Seyahatlerde Güzel Fotoğraf Çekmek için Taktikler

Fotoğraf konusunda ahkam kesecek bir profesyonelliğe sahip değilim ama sizlerden gelen sorular ve övgüler neticesinde kendi fotoğraf çekme taktiklerimi paylaşmaya karar verdim. Daha önce fotoğrafçılık kurslarına gitmiştim, onu da belirtmek isterim. Kullandığım ekipmanlar çok soruluyor, o konuda da bir yazı yazdım, şuradan okuyabilirsiniz. Ekipmanlarımı paylaştım ama ben güzel fotoğrafın ekipmanla değil çeken gözle daha fazla ilgisi olduğunu düşünenlerdenim. Düşük bütçeli bir kamera ya da telefon ile de harikalar yaratılabilir bence, yeter ki isteyin. O zaman buyurun, iyi seyahat fotoğrafları nasıl çekilir birlikte inceleyelim. 🙂

Fotoğrafta Işık

Fotoğraflarda ışığın önemi çok büyük. Işığın yönü ve sıcaklığı tüm fotoğrafı baştan yaratıyor. Genel olarak ışık kaynağını arkanıza almanız daha güzel fotoğraflar çekmenizi sağlar. Işığa karşı çekim yaptığınız zaman objeler karanlık çıkar, daha çok siluet fotoğrafı çekmek için kullanabileceğiniz bir taktik bu. Ya da dramatik fotoğraflar için deneyebilirsiniz. Işık karşıdan gelirken normal bir fotoğraf çekmek istiyorsanız ekstra flaş veya reflektör kullanabilirsiniz. Bunlar profesyonel fotoğrafçı değilseniz seyahat ederken pek tercih edilecek yöntemler değil açıkçası, ben mümkün mertebe ters ışıkta fotoğraf çekmekten kaçınıyorum. Bir de güneşin tam tepede olduğu zamanlar çekim yapmaktan kaçınmak gerekiyor. Çok fazla gölgeli fotoğraflar ortaya çıkıyor. Işık sıcaklığının en güzel olduğu zamanlar da “golden hour” olarak tabir edilen gün batımından önceki saatler ve gün doğuundan sonraki saatlerdir.

unawatuna-1-2.jpg

Fotoğrafta Kompozisyon

Fotoğrafta bence en önemli şeylerin başında kompozisyonu ayarlamak gerekiyor. Elinde isterse dünyanın en iyi makinesi olsun, bazı insanlar gerçekten çok kötü kompozisyonda fotoğraflar çekebiliyor. Bir kere fotoğrafçılıkta bazı kurallar var ve ben onları önemsiyorum açıkçası. Tabi ki bütün kuralları yıkıp, bambaşka açılar deneyerek son derece yaratıcı fotoğraflar da ortaya çıkarabilirsiniz ama normal bir gezi fotoğrafı için dikkat edebileceğiniz şeyler var , öncelikle bunları aklınızda tutarak çekim yapabilirsiniz. Mesela altın oran da denilen 1/3 kuralı fotoğrafın odak noktasını veya noktalarını belirlerken dikkat edeceğiniz kurallardan biri olabilir. Kadrajınızı dikey ve yatay olarak çizgiler çekerek eşit aralıklarla üçe böldüğünüzü hayal edin, odak noktalarınızı bu çizgilerin üzerine getirdiğinizde çok daha etkili fotoğraflar çekersiniz. Eğer bir insan çekiyorsanız, o kişinin bakış/gidiş yönünde daha fazla boşluk bırakmak da izleyici için fotoğrafı hissetmeyi kolaylaştırır. Çok yakın bir portre fotoğraf değilse uzuv kesmek fotoğrafı kötü gösteren şeylerden biridir. Yani çektiğiniz kişi fotoğrafta uzak bir konumdayken bir de üstüne kolu bacağı keserseniz güzel görünmez. Farklı açılar denemeniz de kompozisyon için faydalıdır. Yansımalardan yararlanabilirsiniz, bir göl, havuz, hatta bazen ufacık bir su birikintisiyle bile harika yansıma fotoğrafları elde edebilirsiniz. Mevcut ortamda bulunan çerçevelerden yararlanabilirsiniz. Mesela bir kayalık arasından kayalıklar da görünecek şekilde manzaranın fotoğrafını çekebilirsiniz. Bir ağacın dallarının ve yapraklarının oluşturduğu çerçeve içinde bir insanı çekebilirsiniz, bir kaledeki oymaların arasından şehri çekebilirsiniz, vs. vs. örnekler siizn yaratıcılığınıza kalmış. Yerden fotoğraflar çekebilirsiniz, zemini de içine alarak farklı açılar yakalayabilirsiniz. Şehrin yüksek bir yeri varsa, oraya çıkarak şehri tepeden çekmeyi deneyebilirsiniz. Kompozisyon kurallarının dışında yaratıcı fotoğraflara örnek vermek gerekirse; Murad Osman’ın followmeto fotoğrafları olabilir. Bu fotoğraflarda, izleyiciye kameranın arkasında kendisi varmış hissi veren bir etki var. ayrıca fotoğraftaki arka planlar da genelde çok etkileyici oluyor.

