine kurulmuş. Halen faal ol an manastırın içinde kutsal eşyalar ve 52 Süryani patriğinin mezarı bulunuyormuş, İsa’nın geri döneceğine inandıkları yöne doğru oturur vaziyette gömülmüşler. Buraya giriş saatleri sabah 08:30 – 12:00 arası ve öğlen 13:00 – 16:30 arası, kişi başı 6 TL ve ancak gruplar halinde rehberle gezmenize izin veriliyor. Sizden önceki grubun dönmesini beklerken, girişteki çay bahçesinde Süryani kahvesinin tadına bakabilirsiniz.

DSC_0001

DSC_0020.JPG

Mardin Ulu Cami: Mardin’deki simgesi ve en eski camisi olan yapının içinde küçük bir avlu, şadırvan ve Hz. Muhammed’in sakalının sergilendiği bir bölüm bulunuyor. Caminin çevresi keşfedilmeyi bekleyen dar sokaklar ve alışveriş yapabileceğiniz yerlerle dolu, Tarihi Kayseriye çarşısı da bu civarda yer alıyor. Gittiğimizde caminin taş duvarlarında çiçekler açmıştı, benim çok hoşuma giden minik bir detaydı bu da.

DSC_0698.JPG

DSC_0598

Zinciriye Medresesi: 14. yüzyılda Artuklular tarafından yapıldığı bilinen medrese iki avlu ve iki bahçeden oluşuyor. Eski Mardin’de merdivenlerden yukarı çıkarak ulaşıyorsunuz, ve Ulu Cami ile birlikte Mardin’in güzel bir manzarasıyla karşılaşıyorsunuz.

DSC_0732.JPG

Revaklı Çarşı: Revak, bir yapıda üstü örtülü ve önü açık kısımlara deniyormuş. Çarşı, adını bu sundurmalardan alıyor. “Tellallar” veya “Sipahiler” çarşısı olarak da biliniyor. Pazar günleri hariç buraları oldukça hareketli, Eski Mardin’de Ulu Cami’nin çok yakınlarında yer alıyor. Eve döndükten sonra fotoğraflarda fark ettiğim, küçük hikayelerden oluşan kağıtların sırrını ise henüz öğrenemedim. Mardin’e gittiğinizde belki siz öğrenirsiniz. 😉 Bilen, duyan olursa lütfen yorum olarak yazsın.

DSC_0689.JPG

DSC_0681.JPG

Sabancı Kent Müzesi: Eski Mardin’de yer alan müzede Mardin hakkında genel bilgiler ve bazı eski eşyalar bulunuyor. Okuduğum bloglarda bol bol önerildiğinden beklentim yükselmiş olsa gerek, bana çok basit geldi. Yine de yeri Eski Mardin’de ve girişi sadece 2 Tl olduğu için vaktiniz varsa bir ziyaret edebilirsiniz. Alt katında da fotoğraf ve resim sergisi bulunuyor.

DSC_0886.JPG

DSC_0883

Mardin Çevresinde Gezilecek Yerler

Midyat Gezilecek Yerler

Dinlerin kardeşçe yaşadığı kent olarak anılan Midyat dünyanın en eski yerleşim merkezi olan yukarı Mezopotamya’da yer alıyor. 1535 yılında Osmanlı topraklarına katılana kadar Sümerler, Urartular, Makedonyalılar, Persler ve Romalılar gibi pek çok farklı uygarlıkların egemenliğinde kalmış. Günümüzde de farklı dillere ve dinlere mensup insanlar bir arada yaşamaya devam ediyor.

DSC_0367

Mor Gabriel Manastırı: Süryani kadim cemaatinin en ünlü yapıtlarından biri olan manastır, Midyat’a 15 dakika mesafede yer alıyor. Dünyanın en eski faal hristiyan manastırlarından biriymiş burası. İçerisinde Meryem ana Kilisesi, Resüller Kilisesi, Kırk Şehitler Kilisesi, Sekiz Kemerli Odora Kubbesi ve Mısırlılar Kubbesi bulunmakta. “Mor” kelimesi Süryanice “Aziz” anlamına geliyormuş, buralarda adı Mor ile başlayan başka manastırlar da bulunuyor. 8:30-11:00 ve 13:00-16:30 saatleri arasında açık olan manastıra giriş kişi başı 5 TL ve rehberli olarak gruplar halinde gezebiliyorsunuz. Giderken yollarda yumuk yumuk koyunları otlarken görebilirsiniz. 🙂

DSC_0278

DSC_0323

DSC_0328

Konuk Evi: Eski Midyat’ta taş işçiliğinin en güzel örneklerinden biri olan konak Sıla dizisi ile popüler olmuş. Terasında muhteşem bir Midyat manzarası ile karşılaşıyorsunuz. Midyat merkezde en çok turist çeken yer burası diye düşünüyorum, inanılmaz kalablıktı. Aşağıdaki balkon fotoğrafını çekilmem pek kolay olmadı. 🙂

