Halkidiki Gezi Rehberi

Kuzey Yunanistan seyahatimizin ikinci kısmını geçirdiğimiz Halkidiki üç parmaktan oluşan bir yarım ada. Öncelikle Halkidiki nerede diye düşünenleri aydınlatayım, sonra da parmakları anlatayım. 🙂 Yunanistan’ın kuzeyinde, Selanik’in güneyinde kalıyor. Üç parmağın üçü de birbirinden çok farklı yerler gerçekten. Birinci parmak, Kassandra, gösterişli, yoğun ve gece hayatı ile ünlü. İkinci parmak, Sithonia, huzur dolu ortamı, doğal güzellikleri ve nefis plajlarıyla ünlü. Üçüncü parmak, Athos ise Ortodox rahiplerinin yaşadığı ve kadınların girmesi yasak olan bir bölgeymiş. Halkidiki’nin üç parmağının nasıl yerler olduğunu özetlemek için bir erkeğin hayatından evrelerle ilişkilendirilen esprili bir ifade varmış. Kassandra için bir erkek kendisine bir kadın bulmak istiyorsa gideceği yer deniyormuş. Sithonia için, sevdiği kadının kalbini kazanmış olan erkeklerin eşini romantik bir tatile götüreceği yer ya da çocuğu olmuş çiftlerin gideceği yer deniyormuş. Athos için de, sevdiği kadın tarafından terk edilmiş ve huzuru ibadethanede arayan erkeklerin gideceği yer deniyormuş. Takdir edersiniz ki biz Sithonia’da kaldık. 🙂 Sithonia bizim için gerçekten çok güzel bir tercih oldu. Aynen dedikleri gibi, maviyle yeşilin bol bol buluştuğu huzur dolu bir bölge burası. Geçirdiğimiz beş gün sonrası tecrübelerimizi zaman kaybetmeden paylaşıyorum. Buyrun size Halkidiki’de gezilecek yerler ve yapılacaklarla ilgili notlarım.

IMG_2076
Sithonia

Halkidiki’ye Nasıl Gidilir?

Halkidiki’ye üç şekilde ulaşma şansınız var. Birinci ve en kısa yol uçakla çok yakındaki Selanik’e gidip araba kiralamak. İkinci yöntem kendinizi turlara teslim etmek.  Son ve bizim tercih ettiğimiz yöntem ise kendi aracınızla gitmek. Yol maceramızı merak ederseniz, buradan okuyabilirsiniz. Bu arada Yunanistan’da yol kenarlarında çok fazla minyatür kiliseler var. Bazılarında isim yazıyor, bazılarında fotoğraf var, türlü türlü yapılar görüyorsunuz. Eşimin tahmini o noktada ölenlerin anısına yapıldığıydı, benim de bu fikir aklımdan geçmişti ama o kadar fazlalar ki bu kadar fazla insan yol kenarlarında ölmüş olamaz diye düşünmüştüm. Sonradan öğrendi ki gerçekten o noktada kaza geçirip ölenler için yakınları tarafından yaptırılıyormuş ama sadece ölenler değil, büyük bir kazadan kurtulanlar da yaptırıyormuş. Bu da sayının bu kadar fazla olmasına açıklık getirmiş oldu. 🙂

DSC_0444
Yol Kenarındaki Kilisecikler

Halkidiki Konaklama

Ta Petrina: Ben bebeğimiz olduğu için mutfağı olan apart tarzı otelleri araştırdım açıkçası. Sithonia bölgesindeki bu tip otellere bakınırken zeytin ağaçları içindeki büyük bahçesi, taş evleri ve oyuncaklarla dolu çocuk bahçesi ile bu otel dikkatimi çekti. Oldukça yüksek puanlaması ve çok iyi yorumları vardı, o yüzden fazla da uzatmadan bu otelde karar kıldım. Sithonia’nın gözde beldelerinden Vourvourou’daki otelimizden, beklediğimden daha memnun kaldık. Bir kere aynen fotoğraflardaki gibi huzur dolu bir ortamı var. Ek olarak bebeğimiz için bahçeden meyve ve köyden doğal yumurta ikram ettiler bize. Ayrılırken de kendi organik üretimleri olan bir şişe zeytinyağı yine oğlumuz için hediye ettiler. Giriş katındaki evlerde kalmanızı öneririm. Balkonunuzdan bahçeye 2-3 merdiven inerek ulaşıyorsunuz. Odamız da gayet ferahtı. Açık mutfaklı ve köşe sedirli bir salon ile bir yatak odası bulunuyor. Bizim kaldığımız oda tipi gecelik 110€ idi. Bu fiyata hiçbir öğün dahil değil. Benim için kahvaltı hazırlamak zaten bir mutluluk olduğu için yakındaki süper marketten alışverişimizi yapıp sabahları kendi kahvaltımızı hazırladık. Yurt dışında market alışverişi yapmaya bayılıyorum, kendimi oraya ait hissetmemi sağlıyor. 🙂 Burada kalacaksanız suyunuz dahil her şeyinizi kendiniz alacağınızı göz önünde bulundurun lütfen. Rezervasyon için buraya tık tık.

