Doğu Karadeniz’e Gitmek için 10 Neden: Mutlaka Yapılması Gerekenler

Doğu Karadeniz’e gitmek için neden çok, ben de kendimce başlıcalarını saymak istedim. Bunlar aynı zamanda Karadeniz’e gidenlerin yapmadan dönmemesi gerekenler. Kuzenim Trabzon’a taşındıktan sonra birkaç kez gitme ve bölgede farklı yerleri gezme fırsatı bulmuştum. Son olarak da geçtiğimiz ay ailem ve oğlumla küçük bir hafta sonu kaçamağı yaptık. Önceki ziyaretlerim ve son seyahatimizin bana verdiği yetkiye dayanarak hazırladığım Doğu Karadeniz gezi rehberini keyifle okumanızı dilerim. 🙂 Yaz ayları ve son bahar Doğu Karadeniz’i gezmek için en güzel zamanlar, havalar çok soğumadan oksijene ve yeşile doymak için siz de hemen bir gezi planı yapın bence! 😉

Muhlama/Kuymak: Karadeniz’e gidip de şu manzaraya karşı bol tereyağlı bir muhlama yemek istemez misiniz? Bu arada muhlama mı mıhlama mı yoksa kuymak mı sorularına hemen açıklık getirmek istiyorum. Karadenizlilerden öğrendiğim kadarıyla, mıhlama ve muhlama aynı şey olmakla birlikte iki kullanım da doğruymuş, yöreye göre farklı söyleniyormuş. TDK’da mıhlama olarak geçtiği için doğrusunun mıhlama olduğunu okumuştum bazı yerlerde ama oradaki açıklama ” Yumurta, un, soğan, ıspanak karışımıyla yağda yapılan bir yemek türü” olarak geçiyor, yani farklı bir yemek. Bizim bahsettiğimiz mıhlama ise tereyağ, mısır unu ve peynir ile yapılıyor. Kuymak ve muhlama da aynıymış gibi görünse de ufak tefek farklarla birbirinden ayrılıyor. Trabzon’da kuymak, Rize’de muhlama yapılıyor. Aralarındaki en önemli fark ise kuymakta öne çıkan malzeme mısır unu iken, muhlamada peynir olması. Ayrıca muhlamada tereyağ da gözle görülür şekilde daha fazla kullanılıyor. Bu fotoğraftaki anı yaşamak istiyorsanız adresiniz Çinçiva Kafe. 😉

muhlama
Gördüğünüz gibi muhlama , yağ içinde yüzüyor resmen.

Hamsiköy: Hamsiköy denilince birçoğunuzun aklına hemen yemyeşil bir yayla manzarasına karşı elde sütlaç fotoğrafı gelecektir. Köy, Türkiye’de sütlacın en iyi yapıldığı yer olarak geçiyor ve bu ünü sonuna kadar hak ediyor gerçekten. Bu lezzetin sırrı yaylalarda beslenen ineklerden elde edilen mis gibi süt diye düşünüyorum. Köyün içinde sıra sıra dizilmiş pek çok sütlaççı görebiliyorsunuz ama sütlacın en iyi yapıldığı adres Osman Usta’nın Sütlaç Yeri olarak da geçen Yayla Lokantası. Niyazi Usta’nın yeri de tavsiye edilen sütlaççılardan biri. Karadeniz’de olduğu için veya hamsi bol olduğu için adı Hamsiköy sanmayın. Burası beş köyün birleşiminden oluşan bir köymüş ve ismi de Arapça’da beş anlamına gelen hamse kelimesinden geliyormuş. Hamse zamanla hamsi olarak söylenmeye başlamış ve şimdiki adını almış. Burası Trabzon’a 47 kilometre uzaklıkta, Maçka ilçesine bağlı bir köy. Köye ulaşmak için Trabzon’dan Gümüşhane yönüne gitmeniz gerekiyor, coğrafya derslerinden hatırlayacağınız meşhur Zigana geçidi de köyün yukarısında kalıyor bu arada. Bu köy bence insana Alpler’deymiş hissi veriyor, alabildiğine yeşillik. Hem sütlacı hem doğasıyla Hamsiköy, Doğu Karadeniz’e gelme sebeplerinden biri kesinlikle, sakın es geçmeyin.

