Kite Sörfün Adresi: Akyaka Gezi Rehberi

Bu sene bayram tatilimizi arkadaşlarımızla birlikte geçirmeye karar verdik. Ekibimizin bir kısmı önceden beri kite sörf yapıyor, bir kısmı da kite sörf öğrenmek istiyordu ve hepimiz Gökova’nın doğasına bayılıyorduk. Hal böyleyken bizim için en doğru seçim Akyaka olacaktı ve oldu da. 🙂 Ben ilk defa gittiğim için instagramdan gördüklerimden başka pek bir şey bilmiyordum ve deniz kum güneş tatili hayal ettiğim için öyle çok araştırmamıştım. Ama söz konusu Akyaka olunca anladım ki denize girmek için de araştırma yapmak gerekiyormuş. Bizzat gitmiş olanlardan aldığım tavsiyeler ve ekibimizden Akyaka konusunda tecrübeli olanların yönlendirmeleriyle 6 günlük güzel bir tatil yaptık. Şimdi öğrendiklerimi sizinle paylaşma zamanı, işte size Akyaka’da gezilecek yerler ve yapılabilecekler ile ilgili mini bir Akyaka gezi rehberi.

DSC_0571.JPG

Akyaka nerede? Akyaka’ya nasıl gidilir?

Muğla’nın Ula ilçesine bağlı olan Akyaka, Türkiye’nin nadide güzelliklerine sahip Gökova Körfezi’nin doğusunda yer alıyor. Dalaman havaalanına 1 saat uzaklıkta olduğu için havayolu ile ulaşım çok rahat. Yalnız Akyaka’nın güzelce tadını çıkarmak istiyorsanız arabaya ihtihaycınız olacak o yüzden havaalanından araba kiralamakta fayda var. Biz çoluk çocuk bir sürü eşya ile uçak artı araba kiralama yapmak yerine İstanbul’dan direkt arabayla gittik. Güzergahımız Osmangazi köprüsünü kullanarak Bursa, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla şeklindeydi ve bu şekilde yolumuz 8 saat sürdü. Dönüş yolunda bazı arkadaşlar Bandırma’dan vapura bindiler, bu şekilde araba kullanma sürenizi kısaltabilirsiniz.

DSC_0764.JPG

DSC_0578

Akyaka’da nerede kalınır? Akyaka konaklama önerisi

Akyaka’da kalacağımız yere varınca instagram hikayelerime mini bir video yükşemiştim. Gerçekten onlarca mesaj geldi neresi olduğunu soran. Biz, 3 tanesi çocuklu olmak üzere 5 çift şeklinde bir arkadaş grubu olduğumuz için apart evler şeklinde bir yerler düşünmüştük. Hepimiz arabalı olduğumuz için lokasyonun da merkezi olmasına gerek yoktu. Bu doğrultuda araştırma yaparken 4 tane villadan oluşan, her villanın önünde kendine ait havuzu olan Terra villalarını bulduk. Bayram zamanı olduğu için aylar öncesinden kaporalarımızı yollayıp rezervasyonumuzu yaptırdık. Gökova Ataköy mevkiinde yer alan villaların gecesi ev başına 500 TL ve kahvaltı yok. Sevdiğimiz arkadaşlarımızla bir arada olduğumuz için genel olarak iyi vakit geçirdik, geceleri hep çocuksuz evin bahçesinde son ses partiler verdik ve çok eğlendik. Yalnız gündüz ne bahçede bir kahvaltı edebildik, ne de havuza girebildik, çünkü inanılmaz arı vardı. Arılardan korkmayan ve rahatsız olmayan iki yaşındaki oğlum evde olduğumuz zamanlarda havuza hep girdi, o da ayrı konu. 🙂 Doğal hayatın cilvesidir, arılar bana vız gelir diyorsanız Terra villalarını tavsiye ederim. Beni orada da yine arı soktuğu için biraz kendilerine tepkiliyim. 😀

DSC_0589.JPG

DCIM/103MEDIA/DJI_0100.JPG

Akyaka gezilecek yerler

Akyaka’nın kendine has iki katlı güzel evlerin arasında kalan sokaklarını mutlaka bir gezin hatta bisiklet kiralayarak birkaç saat içerisinde tüm sokaklarını gezebilirsiniz. Daha sonra yakın çevresindeki yerleri de kesinlikle keşfe çıkın.