DSC_0150-2

Fotoğrafta Kıyafet

Ben oğlumla baş başa olduğum seyahatler için olmasa da diğer seyahatlerde genelde kıyafet konusuna dikkat ediyorum. Oğlumla olduklarımda bile 1-2 tane de olsa ortama yakışacak kıyafet götürüyorum. Bunun için instagram’ı biraz karıştırmak gerekiyor tabi, gideceğiniz yerde daha önce çekilen fotoğraflara bakarsanız aklınızda bir fikir oluşabilir. Mesela çöl ortamlarında uçuş uçuş elbiseler çok hoş oluyor. Bali’deki dev salıncaklarda sallanırken yine uzuuun uçuşan etekler çok etkileyici görünüyor. Bali’de bazı yerlerde fotoğraf için kıyafet kiralama yapan yerler bile bulunabiliyor. Fotoğrafta güzel görünecek kıyafetlerle gezinizi yaparken abartmamaya özen gösterin derim. Instagram’da bazen insanların şifon elbiseyle şehirleri gezdiğini görüyorum.  Şifon elbise gezmek için kötü bir seçim bence, çok terletir, rahat gezemezdiniz. Estetik görünse bile bu tarz fotoğraflar bana çok yapay ve komik geliyor açıkçası. Tek fotoğraf çekilmek için böyle bir kıyafet de alınabilir belki ama gezmeye devam etmek için tavsiye etmem. Hem rahat hem şık bir şeyler bulabilirsiniz eminim. 😉

Fotoğrafta Renkler

Fotoğraflarda kontrast renkleri kullanmak her zaman ilgi çekiyor. Mesela turuncu çöl kumlarının içinde saks mavisi bir elbise ya da siyah bir binanın önünde sarı bir kıyafetle fotoğraf çekilmek fotoğrafı daha dikkat çekici hale getirebiliyor. Bu da yine gideceğiniz yere göre kıyafet seçerken yardımcı olabilir. Tabi ki sadece kıyafet ve ortam uyumu değil, genel olarak renklerin canlı ve bol olduğu fotoğraflar da insanın gözüne hoş geliyor, gittiğiniz yerlerde böyle noktalar varsa kaçırmayın.