hamsikoy-ustatur
Fotoğraf kaynak: Ustatur

Uzungöl: Karadeniz’in parlayan yıldızlarından biri olan, Trabzon’un Çaykara ilçesine bağlı Uzungöl, Haldizen deresinin vadisinde meydana gelen heyelan sonucu dere yatağının kapanması ile oluşmuş bir göl. Denizden 1100 metre yükseklikte bulunan göl her mevsim yağış alan bir iklime sahip, sis de çok fazla oluyor. Gölün çevresi de aslında bir yayla ve köy ama şimdilerde oldukça turistik bir yere dönüşmüş durumda. Bölgeye ulaşmak için Trabzon’dan toplamda 1,5 saat civarı bir yol sizi bekliyor. Rize istikametinde gidiyorsunuz, Sürmene’yi geçtikten bir süre sonra sahil şeridinden ayrılıp Of’a doğru sapıyorsunuz, Of’a girmeden Çaykara tabelasını görünce o yolu takip ediyorsunuz, Çaykara’dan 5 dakika sonra Uzungöl’e varıyorsunuz. Bu yoldan çok zevk alacağınıza eminim, yeşillikler arasında gidilen her yol bana inanılmaz bir huzur veriyor. Uzungöl’deki en meşhur görüntü dere kenarındaki caminin minaresinin suya yansıması. Gittiğinizde her yer sis kaplı olabilir, moralinizi bozmayın sis her an kalkabilir ya da tam tersi gittiğinizde hava açıksa fotoğraf çekmek için acele edin çünkü aniden sis çökebilir. Uzungöl çevresindeki ormanlarda trekking ya da ATV safari yapabiliyorsunuz, biz gittiğimizde sisten dolayı mümkün olmamıştı ama keyifli olacağına eminim.

Uzungol-ridosotel
Fotoğraf kaynak: ridosotel

Fırtına Vadisi: Rize’nin Çamlıhemşin ilçesinin sınırları içerisinde yer alan Fırtına vadisi, adını içerisine yayılmış olan Fırtına deresinden alıyor. Fırtına deresi, Rize’den yaylalara doğru giderken yanı başınızdan sürekli sizi takip edecek olan coşkulu bir akarsu. İlginizi çekiyorsa bu derenin üzerinde zipline yapma şansınız var. Fırtına vadisinde yolculuğunuz boyunca sık ormanlar, çay tarlaları, dik yamaçlarda oraya nasıl inşa edildiklerine akıl sır erdiremeyeceğiniz evler ve dere üzerinde taş köprüler göreceksiniz, hiç bitmese sıkılmayacağınız yollardan biri bu. Bu taş köprülerin en eskisi ve en ünlüsü de Şenyuva Köyü’ndeki 1696 yılından kalma Şenyuva Köprüsü. Bu köprünün biraz ilerisinde yukarıda muhlamasını gördüğünüz Çinçiva Kahvesi bulunuyor, onun tam karşısında da kahve severler için Zua Coffee var. Biraz mola vermeye niyetleniyorsunuz sonra kalkmak istemiyorsunuz. Gürül gürül akan derenin yanında yemyeşil doğayı izlerken bir yandan taze Karadeniz çayı içtiğinizi düşünün, insan ömür uzatan bu anlardan kendini nasıl alabilir ki? Koca koca binaların arasına sıkışmış bir şekilde yaşayan, her gün saatlerce trafik çeken biri olarak Fırtına vadisi bana çok çok iyi geldi. Siz de biraz gerçek nefes almak istiyorsanız mutlaka Fırtına vadisini gezmelisiniz.

DSC_0042
Şenyuva Köprüsü

Balık: Ülkemiz, Karadeniz’in tüm güney kıyısını kapladığı için denizinin tüm nimetlerinden faydalanma şansı buluyoruz. Ülkemizde balık denilince ilk akla gelen bölge Karadeniz çünkü ülkemizdeki tüm balığın %70’i Karadeniz’den çıkıyor. Bu kadar bolluk olunca Karadenizliler standart balık tarifleri ile yetinmemiş, balıktan neler yapılabiliyorsa yapmışlar, çeşit çeşit onlarca balık yemeği tarifi oluşturmuşlar. Karadeniz’e gidince balık yemeden, bu nefis tariflerden denemeden dönmek olmaz, hatta sırf balık yemek için bile Karadeniz’e gidilebilir. 😀 Yöreye özgü balık tariflerinin en ünlüsü hamsili pilav, tereyağlı pilav ile çıtır çıtır hamsilerin birleşiminde oluşan, bahsederken bile ağzımı sulandıran inanılmaz lezzetli bir yemek. Hamsi ile yapılan diğer lezzetlerden benim bildiklerim şöyle; hamsili ekmek gibi düşünebileceğiniz hamsikoli, köfteyi andıran hamsi çığırtası ve tadına doyum olmayan hamsi çorbası. Diğer balıklardan yapılan kefal ekşilisi ve palamut dolması da görünce affetmemeniz gereken yemeklerden. Balık adı geçince, Trabzon’daki Bordo Mavi Balık‘ı anmadan geçemeyeceğim. Barbun buğulama sosunun tadı hala damağımda, mezgit tava da tazecikti ve çok iyi pişmişti. Sadece akşam yemeği servisi olan bu restoranı not alınız. 😉