Selimiye: Son yıllarda adını sık duyduğumuz belde Akyaka’ya 1 saat mesafede yer alıyor. Selimiye, bu tatilde benim kalbimin yıldızı oldu. Kendi küçük marifeti büyük tatlış bir sahil kasabası burası. Kafa dinlemek ve denizin doyasıya tadını çıkarmak isteyenler için muhteşem bir yer, hatta Türkiye’de en iyilerden diyebilirim. Küçücük şirin bir çarşısı, fazla uzun olmayan bir sahil şeridi var. Burada mutlaka yapmanız gerekenlerden biri, girişte sağ tarafta kalan Hidayet’in Yeri’nde iskele üstünde rakı içip ahtopot yiyerek güneşi batırmak. Mekanda akşam yemek saatine kadar şezlongları kullanıp denize girme şansınız da var ama buradan denize girmenizi hiç tavsiye etmem, bizim girdiğimiz kısımdan sonra çok pis göründü gözüme. Selimiye’de denize nerede girilir sorusunun cevabını aşağıda vereceğim. Bir de Paprika’nın meşhur pamuk helvalı çilekli limonatasını deneyin derim, çarşıyı gezdikten sonra deniz kenarında bir mola vermiş olursunuz.

DSC_0634.JPG

DSC_0653.JPG

Azmak Nehri: Akyaka’ya gelip de inanılmaz su altı bitki örtüsü ile büyüleyici Azmak Nehrini gezmemek olmaz. Mutlaka bir yarım saatinizi ayırıp tekne turu yapmanızı tavsiye ediyorum. Teknelerin kalktığı yerde otopark 10 TL, tekneler de kişi başı 10 TL. (2017) Hem Azmak nehrinin en güzel fotoğraflarını yakalayabilir hem de nehrin özellikleriyle ilgili faydalı bilgiler edinebilirsiniz. Bu arada instagram’da gördüğümüz meşhur Azmak ördeklerini de ben sadece tur sırasında görebildim, karadayken hiç denk gelmedim.

DSC_0755.JPG

DSC_0753.JPG

Bunların dışında Marmaris, Datça, Bozburun, Bördübet gibi yakın mesafede bulunan pek çok beldeyi ziyaret edebilirsiniz.

Akyaka’da nerede denize girilir? Akyaka plajları

Akyaka’da denize girilecek doğru düzgün pek yer yok desem yanlış söylemiş olmam sanıyorum. Sörf yapılan plaj zaten inanılmaz rüzgarlı ve denize girilecek yer yok. Bir tek Akyaka’nın halk plajı olan Çınar plajı var, o da bayram zamanı pek iç açıcı değildi. Daha sakin bir zamanda giderseniz orayı değerlendirebilirsiniz. Biz sörf yapmayanlar mecburen ortalama bir saat mesafedeki çevre yerlere taşındık her gün, şimdi Akyaka çevresinde denize nerelere gittik ondan bahsedeyim. Denize girmek için ilk gittiğimiz yer Marmaris merkez yakınlarındaki İçmeler plajı oldu. Kumun rengi koyu olduğu için deniz koyu renk görünüyor, o yüzden de o denizin pırıl pırıl hissini yakalayamıyorsunuz. Kum biraz inşaat kumu gibi, İğneada’nın harika kumsalında büyümüş insanlar olarak eşimle ben pek sevemedik. Yine de değişiklik olsun diye bir gün denize girmeye gidebilirsiniz, su sıcak olduğu için özellikle çocuklar için uygun. Daha sonra gittiğimiz yerlerden biri Akbük plajı oldu. Muhteşem bir deniz, inanılmaz bir renk ve berraklıkla karşıladı bizi Akbük. Gördüğüm anda vuruldum ancak yol üzerindeki plajda hiç yer yoktu. Zaten o plaj çocuk için biraz tehlikeli bence çünkü 2 metrecik plaj sonrası hemen yol başlıyor ve yoldan sürekli arabalar geçiyor. Sonra aklıma bir arkadaşımın çocukla rahat ederiz diye tavsiye ettiği Kerme Ottoman geldi. Giriş kişi başı 25 TL, çimlik alan ve teraslarda şezlongları var, ekstra olarak yiyecek içecek servisleri mevcut. Gayet güzel bir mekandı, memnun kaldık yalnız erken gitmenizi ve teraslara yayılmanızı tavsiye ederim. Buradaki iki sorunumuz yine arılar ve deniz kestaneleri oldu. Kimseyi arı sokmadı ama birkaç arkadaşın ayağına deniz kestanesi battı. Bir de kumsal yok gibi bir şey, bir avuç taşlık bir yer var, oradan deniz giriyorsunuz. Yine de Türkiye’nin en güzel denizlerinden biri olduğunu rahatlıkla aöyleyebilirim. Şimdi gelelim deniz konusunda gönlümün efendisi olan Selimiye plajına. Canım Selimiye, güzel Selimiye, keşke daha yakın olsaydın da her gün gidebilseydik. Sıcacık, pırıl pırıl bir deniz, arı yok, deniz kestanesi yok, rüzgar yok, sudan çıkmadan bütün gün yüzmek ve huzur var. Bayram olmasına rağmen çok sakin olması da ayrı bir hoşumuza gitti. Burada otellerin önünden denize giriyorsunuz, bana en çok tavsiye edilen Beyaz Güvercin oldu. Ancak Beyaz Güvercin bayram dolayısıyla dışardan müşteri kabul etmiyordu. Biz de Portakal’ın plajına gittik, giriş kişi başı 25 TL, içeride ekstra olarak yiyecek içecek servisleri var. Gözlemeleri ve anne patatesleri gerçekten çok lezizdi, tavsiye ederim. Plajı taşlık küçük bir plaj ama önüne iskele de kurulmuş, isterseniz oradaki şezlongları da kullanabiliyorsunuz. Bu yaz en uzun süre suda kalma rekorumu burada kırdım, çıkmak bilmedim resmen. 🙂 Bu arada Akyaka ve çevresindeki yollar boyunca tesis olmayan birçok güzel küçük kumsal gördük, oraları da gözardı etmeyin. Biz kalabalık ve çocuklu olduğumuzdan girmedik ama aklımda kaldılar.