DSC_0581
Ta Petrina

Halkidiki Yeme İçme Rehberi

Barbouni: Benim Halkidiki’de yediğimiz akşam yemeklerinden en çok sevdiğim bu oldu. Yediğim en leziz barbunya balığını burada yemiş olabilirim, tazecik ve çok güzel pişmişti. Onun dışında yediklerimizin de hepsi çok lezizdi. Restoran Ormos Panagias tarafında yer alıyor. Açık havadaki masaları kumların üzerinde, yani en sevdiğim tarz. Hatta bir kısmı denizin üzerinde sayılır, dalga geldikçe deniz ayaklarınızın altından geçiyor. Çalışanları da ilgili ve servis hızlıydı.

DSC_0569
Barbouni

Gorgona / Pullman: Otelden aldığımız öneriyle, çok yakınımızdaki bu restorana gittik ve gayet memnun kaldık. Midyeli pilav harikaydı. Ev şaraplarına bayıldık. Diğer mezeleri de gayet lezizdi. Restoran denizin hemen dibinde, önünde plajı da var. Çalışanlar çok ilgili, servis gayet hızlıydı. Bu arada akşamüstü rezervasyon yaptırmaya gerek var mı diye uğradık, yok canım bu sezonda ne rezervasyonu şeklinde bir cevap aldık. Ama gittiğimizde günlerden salı olmasına rağmen son boş masayı bulduk ve bizden sonra gelip geri dönen insanlar oldu. Yani yüksek sezonda rezervasyonsuz yer bulmak zor olur muhtemelen. Bu civarlarda kalıyorsanız gitmenizi tavsiye ederim.

DSC_0076
Gorgona / Pullman

Thea Thalassa: Afitos’a gittiğimiz akşam burada yemek yemiştik. Normalde yediklerimizden farklı bir şeyler söyleyelim dedik. Peynirli kalamar dolması konusunda çok kararsızım Ağzıma gelen tatlar sürekli değişkenlik gösterdi resmen, ilk yediğimde çok beğendim, sonrasında bir garip geldi, anlayamadım. 😦 Tarak ve midye saganiki fena değildi. Mücverine tek kelimeyle bayıldım. Tazecik ve çok hafifti. Manzarası çok güzel, yukarıdan alabildiğine denize bakıyorsunuz.

DSC_0398
Thea Thalassa

Pizza Rio: Vourvourou’da, otelimize çok yakın olan bu pizzacı, odun ateşinde yapıyor pizzalarını. Her gün deniz ürünü yemekten fenalık geldiği bir gün kendimizi buraya attık, iyi ki de gitmişiz. Pizzaları gerçekten lezzetliydi ve sahibi de çalışanları da çok tatlı insanlardı. Bu arada bir pizzayla iki kişi tıka basa doyar. Biz eşimle farklı tarzda pizza sevdiğimiz için iki ayrı pizza söyledik, pizzaların yarısından fazlası arttı. Pizzaların arttığını görünce direkt paket getiriyorlar, gecenin ilerleyen saatleri için birebir 🙂

DSC_0199
Pizza Rio

Halkidiki Plajları

Manassu Beach: Gittiğimiz plajlar arasında açık ara en sevdiğimiz burası oldu. Öncelikle denizi mükemmel, girişi taşlık olsa da girdikten sonra çıkmak istemiyorsunuz. Şnorkelle keşfe çıkmanızı tavsiye ederim burada. Ayrıca baya geniş bir alana yayılmış durumda, o yüzden ortam çok ferah. Plaja her türlü içecek ve az seçenek de olsa yiyecek servisi yapan bir barı var. Bunun dışında, içinde yemek yiyebileceğiniz ya da plaja paket servis yaptırabileceğiniz bir restoranı var, burada seçenek çok bol. Restoranın hemen ön kısmında büyük ağaçların gölgesinde kalan yataklı kısımlar var ki burası tam çocuklu ailelere göre, ön kısımda ise şezlonglu alan başlıyor. Biz buraya bayıldık. Giriş ve şezlonglar için bir şey ödemediğimizi söylememe gerek yok herhalde, tüm seyahatimiz boyunca böyle bir uygulamaya denk gelmedik. Keşif amaçlı her gün başka bir yere gitsek de buraya geri döndük. Bu arada tesis bünyesinde, hemen yan kısımda bir kamp bölgesi de var, nasıl kalınıyor bilmiyorum ama belki sizin ilginizi çeker.