bordo-mavi-balik
Bordo Mavi Balık

Zil Kale: Fırtına vadisinin müthiş manzarasına hakim, uçurum kenarında 100 metre yükseklikte bir kayalığa inşa edilmiş olan Zilkale’nin geçmişinin 13.yüzyıla dayandığı sanılıyor. Denizden yüksekliği 750 metre olan kale, tarihi İpek yolu üzerinde yer aldığı için önemli bir konuma sahip. Tarih boyunca Kommenoslar, Trabzon İmparatorluğu ve Osmanlı İmparatorluğu tarafından kullanılan kale, doğal güzellikleriyle öne çıkan bu bölgede tarihi anlamda en önemli yapı durumunda. Dış ve orta surlar ile iç kaleden meydana gelen Zilkale’ye giriş 3 TL, Müze karta ücretsiz. 2008 yılında restorasyon çalışmaları yapıldığı için kale şu anda oldukça bakımlı ama bana göre yapay duruyor biraz. Eski halinin fotoğraflarına bakınca keşke o zamanlar görebilseymişim diye geçirdim içimden. Yine de buralara, hele Şenyuva’ya kadar geldiyseniz 5-6 km uzaklıktaki kaleye de mutlaka çıkmalısınız. Zilkale’den Fırtına deresi ve vadi manzarasını görürseniz bir daha aklınızdan çıkmayacağına eminim. Yükseklik korkunuz varsa biraz tedirgin olabilirsiniz ama merak etmeyin korkuluklar var. Ayrıca masallara konu olacak nitelikte bir kaleye çıkma fırsatını kaçıramazsınız. 😉

Zil-Kale-gezmekguzelsey
Fotoğraf kaynak: gezmekguzelsey

Kaçkar Yaylaları: Ayder dışındaki yaylalara kışın ulaşmanız pek mümkün değil çünkü yolları bozuk ve kışın kapanıyormuş. Ayder’e gidiş ise bildiğiniz asfalt, dümdüz yol. Kaçkar Milli parkına araba ile 9 TL karşılığı giriyorsunuz ve kısa bir süre sonra Ayder’e varıyorsunuz. Biz daha fazla vakit geçirebilelim diye konaklama için Ayder’i tercih ettik ama bu bölgede en pahalı oteller Ayder civarında genelde. Daha hesaplı bir konaklama için buranın dışında kalan yerleri araştırmanızı tavsiye ederim. Konaklama detaylarımızı aşağıda paylaşıyorum.* Ayder artık yaylalıktan çıkmış, tabi ki yeşillik yine bol ama ortam turistik bir kasabaya dönmüş, eğer daha doğal yaylaları keşfetmek istiyorsanız yukarılara çıkmalısınız. Tabi o yaylaların da yolları bozuk, arabanızın altının yüksek olması gerekiyor. Araç kiralaması konusunda yaşadığım sıkıntıyı da aşağıda paylaşmak istiyorum ek bilgi olarak.** Sizin vaktiniz ve altı yüksek aracınız varsa, birazcık da şoförlüğünüz güveniyorsanız, havanın durumuna göre bulut denizinin ya da uçsuz bucaksız yeşilliklerin üstünde tarifsiz anlar yaşamak için mutlaka ama mutlaka Pokut, Gito, Kavrun, Çeymakçur, Huser gibi muazzam yaylalardan birine çıkın. Huser Yaylası, Kaçkarlar’ın tüm yaylalarını karşıdan görüyormuş, o yüzden manzara diğerlerine göre daha da efsanedir diye düşünüyorum. Kaçkar yaylalarının bazılarında buzul gölleri de var, gerçeğini bırakın fotoğrafları bile beni çok heyecanlandırıyor. Yaylaların arabayla gidilebilen son noktasında inip birkaç saatlik yürüyüş sonrası bu göllere ulaşabiliyorsunuz.