DSC_0103.JPG

DSC_0111

Hasankeyf  Gezilecek Yerler

Raman dağlarının eteklerinde, Dicle nehrinin iki yakasına kurulmuş, sular altında kalmak üzere olan bu kenti sulara gömülmeden önce görmek istedik. Açıkçası baya hayal kırıklığına uğradık. Çünkü o fotoğraflarda gördüğümüz güzel yerler, Artuklu Köprüsü, İmam Abdullah Zaviyesi, saraylar hep inşaat halindeydi. Bir de ben nedense orada yemek yiyeceğimizi hiç düşünmemişim, o yüzden de araştırma yapmamıştım. Gittiğimizde karnımız acıktı ve rastgele bir yere girdik. Yemek yediğimiz Yolgeçen Hanı‘nda karışık kebap söyledik, herhangi bir turistik yerde yiyeceğinizden farklı bir şeyle karşılaşmadık, vasattı. Yani yemek konusunda da tatmin etmedi bizi Hasankeyf, bence yemek işini buraya bırakmayın. Bu arada kentte hiçbir yerde alkol servisi verilmediğini öğrendik. Şehrin çarşısı da çok alışveriş yapılacak bir yer gibi gelmedi bize. 😦 Hasankeyf Mardin’e değil Batman’a bağlı ama Mardin’den iki saat uzaklıkta olduğu için gezi programına dahil edilebilir.

DSC_0113.JPG

DSC_0147.JPGDSC_0146.JPG

Zeynel Bey Kümbeti: Akkoyunlu Hükümdarı Uzun Hasan’ın Otlukbeli savaşından ölen oğlu için yaptırılmış olan kümbeti eski yerinde son görenlerden biri biz olduk. Gittiğimizde, birkaç gün içinde yeni yerine taşınacağını söylemişlerdi. Hazırlıklar devam ediyordu, yakından görme şansımız olmadı o yüzden.

DSC_0151.JPG

Seyir Terası: Hasankeyf Kalesi şu anda ziyarete kapalı, kenti tepeden görmek için biraz yukarıdaki seyir terasını ziyaret edebilirsiniz. En iyi panoramik fotoğrafı alabilmek için buraya çıkmanızı tavsiye ederim, giriş 1 TL. 🙂

DSC_0182

DSC_0186

DSC_0172

Dara Antik Kenti: Mardin’e 30 km uzaklıkta İpek Yolu üzerinde yer alan harabeler, Mezopotamya’nın en önemli yerleşim birimlerinden biri olarak gösteriliyor. Mağara evler ve su sarnıçları gerçekten görülmeye değer. Alana giriş ücretsiz. Yolda, Beyaz Su‘ya uğrayıp mesire alanında ayaklarınızı sulara sarkıtarak bir çay içmenizi tavsiye ederim.

DSC_0406

DSC_0415

DSC_0434.JPG

Mardin’den Ne Alınır?

Mardin’de takı işlerine Telkari deniliyor, yanlışım varsa düzeltin lütfen, bunun içine tespih de giriyor gümüş takılar da. Açıkçası Midyat bu konuda daha zengin, kendinizi oraya saklayın derim. Biz Mardin merkezden badem şekeri(Artukbey), şarap(Ninova) ve bakır taslar aldık. Hepsini çok beğendik, bakır tasları aldığımız yerin adını hatırlayamadım ama fotoğraftaki yer. 🙂 Çok naif bir sahibi, çok çeşitli ve kaliteli ürünleri vardı, görürseniz kaçırmayın. Bu arada Mardin’de şahmeran efsanesi var, kısmet ve şans için herkes evlerinde bulunduruyormuş, şahmeran işlemeli bir bakır tepsi alabilirsiniz.

DSC_0871.JPG

DSC_0868.JPG

DSC_0865

Bu güzel şehri gezmeniz için ufacık bir katkım olursa ne mutlu bana!

Gelecek yazılarımdan haberdar olmak ve daha fazla fotoğraf için beni takip etmeyi unutmayın! 😉

Instagram: hohhoyyt

Facebook: hohhoyyt

Yazar: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

2 thoughts

  1. Güzel yazı olmuş tebrik ederim, Mardini terörden kaostan uzak anlatımlarda görmek bizi mutlu ediyor. yeşilin tonundan suyun renginden tahmin ederek aynı tarihlerde belki aynı gün hasankeyfte bulunmuşuz, zeynel abidin türbesini de yerinde görmüşsünüz, artık orda değil. Yine bekleriz

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s