Fotoğrafta Zamanlama

Popüler yerlerde saatlerce fotoğraf sırası beklemek istemiyorsanız ya da fotoğrafınızda sizinle birlikte onlarca insanın olmasını istemiyorsanız zamanlamanız çok önemli. Ya sabah erkenden kalkacaksınız ya da herkesin dağıldığı geç saatlere kalacaksınız. Sabah erkenden kalkmak her yerde işinize yararken geç saatlere kalmak sadece bazı yerlerde iş görecek bir şey çünkü havanın kararma riski var. Özel olarak gece fotoğrafı çekecekseniz tabi ki havanın kararması önemli olmayacaktır. Eğer erken kalkamıyor ya da geç saate kalamıyorsanız bulunduğunuz zamanda sabırla bekleyin. Ben bazen tek bir fotoğraf karesi için 20-30 dk bekliyorum. Yani bu sadece fotoğraf kuyruğu olan yerler için geçerli değil. İçinde kendimin olmayacağı bir fotoğraf için, kadrajı belirleyip makine elimde insanların bir anlık dağılmasını bekliyorum. Son olarak gün batımından sonra bir süre daha beklemenizi tavsiye ederim. İnsanlar bir yerin gün batımı güzelse genelde o anı bekleyip gidiyor ama güneş battıktan bir süre sonra çok daha çılgın renkler ortaya çıkabiliyor.

DSC_0358-3.jpg

Fotoğrafta Mekan

Fotoğraf çekeceğiniz belli başlı mekanları önceden belirleyin. Tabi ki yolda görüp de spontane fotoğraf çekileceğiniz yerler olacak ama bazı noktaları yol üstünde göremeyebilirsiniz. bunun için instagram’da gideceğiniz şehrin hesabı varsa onu inceleyebilirsiniz, onlar genelde şehrin en güzel noktalarının fotoğraflarını paylaşırlar. Pinterest’ten de fotoğraflar konusunda destek alabilirsiniz. Son olarak google’da “…… instagram spots” şeklinde arama yaparak bu konuda hazırlanmış listelere ulaşabilirsiniz. “…..” yerine gideceğiniz yeri yazıyorsunuz tabi ki. 😉 Ben her akşam yatmadan önce mutlaka ertesi günkü gezi rotam üzerinde gideceğim fotojenik yerlerin listesini not alıyorum.

Fotoğrafta Flaş Kullanımı

Ben şehsen mümkün mertebe flaş kullanmaktan kaçınıyorum. Loş ışık olsa bile flaşsız çekip sonradan fotoğrafın rengini açmayı tercih ediyorum. Flaş genelde fotoğraflarda kötü lekelere sebep oluyor. Işık patlamaları, kırmızı gözler vs. kötü çıkıyor. Tabi ki bu makinelerimizin üzerinde olan flaş ile çekince oluyor. Eğer harici, güçlü bir flaş alırsanız kullanım alanınız artar. Ben makinenin üzerindeki flaşı genel olarak objeye yakınsam kullanıyorum, ışık az olduğunda veya güneşe karşı çekilen fotoğraflarda kullanabiliyorum, farklı bir ışık kaynağı görevi yapıyor.

DSC_0862-2.jpg

Kamera Ayarları

Eğer profesyonel veya yarı profesyonel makineniz varsa mutlaka bazı ayarları kullanmayı öğrenin. Diyafram nedir, enstantane nedir, ISO nedir, nasıl kullanılır bilmekte fayda var. Bunları kısaca tanımlamam gerekirse diyafram ışığın miktarı, enstantane ışığın süresi, ve ISO da makinenin ışığa karşı hassasiyeti diyebilirim. Diyafram değeri f olarak gösterilir ve bu değeri artırdığınızda diyafram kısılarak ışık miktarı azalır, netlik alanı artar çektiğiniz karedeki her şey hemen hemen aynı netlikte olur. F değeri azaldıkça diyafram açılır, ışık miktarı artar, netlik alanı azalır ve odak noktanız dışında kalan kısımlar flulaşır, yani bokeh etkisi oluşur. Diyaframınızın aralığı fazla değilse o zaman ışığın süresini arttırarak daha fazla ışık almayı deneyebilirsiniz. Enstantane aslında deklanşöre bastığımız an ile fotoğrafın sonuçlandığı an arasında kalan zaman oluyor, bazen deklanşör sesini geç duyarsınız ya, işte orada makineniz karanlıkla mücadele etmeye çalışıyordur. Yalnız ışığın daha uzun süre düşmesini istediğiniz durumlarda tripod olması iyi olacaktır çünkü ellerimiz titreyince düzgün bir fotoğraf ortaya çıkmıyor. Işık bol olsa bile uzun pozlama gerektiren, mesela şelaleden akan suyun flulaştığı, etkileyici görüntüler elde etmek için de bu yöntem kullanılır. Hem diyafram aralığınız dar, hem de tripodunuz yoksa ISO değerini arttırıp makinenizin mevcut ışığa karşı daha duyarlı hale gelmesini sağlayabilirsiniz. Ancak ISO değerini çok arttırdığınızda fotoğraflar karıncalanmaya başlar. Bu üçlü fotoğrafta en temel kavramlar ve bunları değiştirerek çok farklı etkiler yaratabilirsiniz, umarım açıklayıcı olmuştur. Telefonunuzda da ufak tefek bile olsa ayarlar oluyor, onları da bilmek bazen oynamak hayat kurtarabiliyor.