ayder-yaylasi
Ayder Yaylası

Yöresel Lezzetler: Karadeniz’in doğasından sonra en ünlü olduğu konu yemekleri olsa gerek, bu ünü boşuna elde etmediklerini söyleyebilirim. Peki Karadeniz’de hangi yöresel yemekleri mutlaka yemeliyiz? Deneyimlediğim kadarıyla, bana göre Karadeniz Bölgesinin en güzel lezzetlerini sayıyorum, sırf bunlardan yemek için bile şu an tekrar bir Karadeniz gezisi hayal ediyorum. 🙂 Öncelikle en sevdiklerimden biri olan taze fasulye turşusu kavurmasını mutlaka denemenizi öneriyorum. Yalnız herkese hitap etmeyebilir, nasıl olur bilmiyorum ama hiç sevmeyenleri de duydum. Onun dışında, Karadeniz’de pancar da denilen karalahana sarması ve çorbasını da mutlaka tatmalısınız. Yapımı oldukça kolay olan, un, yumurta, su ve maydanozdan yapılan kaygana yine benim çok sevdiğim bir yiyecek. İçine zevkinize göre farklı malzemeler de ekleyebilirsiniz. Genelde kahvaltı ya da akşam üstü çayla tüketiliyor, gözleme ile krep arasında bir şey diyebilirim. Erzurum’un Karadeniz komşusu olan İspir ilçesinde yetiştirilen kuru fasulye doğal olarak Karadeniz’de de çok meşhur. İspir fasulye yemek için özellikle Rize’deki Lale Lokantası öne çıkan yerlerden biri. Daha çok ev yemeklerini saymaya çalıştım ama Karadeniz Pidesi, Akçaabat Köftesi, Mısır Ekmeği ve tatlı olarak Laz Böreği de denemeniz gereken lezzetlerden. Bu arada kuzenim sayesinde bazılarını restoranlarda değil, Karadenizli komşularının ellerinden yemiştim, kesinlikle çok daha lezzetli olduklarını söylemeliyim.

DSC_0348
İspir fasulye, karalahana sarması, taze fasulye turşu kavurma

Çay: Dünyada çay, ilk defa Çin’de içecek olarak kullanılmaya başlanmış. Birçoğunuzun bildiği üzere ülkemizde ise çayın anavatanı Rize. Peki çay Rize’ye nasıl gelmiş hiç merak ettiniz mi? II. Abdulhamid döneminde Çin’den getirilen çaylar Bursa’ya ekilmiş ama istenen verim alınamamış. Daha sonra Rize’nin çay yetiştirmeye elverişli olduğu gözlemlenmiş ve Atatürk’ün teşvikiyle 1924 yılında Rize’de çay yetiştirilmesi için yasa çıkmış. 1930 yılında Gürcistan’dan getirilen çok yoğun miktarda çay tohumu ekilerek Rize’nin çay konusunda parlaması sağlanmış. Şimdilerde ülkemiz çay üretimi ve tüketimi konusunda dünyada üst sıralarda yer alıyor. Çayın en tazesini en güzelini içmek, çay hakkında çok daha fazla bilgi edinmek için mutlaka Doğu Karadeniz’i ziyaret etmelisiniz. Her yer çay teraslarıyla dolu, o kadar güzel görüntü veriyorlar ki sürekli fotoğraf çekmekten kendimi alamadım. Çayın toplanmasından soframızıa gelene kadar geçirdiği yolculuğu merak ediyorsanız Çaykur Cumhuriyet Çay Fabrika‘nı gezmenizi öneririm. Çayın nasıl toplandığını izlemek, çay toplayan köylülerle sohbet etmek için de seyahatinizi Mayıs ve Eylül aylarında gerçekleşen çay hasadına denk getirmeye çalışın.