DSC_0107
Manassu Beach

Bahia Beach: Burasının da yine denizi çok güzel, yataklı bölgesi ve şezlonglu kısmı var. Güzel bir barı var. Biraz küçük bir koya konuşlandırılmış ve biraz dip dibe ortam var. Biz gittiğimizde kalabalık olmadığı için rahatsız etmedi ama yüksek sezonda sıkıntı olur. Buranın benim ilgimi çeken özelliği kıyıdan tüplü dalış yapılıyor olması. Bebeğimizden dolayı ben yapamadım ama şnorkelle bile çok güzel görüntülere şahit olunan bölgede dalarak eminim çok daha fazla canlı görebiliyorsunuzdur. Dalış yapıyorsanız bence bir deneyin.

DSC_0338
Bahia Beach

Orange Beach: Diğer ismi Portokali olan bu plaj kayalıklarla ikiye ayrılmış durumda. Sağ taraftaki küçük kısımda tesis yok, ve kum kısmı yok denecek kadar az yani kayalıklara yayılmanız gerekiyor. Sol tarafta bar ve şezlonglar var ama kendişemsiyeniz ve havlunuzla da oturabiliyorsunuz. Sol taraf sağ taraftan daha büyük olsa da yine de küçük bir alan ve gerçekten aşırı kalabalık. Gittiğimiz gün dalgalı olmasına rağmen deniz güzeldi ama bu kadar kalabalık beni yoruyor açıkçası, o yüzden fazla duramadık.

DSC_0456
Orange Beach

Halkidiki Gezilecek Yerler

Afytos: Bu köy Halkidiki’nin Kassandra parmağında yer alıyor. Kaldığımız otelden yani Vourvourou’dan 1 saat civarı bir yol sonrası buraya ulaşabildik. Köy bizim için tam bir hayal kırıklığı oldu desem yeridir. O kadar çok övülmüş ki, mesafe uzak da olsa mutlaka gitmeliyiz diye sıkıştırıyordum eşimi. Bizim de beklentimiz bu yüzden çok yükseldi herhalde, bu muymuş yani dedik. Yapılar bölgenin geri kalanına kıyasla daha güzel ama ben böyle her köşesinde fotoğraf çekmek isteyeceğimiz bir yer hayal etmiştim, değilmiş 🙂 Burada en çok sevdiğimiz yer, Magemenos ismindeki el yapımı objeler satan küçük dükkan oldu. Siz de bizim gibi yurt dışından sanat eserleri toplamayı seviyorsanız, burası ilginizi çekecektir.

IMG_2103
Afytos

Halkidiki çok büyük bir yarımada ve her yerini keşfetmek için çok daha uzun zaman gerekiyor ama biz de yeterince keyfini çıkardık diye düşünüyorum. Gezebildiğimiz kadarını paylaştım, umarım işinize yarar! İyi tatiller!

Yunanistan’ın başkentini de gezmeyi düşünürseniz Atina yazıma mutlaka göz atın. 😉

Beni facebook ve instagramdan takip edebilirsiniz.

Yazar: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

11 thoughts

  1. Yazınıza bayıldım, hemen kalkıp gidesim geldi 🙂 Ancak önerdiğiniz otelde bizim seyahat tarihlerimizde yer yok 😦 önerebileceğiniz başka oteller var mı? ya da lokasyon olarak adanın hangi bölgesini seçmeliyiz?

    Beğen

    1. Merhaba, yazıyı beğenmenize çok sevindim. Otelimiz Sithonia – Vourvourou civarındaydı ve çocuklu bir aile olarak çok memnun kaldık. Diğer otelleri hiç bilmiyorum ne yazık ki. Şimdiden iyi tatiller. 🙂

      Beğen

  2. Merhaba,

    Halkidiki sahilleri hemen derinlesiyor mu yoksa 200 metre sonra hala diz seviyesinde mi? Gecen sene Thassos’da ziyan olmustuk, o yuzden soruyorum 🙂 Simdiden tesekkur ederim, fotograflar da harika!

    Beğen

    1. Merhaba, çok teşekkürler. Evet, bizim gittiklerimiz hemen derinleşiyordu. Ama burada yazdıklarımın dışında, sığ olan plajlar da vardı araştırdığım kadarıyla..

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s