Tek Başınayken Fotoğraf Çekilmek

Fotoğraflara dair en çok aldığım soru: “Bu fotoğrafları kim çekiyor?” Tabi ki içinde benim olduğum fotoğraflar için soruluyor bu soru. Malum, içinde kendimizin olduğu fotoğraflar instagram’da daha çok seviliyor, o nedenle bol bol kendimi paylaşıyorum. Aslında benim çektiğim fotoğraflar daha güzel bence. 😛 Neyse, tek başıma ya da oğlumla baş başa olduğumda fotoğrafların çoğunluğunu o anda seçtiğim herhangi biri çekiyor. Bu kişiyi seçerken açıkçası rastgele yoldan birini çevirmiyorum, onun yerine fotoğraf çekilmek istediğim yerde uzun uzadıya fotoğraf çeken insanları yakalıyorum. Onlar iyi çekiyordur diye düşünüyorum ve genelde yanılmıyorum. 🙂 Onun dışında tabi ki daha uzun zamanım olan ve çok kalabalık olmayan yerlerde tripod kullanıyorum. Kendi kadrajımı kendim belirlediğimde içim daha rahat oluyor. Uzaktan kumanda veya makinenin zamanlayıcısını kullanıyorum. Son olarak bazı yerlerde rehberle geziyoruz ve onlardan rica ediyorum. Aşağıdaki fotoğraflarda, zaman kurarak çekmeye çalıştığım fotoğraflar var. Birkaç denemeden sonra doğal ve güzel bir an yakalayabilmişim. 🙂 Tabi ki instagram’a 4. fotoğrafı koydum.

My Post.jpg

Fotoğrafları Düzenlemek

Fooğrafları düzenlemek için pek çok uygulama kullanıyorum ama favorim Lightroom tabi. Fotoğraf düzenleme ile ilgili daha önce oldukça detaylı yazılar yazmıştım o nedenle burada tekrar üstünden geçmeyeceğim. Aşağıdaki yazıları okumanızı tavsiye ederim. 😉

Adobe Lightroom’da Fotoğraf Düzenleme: Örnek Fotoğraflarla Adım Adım Lightroom

Fotoğraf ve Video Düzenlemek İçin 10 Telefon Uygulaması

Fotoğraf Aktarımı ve Yedek Almak

Fotoğraflarımı her seyahat dönüşü mutlaka harici hard diskime aktarıyorum. 1 TB’lık bir hard diskim var ve halen dolmadı. Seyahat esnasında ise fotoğraf makinesinin wifi özelliğini kullanarak, her akşam o günden en beğendiğim fotoğrafları telefonuma aktarıyorum. Telefonda da icloud’un ücretli versiyonunu kullanıyorum. Telefon wifi’ye bağlandığı anda fotoğraflarım icloud’a yedeklenmiş oluyor. Fotoğraf makinenizin wifi özelliği yoksa kendinden wifi özelliği olan sd kartlardan alabilirsiniz. Ben eski makinemde onlardan kullanıyordum.

Gelecek yazılarımdan haberdar olmak ve daha fazla fotoğraf için beni takip etmeyi unutmayın! 😉

Instagram: hohhoyyt

Facebook: hohhoyyt

 

Author: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz Tarhan. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

7 thoughts

Bir Cevap Yazın