DSC_0586.JPG
İçmeler Plajı
DSC_0597.JPG
Selimiye Plajı
DSC_0698.JPG
Akbük Plajı

Bizim uzaklıktan dolayı gitmekten vazgeçtiğimiz Söğüt ve kalabalıktan dolayı tercih etmediğimiz Sedir Adası da deniz için bana tavsiye edilen güzel seçenekler arasındaydı, aklınızda bulunsun.

Akyaka yeme içme rehberi

Akçapınar tostçusu: Bu tostu Akyaka’ya giden herkes bir övdü, bir övdü sormayın. Hatta grubumuzdan daha önce giden bir arkadaş bu tostçuya gideceği günün hayalini kuruyordu. Bence burası sağlam şişirilmiş bir mekan, çok üzgünüm. Yarım ekmeğin içine aşırı az malzeme(sucuk-kaşar) koyarak yapılmış bir tost yapıyorlar, ekmek yiyorsunuz resmen. Ayranı güzeldi, ona bir şey söylemiyorum ama herkesin gazına gelip tostu övemeyeceğim. Yine de gidip kendiniz bir tadına bakın, Akçapınar’a giderken yol üzerindeki meşhur ağaçlı yolda da bir fotoğraf çekilirsiniz. 😉 Bu arada grubumuzdaki arkadaş da bu sene tostu bozmuşlar dedi, dip not olarak yazayım.

DSC_0513.JPG

Orfoz restaurant: Ayaklarınız Azmak’ın buz gibi sularının içindeyken bir rakı balık yapmak kulağa çok güzel geliyor değil mi? O zaman adresiniz Orfoz restaurant olmalı, ortam harika. Bu arada 15-20 saniye sonra suya değen yerler resmen buz kesiyor ama oturduğunuz yerlerin ayaklarınızı sudan çıkarıp koyabileceğiniz kısımları var. Suyun dışında da hem bahçede hem kapalı alanda oturma yerleri var, oldukça büyük bir mekan. Salataları çok leziz, bir de denediğimiz mezelerden deniz ürünlü mantarlar harikaydı. Deniz ürünleriyle farklı güzel mezeler yapıyorlar, denemenizi tavsiye ederim. Bu arada kahvaltı için de tercih edebilirsiniz, biz kahvaltı olduğunu son gün fark ettik ama karnımız toktu ve aklımızda kaldı.

