Kısa Kısa Bozcaada Rehberi

Geçen sene Eylül ayında 3 günlüğüne gidip tadı damağımızda kalan Bozcaada’ya, ilkbaharda yeniden buluşmak üzere veda etmiştik. Bozcaada’yı en iyi tanıyanlardan biri olan Küçük Martha’nın her Mayıs ayında harika gurme turlar düzenlediğini bildiğimiz için ona katılırız diye düşünüyorduk. Şansımıza bu sene tur düzenlemekten vazgeçmişti ama eşiyle birlikte bize çoğu zaman rehberlik ettiler sağ olsunlar. İlk iki günü güneşli, son iki günü ise oldukça soğuk ve yağmurlu olsa da çok keyifli, dolu dolu bir dört gün geçirdik. Gezi sonrası Bozcaada tavsiyeleri isteyenler olmuştu. Ben de tecrübelerimiz doğrultusunda mini bir Bozcaada gezi rehberi hazırladım.

DSC_0594
Bozcaada Rüzgar Gülleri

Bozcaada Ulaşım

Ada’ya ulaşım gerçekten çok zahmetli. Hele bizim gittiğimiz gibi 19 Mayıs benzeri bir tatilde giderseniz çok yorulacağınız kesin. Sabah Geyikli’den ilk feribot 8’de olduğu için ve ona yetişmek istediğimiz için gece 2:30’da evden çıktık. Gelibolu’dan Lapseki’ye feribot kuyruğu beklemeden geçtik. Geyikli’ye vardığımızda saat sabah 7 civarıydı ve çılgın bir kuyruk vardı. O kadar erken gelmiş olmamıza rağmen ilk feribotun son arabalarındandık. Dönüş yolunda, Bozcaada’dan feribot kuyruğuna girdiğimizde saat öğlen 1 civarıydı. 3:15 gibi ancak feribota binebildik. Tabi ki tek feribot kuyruğu bu değildi. Çanakkale ve Lapseki kuyrukları inanılmazdı, o yüzden biraz ilerideki Çardak’tan feribota bindik. Orada bile 1 saatten fazla bekledik sanıyorum. Sonuç olarak, adadan ilk sıraya girişimizden itibaren düşünürsek tam 10 saat süren bir yolculuk oldu bizim için dönüş yolu. Bebekle olunca gerçekten daha da zorlayıcı bir süreçti. Bundan sonra Bozcaada’ya tatil olmayan zamanlarda gitmeye karar verdik.

FullSizeRender
19 Mayıs’ta Bozcaada

Bozcaada Konaklama

Patiska Ev: Biz bu gidişimizde bebeğimizle olduğumuz için merkezde kalmayı tercih ettik ve burada kaldık. Bozcaada pansiyonları arasında en bilinenlerden olan ev, Rumlardan kalma olduğu için odaları küçük fakat gayet temiz. Buğra Hanım, her konuda gerçekten çok yardımcı oldu bize. Mutfağı da istediğimiz şekilde kullanabiliyorduk, bizim çok işimize yaradı. Merkezde dolaşırken, oğlumun uykusu geldiğinde veya huysuzlaştığında hemen eve gitme şansımız olması bizim için çok iyi oldu. Akşam yeme, içme sonrası da yürüyerek 5 dk içerisinde evimize varabiliyorduk.

DSC_0519
Patiska Ev Bahçe

Ada merkezinde olduğu halde, kahvaltımızı edebildiğimiz, bebeğimizi dolaştırabildiğimiz bir de ufak şirin bir bahçesi var. Kahvaltısı gayet güzel, her gün tazecik pişi ve börek olması en güzel kısmıydı.

DSC_0352
Patiska Ev Kahvaltı

Limani Otel: Bir önceki gelişimizde burada kalmıştık ve yine bebeğimizleydik. Bozcaada otelleri arasında kale manzarası ile öne çıkan bu otel de merkeze yakın ama birazcık yukarıda olduğu için biz sürekli arabamızı kullanmıştık. Odaları zevkli döşenmiş ve güzel bir bahçesi var. Kahvaltısı oldukça başarılıydı, eminim bu sene de kendisini yenileyerek devam ediyordur.

