Röportaj – Suudi Arabistan’da Yaşam (Dhahran)

Yurt dışında yaşam röportajlarım Suudi Arabistan ile devam ediyor. Sorularımı cevapladığı için sevgili Gülşah’a çok teşekkür ediyorum. Suudi Arabistan’da yaşam konusunda sorduğum sorulara oldukça detaylı cevaplar verdi. Siz de Suudi Arabistan’da yaşam nasıl diye merak ediyorsanız eminim aklınızdaki soruların çoğuna bu yazıda cevap bulabileceksiniz.

Sizi kısaca tanıyabilir miyiz?

Merhaba ben Gülşah, 32 yaşındayım. İstanbul Teknik Üniversitesi İşletme Mühendisliği bölümünden mezun olduktan sonra İstanbul’da 6 yıl özel bir bankada Kurumsal Pazarlama Stratejileri bölümünde çalıştım. Yeni ülkeler ve kültürler keşfetmeyi seven, fırsat buldukça seyahat eden birisiyim. Farklı dünya mutfaklarını denemeyi sever, yemek yapmaktan zevk alırım.

Dhahran Sehri2

Suudi Arabistan’a neden ve nasıl gittiniz?

Eşim Petrol Mühendisi, evlendikten sonra 1 yıl Amerika’da Houston’da yaşadık. Eşimin işi dolayısıyla, şirketi bizi Suudi Arabistan’a transfer etti. 2018’den beri yaklaşık 2 yıldır Suudi Arabistan’da yaşıyoruz. Dhahran şehri, Suudi Arabistan’ın devlete ait tek petrol üretici şirketinin yerleşkesinin yer aldığı şehir. Dolayısıyla petrol sektörü ile ilgili tüm şirketler bu şehirde yer alıyor. Biz de bu şehirde yaşıyoruz.

Suudi Arabistan’da çalışma koşullarından bahseder misiniz? Mesai saatleri, tatil süreleri nasıl?

Suudi Arabistan denilince aklımıza gelen öncelikle Cidde, Riyad, Mekke ve Medina şehirleri. Tabi bir çok şehri daha var. Dhahran şehri ülkenin en doğusunda Arap Körfezi’ne kıyı, ancak petrolün bulunmasından önce sadece bir balıkçı kasabası olan, şuan ise yaklaşık 5 milyon nüfüsu olan bir şehir. Petrolün bulunmasından sonra da uluslararası tüm petrol sektörü şirketleri bu şehre geliyor. Şehrin büyük bir çoğunluğu expatlardan (yabancı çalışanlardan) oluşuyor. Beyaz yakalı çalışanların çoğu yabancı; Amerikalı, İngiliz, Latin Amerikalı ve Mısır/Ürdün/Lübnan gibi diğer Arap ülkelerinin vatandaşlarından oluşuyor. Çalışma günleri Pazar’dan Perşembe’ye, mesai saatleri 9/5 ve tatil süreleri 5 haftadan başlıyor, bayram tatillerini de eklediğimizde en az 7 haftalık bir tatil hakkınız var. Ramazan ayında tüm Arap ülkelerinde olduğu gibi günlük resmi çalışma süresi 5-6 saate iniyor. İş anlamında Ramazan ayı oldukça durgun geçiyor. Dhahran’da petrol sektörü dışında, yerel halkın çalıştığı bir alan yok denecek kadar az. Bu ülkede yabancı bir yatırımcının iş yapabilmesi için (bu iş bir tren istasyonu inşaatı olabilir, bir uluslarası şirketin bir şubesini açması olabilir veya bir berber dükkanı açmak da olabilir) yerel bir sponsora ihtiyacı var. Bu sponsorluk da belirli bir ücret karşılında oluyor. Yani neden bu Araplar çalışmıyor ve nasıl bu kadar zengin sorusunun cevabı sponsorluk gelirleri.

UNESCO Qarah dağı

Suudi Arabistan’da en çok aranan meslek grupları hangileri biliyor musunuz?

Cidde ve Riyad’ta inşaat sektörü almış başını gidiyorken (havaalanları, tren istasyonları, alışveriş merkezleri ve tabi ki gökdelenler), Dhahran’da ana sektör petrol. Petrol sektörü; Petrol Mühendisleri, Makina Mühendisleri ve Kimya Mühendislerinin çokca çalıştıkları bir sektör.

İnşaat sektörü tabiki alt yapı çalışamalarını da besliyor. İnşaat Mühendisleri, Elektrik Mühendisleri, Bilgisayar Mühendisleri genellikle Cidde ve Riyad’ta çalışıyor.