DSC_0879.JPG

DSC_0876.JPG

Olta Restaurant: Burası da Azmak nehri kıyısında, hatta Orfoz’un hemen yan tarafında yer alıyor. Zaten balıkçıların hepsi bu bölgede sanırım, yan yana dizilmişler hepsi. Mezeler filan güzel ama balık çok kuru geldi, tatlı ise bombaydı. Buraya mutlaka gitmeniz gerekiyor olmasının nedeni işte o bomba tatlı yani Olta special: sıcacık krep içinde tahin helvası, üstünde de tahin, bal ve dondurma. Gerçekten yediğim en güzel balıkçı tatlısıydı, benden tam not. 🙂 Mekanı sevmemin bir diğer nedeni de ufacık da olsa bir çocuk parkı olmasıydı, oğlumuzu oyalamak konusunda bize çok yardımcı oldu.

DSC_0535.JPG

DSC_0537.JPG

Olivefarm Datça: Azmak’ın enfes manzarasına karşı güzel bir bahçede kahvaltı etmek, kahve ya da limonata içmek için burası harika bir mekan. Daha önce instagram’da fotoğraflarını görmüş olmama rağmen hiç aklımda kalmamış, tesadüfen girdik ve çok sevdik. İçeride aynı zamanda satış yapılıyor, evinize mutlaka almak isteyeceğiniz çok güzel ürünler var. Sıcacık ve huzur veren bir mekan olmuş, biz yiyemedik ama kahvaltılıkları çok güzel görünüyordu gerçekten, siz kaçırmayın.

DSC_0818.JPG

DSC_0830.JPG

DSC_0799.JPG

Bunların dışında yine bana gelen önerileri de not düşeyim. Anne yemekleri için Mum’s Cook, pizza severler için Pizza Fellas, hamburgerden vazgeçmem diyenler için Big Bite, geceleri bir şeyler içmek için No 22 Riders’ Inn tavsiye edilen mekanlar arasında yer alıyor.

Akyaka’da Kite Sörf

Türkiye’de kite sörfün adresi neresi diye bu sporla hiç ilgilenmeyen birine bile sorsanız hiç düşünmeden Akyaka der herhalde. 🙂 Zaten Akyaka’nın son yıllarda popüler olmasının ana nedeni de kite sörf. 🙂 Peki bu kite nasıl öğreniliyor? Kite sörf ekipmanı kiralama ve kite sörf dersi ücretleri ne kadar? Kaç yaşında kite sörfe başlanabilir? Bu tip sorularınızın hepsine cevap verip yazıma son veriyorum. Akyaka’da Kite Zone olarak geçen, 3-4 tane kite sörf okulunun bulunduğu bir plaj var. Marmaris’e giderken sağda toprak bir yola giriyorsunuz, yolun sonunda plajın hemen girişinde otoparka ücretsiz olarak arabanızı bırakıyorsunuz ve okullardan size sıcak gelene gidip ders almak istiyorsunuz. Eşim ve arkadaşlarımız Discovery’den ders aldılar. İki arkadaşımız yeniydi, onlar kişi başı 1400 TL’den 8 saatlik bir kur ders aldılar. Bu eğitim karada denge çalışmalarıyla başlıyor, siz suda ayaklanıp başlangıç seviyesinde gitmeye başlayana kadar devam ediyor, çok yetenekliyseniz daha ileri performans gösterebilirsiniz bilemiyorum. 😉 Eşim ve diğer arkadaşlarımız da ileri seviye için birkaç ders aldılar, onun da saati 200 TL idi. Bu ücretler ders aldığınız kişiye ve okula göre değişiklik gösterecektir mutlaka. Kite yapmayı öğrendikten sonra kendi başınıza kaymak ve ekipman kiralamak isterseniz yine günlük kira 150 TL civarı. Son olarak, çocuklarını kite sörfe başlatmayı düşünenler için bir bilgi vereyim; kite sörf için yaş sınırı yok ama çocuğun 30 kiloya ulaşmış olmasını bekliyorlar. Benim çırpı Ada’cığım daha uzun bir süre bekleyecek sanırım. 😀

Instagram’daki Akyaka fotoğraflarım için #hohhoyytakyaka hashtag’ine göz atabilirsiniz.

DSC_0832.JPG

DSC_0843.JPG

DSC_0855.JPG

Gelecek yazılarımdan haberdar olmak ve önümüzdeki seyahatlerden fotoğraflar için beni takip etmeyi unutmayın. 😉

Instagram: hohhoyyt

Facebook: hohhoyyt

Yazar: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s