IMG_5867
Limani Otel

Harmani Tatil Çiftliği: Bu otelde hiç kalmadık ama bu gidişimizde kalmayı çok istedik. Madem kalamadık bari bir görelim diyerek ziyarette bulunduk. Gerçekten çok güzel, huzur verici bir yer olmuş. Güneş batımını da çok güzel bir açıdan görüyor, balkonunuzda şarabınızı yudumlayarak günü batırabilirsiniz. Ada’da bağ evi tecrübesi yaşamak isteyenlere tavsiye ederim. Yüksek sezonda 10 yaşından küçük çocuk kabul etmiyorlar, aklınızda bulunsun. Bir de sevimli mi sevimli köpekleri var ki bahçeye ayrı bir hava kattıkları kesin. 🙂 Buradan rezervasyon yapabilirsiniz.

DSC_0655
Harmani Tatil Çiftliği

Bozcaada Yeme İçme

Eski Kahve: İlk gün feribottan iner inmez kahvaltıya gittik. Pansiyonumuzun kahvaltısı güzel olduğu için Ada’da denediğimiz tek farklı kahvaltı burası oldu. Tereyağda yumurta, menemen ve salçasının hastası oldum. Burada ne yazık ki pişi yok, beklentiniz varsa önceden söylemiş olayım. Siz de uzun yolculuk sonrası, sabah saatlerinde aç bir şekilde adaya inerseniz, deneyebilirsiniz.

DSC_0218
Eski Kahve

Ali Baba Restaurant: Ayazma’daki mekan, çimlerin üzerine serpiştirdikleri ahşap şezlonglarla kalbimizi çaldı. Denizden çıktıktan sonra akşam yemeği öncesi ufak bir altlık yapmak için ideal bir yer. Bira, patates, midye dolma ve kalamarımızı söyleyip denize karşı biraz güneşlenme fırsatımız oldu. Gerçekten çok keyifli bir akşam üstü geçirdik. Diğer günler güneş olsaydı muhtemelen her gün burada birkaç saat takılırdık. Oğlum da çimlerde oynadı bol bol. 🙂

IMG_1369
Ali Baba

Vahit’in Yeri: Meze çeşitliliğiyle göz dolduran mekan Ayazma manzarasında bir öğlen ya da akşamüstü rakısı için tercih ediliyor genelde. Biraz ekşi gelebilir ama midye marini beğendim ben. Onun dışında mücver ve peynir ezmesini önerebilirim. Ayrıca tabi ki midye dolması da gayet güzeldi.

FullSizeRender
Vahit’in Yeri

Ada’m Bozcaada: Rum mahallesindeki bu restoranı ikinci kez deneyimle şansımız oldu. Geçen sene meze tabağını daha çok beğenmiştim sanırım, değişiklik var mı hatırlayamadım ama. Enginarlı ahtopot ve asma yaprağında levrek benim favorilerim. Tatlı olarak da yufkada helva müthişti, söylemeden masadan kalkmayınız. 🙂

DSC_0291
Ada’m

Simyon: Sokakta yer bulamadığımız için bahçeye geçtik. Bahçenin havasını ben çok beğendim. Yalnız üstü açık ve koruma yok. Biz oturduktan 5 dk sonra yağmur yağmaya başladığı için içeri girmek zorunda kaldık. 😦 Bahçeye rezervasyon yaptırırsanız hava durumunu göz önünde bulundurun. Bu restorandaki favorilerim enginar dolması ve beğendili ahtapot oldu. Beğendili ahtapot, adada yediğim en güzel ara sıcaklar arasında kesinlikle. 😉

DSC_0572
Simyon

Cabalı Sokak: Cabalı Meyhane’de, deniz kenarında olması sebebiyle yer bulmak zor. Orada yer bulamaz ve ben ille de Ülke Şef’in meşhur mezelerinden tatmak istiyorum derseniz, burada yer bulma şansınız daha yüksek. Gerçekten bir meze şov gecesi yaşadık diyebilirim. Hemen hemen tüm mezelerden denedik ve hepsine bayıldık. Tereddüt etmeden gözünüze kestirdiğinizi söyleyebilirsiniz bence, favori meze ismi vermek istiyorum ama o kadar çok var ki. 🙂

DSC_0665
Cabalı Meyhane

Bakkal: Yemekten sonra bir şeyler içip gecenizi noktalamak için gidebileceğiniz bir mekan. Gece saat 11 gibi gittiğimizde pek kimseler yoktu ama 12’den sonra çok hareketli oluyormuş.