DSC_0893
Rize Çay terasları

Borçka Karagöl: Etrafı dağlarla ve sonsuz ağaçlarla çevrili muhteşem bir göl olan Karagöl, Artvin’in Borçka ilçesi sınırları içerisinde yer alıyor. Bana kalırsa Slovenya, Avusturya gibi ülkelerin dünyaca ünlü göllerinden çok daha güzel. Gölün ortaya çıkış hikayesi de Uzungöl’e benziyor, 19. yüzyılda Klaskur yaylası yakınlarında gerçekleşen toprak kayması sonucu, Klaskur deresinin önünün kapanmasıyla oluşmuş. Tam bir doğa harikası olan göle ulaşmak maalesef birazcık zahmetli, gerçi okuduğum kadarıyla bu yolu düzeltme ve genişletme çalışmaları başlayacakmış, umarım doğayı katletmeden yapmanın bir yolunu bulurlar. Artvin merkezinden Borçka tabelalarını takip ederek 30 kilometre civarı gittikten sonra karşınıza Camili yol ayrımı gelecek. Bu yoldan yaklaşık 20 kilometre daha ilerledikten sonra Karagöl tabelasını göreceksiniz. Bu sapaktan da 5-6 kilometre kadar biraz bozuk bir yol giderek adeta cennetten bir parça olan Karagöl Tabiat Parkı’na ulaşıyorsunuz. Parka araba ile girmek için 9 TL ödüyorsunuz. Parka girdikten sonra aracınızı park edip 200 metre kadar yürüdükten sonra göl kenarına varıyorsunuz. Burayı yazın yemyeşil iken ya da sonbaharda doğanın paletinden çıkan turuncu tonlara boyanmışken görmek gerek. Karagöl’de kalmak istiyorsanız çadır ya da karavanda konaklayabilirisiniz, bir de milli parkın misafirhanesi varmış sanırım.

borcka-karagol-tarihiyerlerimiz
Fotoğraf kaynak: tarihiyerlerimiz

Sümela Manastırı’nı da bu listeye dahil etmek isterdim ama 2018 yılının Ağustos ayına kadar restorasyon sebebiyle kapalı, yalnızca uzaktan görebiliyorsunuz, Doğu Karadeniz planı yaparken bunu aklınızda bulundurun. Sümela’yı tadilata girmeden önce görebilmiş şanslı kişilerdenim, manastırı mahvetmişlerdi gerçi ama restorasyon sonrası tarihi yapıları da açıkçası pek beğenemiyorum, hiç tarihi hissi vermiyor bana.

*Biz Ayder Doğa Resort’ta konakladık ve genel olarak memnun kaldık. 3 yetişkin 1 bebek için ayırttığım oda 6-7 kişinin rahatlıkla kalabileceği kapasitedeydi. Pencereden manzaramız Ayder’in meşhur gelin tülü şelalesiydi. Otelin terası da yine bu şelaleye bakıyor, yerinizden kalkasınız gelmiyor. Bu arada otelde sınırsız ve ücretsiz çay kahve ikramı var. Isınma konusunda da otel çok başarılıydı, bana gitmeden önce akşamları çok soğuk oluyor, oteller pek ısınmıyor diyenler olmuştu. Bizim otel öyle bir ısınıyordu ki yaylada cam açık uyuduk. 🙂 Benim tek memnun kalmadığım konu kahvaltı oldu, açık büfeydi ama her şey bayat ve lezzetsizdi. Ramazan dönemi gittiğimiz için olabilir, bilemiyorum. O güzel otele serpme yöresel kahvaltıyı yakıştırırdım ben şahsen.

** Ben bu gidişimizde günübirlik de olsa yukarıdaki yaylalardan birine çıkarım diye düşündüğümden, gitmeden önce Trabzon Budget’tan Nissan Qashqai kiraladım ama yerinde ödemeli seçtim. Gittiğimde ellerinde Nissan Qashqai olmadığını, önden ödeme yapmadığım için hakkımı rezervasyonsuz gelen müşteriye verdiklerini söylediler. Aynı fiyata bana altı yüksek diye verdikleri şu an modelini bile hatırlamadığım çirkin araç, tepelere çıkmaya çalışırken iki adım sonra tamponu yolda bırakacak gibi olunca yukarıdaki yaylalara çıkma teşebbüsüm başarısız oldu. Bundan sonra araba kiralarken Budget kullanmayacak olmamın nedeni olarak bunu buraya bırakıyorum.

Gelecek yazılarımdan haberdar olmak ve gelecek seyahatlerimden bol fotoğraf için beni takip etmeyi unutmayın! 😉

Instagram: hohhoyyt

Facebook: hohhoyyt

 

Yazar: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s