IMG_1413
Bakkal

Polente: Burası gece 12’den önce de hareketlidir dediler diye gittik ve pişman olmadık. Oldukça popüler bir mekan, bunun sebebi de güzel kokteylleri ve çalan müzikler sanıyorum. Biraz uykumuz gelmişken gittik ama birkaç saat daha burada takıldık. Standart kokteyllerden alabiliyor veya aklınızdan geçen herhangi bir tarifi söyleyerek yepyeni bir kokteyl hazırlatabiliyorsunuz.

DSC_0336
Polente

Bozca Kitchen and Refuge Bar: Bozcaada’nın en yeni kokteyl mekanı. Eski Martı restoranın yerine açılmış, yani denizin dibinde. Güzel ve huzurlu bahçesi, günün her saati gidip bir şeyler içmeniz için müsait. Hayal ettiğiniz kokteyli söylüyorsunuz, becerikli barmenleri harikalar yaratıyor. Buraya mutlaka gidin derim, çok cici bir yer olmuş.

DSC_0631
Bozca Kitchen and Refuge Bar

Coffee Shelter: Bozcaada’da, 3. dalga kahve mekanlarının ilki olan kafe, adanın önemli bir ihtiyacını gidermiş görünüyor. Şahsen kahve pek sevmem ama gittiğimizde önünde ve içinde birçok kişi vardı. Eşim flat white denedi ve beğendi. İçindeki oturma yerlerini ilkokul sıralarından yapmışlar. Bu da tatlı bir detay olarak ilgimizi çekmişti.

DSC_0612
Coffee Shelter

Bozcaada Alışveriş

Sayfiye Atölye: Seramik ile yapılabilecek aklınıza ne gelirse burada var. Tabaklar, saksılar, mumluklar, magnetler, kolyeler ve daha neler neler. Biz evimize buradan çok güzel aksesuarlar aldık. Eminim sizin de hoşunuza gidecek bir şeyler çıkacaktır.

DSC_0328
Sayfiye Atölye

Aki Gift Shop: Burada yine özel tasarım birçok ürün bulabilirsiniz. Ben Ada’ya özgü obje çizimlerinden oluşan bir şal aldım mesela. Bu şal bu sene yeni tasarlanmış, bilginize.

IMG_1095
Aki

Veli Dede: Zengin reçel çeşitleri, kurabiyeleri, zeytinyağları ve salçaları, Bozcaada’dan evine bir lezzet hatırası götürmek isteyenleri bekliyor. Eski Kahve’de yediğimiz harika kahvaltılık salçanın buradan olduğunu öğrendim ve birkaç tane aldım.

DSC_0564
Veli Dede

Bozcaada Plajları

Hava pek müsait olmadığı için, bu gidişimizde Ayazma Plajı dışındaki koylarda pek vakit geçirmedik. Yazın giderseniz, rüzgarın esiş yönüne göre dalga olmayan bir yerde deniz girmek her zaman mümkün. Ayazma’ya alternatif olarak Habbele PlajıÇayır Koyu ve Akvaryum Koyu‘nu da deneyebilirsiniz. Geçen gelişimizde, hem yemekleri hem denizi açısından Habbele koyundaki Mitos Beach’i çok sevmiştik. Zaten bildiğim kadarıyla Ayazma ve Habbele dışında tesis olan yer yok. Geçen sene Çayır’da bir kite merkezi açılmıştı ama bu sene o da yok. Beylik Koyu da eskiden güzelmiş fakat iki sene önce karaya oturan “Mercy God” isimli gemiden dolayı sanırım şu an denize girmek için pek uygun değil. Yine de fotoğraf çekmek için bir uğramayı düşünebilirsiniz. 😉

IMG_1424
Beylik Koyu

Bozcaada için Mayıs 2016 güncel tavsiyelerim bu kadar. Özel günlerde, resmi tatillerde kesinlikle gitmemenizi tavsiye ediyor, şimdiden iyi tatiller diliyorum!

Beni facebook ve instagramdan takip edebilirsiniz.

Yazar: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

6 thoughts

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s