Ülkenin batısı çöl olmadığından tarıma elverişli topraklara sahip, bu tarım çiftliklerinde Hintli ve Pakistanlılar çalışıyor. Banka ve hastanelerde Mısır/Tunus/Lübnan gibi Arapça konuşan ülkelerin vatandaşları, marketlerde & temizlik işlerinde yine Hintli ve Pakistanlılar, çocuk/hasta bakımı/evlerdeki yatılı yardımcılar ve garsonlar ise Filipinlilerden oluşuyor. Bu tarz temizlik/eve yardımcı/şoför/resepsiyonist/tarım gibi işlerde çalışan Hintli, Pakistanlı ve Filipinliler ise bir firma aracılığıyla yine sponsorluk çerçevesinde geliyor ve genel olarak 2 yılda bir 2 ay izne çıkıyor. Bu uygulama tüm Arap ülkelerinde yer alıyor. Türkler ise genelde mühendis olarak ya da berber/restorant sahibi olarak çalışıyorlar.

Al Hasa şehrinde bir souq

Suudi Arabistan, sosyal medyadan takip ettiğim kadarıyla turizm anlamında bazı açılımlar yapıyor. Son durumda, yerli halk ve yabancılar açısından oradaki yaşam hakkında bilgi verebilir misiniz?

Suudi Arabistan en büyük geliri petrolden elde ediyor, ancak petrolün de bir ömrü var. Bunu anlayan devlet yönetimi başka gelir kapıları üretmeye çalışıyor. Bunlardan en göze çarpanı Mısır ile birlikte başlattığı silikon vadisi benzeri bir bilişim şehri kurmak, diğeri ise turizm. Daha önce bu ülkede yaşayan bir aile üyenizin sponsorluğu dışında veya iş vizesi dışında vize vermeyen ülke, şuan turist vizesi vermeye başladı. Hatta eğer geçerli bir Amerika, İngiltere ve Shengen vizeniz varsa kapı vizesi alarak ülkeye gelebiliyorsunuz.

Bu ülkedeki yerel halkın sahip olduğu arabalar, çantalar, ayakkabılar, telefonlar ve aksesuarların hepsi aşırı lüks ve son model. Para biriktirme gibi bir alışkanlıkları yok. Tatile gittiklerinde de en lüks otelde kalmak onlar için çok normal. Olması gereken bu gibi davranıyorlar. Özellikle Amerikan mallarına büyük ilgileri var. Neredeyse tüm dünya restoranlarını burada görebilirsiniz.

Dhahran’da çok fazla yabancı yaşaması, burasını oldukça açık fikirli hale getirmiş. Ben burda olduğum 2 yıl boyunca olumsuz durumla karşılaşmadım. Evet bazı şeriat kanunlarına ilişkin devlet uygulamaları var. Örneğin; ezan saatlerinde mağazalar ve restoranlar 30 dk boyunca kapanıyor, halka açık yerlerde yabancı kadınlar da uzun bir ferace giymeleri gerekiyor.

Son 10 yıldır gençler üniversite veya yüksek lisans için Amerika ve İngiltere’ye gidiyormuş. Ancak kültürlerine/ailelerine olan bağlılıklarında dolayı (aile reisi baba çok güçlü bir figür ve baba ne derse o oluyor genelde) eğitimlerini tamamladıktan sonra Suudi Arabistan’a geri dönüyorlar. Ülkenin nüfusu 30 milyonun üzerinde ve uzun yıllardır dış dünyaya kapalı bir ülke. Her ne kadar genç nüfus batı ülkelerinde yaşayıp dönse de bu değişmiyor. Örneğin bizim yaşadığımız şehirde herkes İngilizce konuşuyor, restoranlarda İngilizce sipariş veriyorlar. Turistler büyük şehirlerde rahat eder ancak küçük şehirlerde/kasabalarda bu durum farklı. Araplar bizden daha esmer ve yüz hatları da ayırt edici. Açık tenli birini gördüklerinde yabancı olduğunuzu anlıyorlar ve örneğin küçük şehirlerde fotoğraf çektirmek istiyorlar. Oldukça misafirperverler. Her ülkede olduğu gibi, onların kültürlerine saygı gösterdiğiniz takdirde saygı görüyorsunuz. Türk olduğumuzu söylediğimizde de mutlu oluyorlar.

UNESCO Qarah dağı2

Suudi Arabistan’da yaşam koşulları, sağlık, eğitim, hayat pahalılığı vb. konularda Türkiye’ye göre nasıl? Kısaca karşılaştırabilir misiniz?

Devlet sağlık sistemi veya emeklilik sistemi expatlar için yok, yereller için var. Şirketler çalışanlarına ve ailelerine özel sigorta yapıyor. Özel hastaneler oldukça donanımlı ve çok ucuz. Buradaki yabancı çalışanların iş anlaşmalarında; çocuklarının üniversiteye kadar olan okul masrafları, evin kira bedeli ve elektrik/su gibi faturalar, diğer ülkelerdeki sağlık harcamalarının belirli bir kısmı, bazı durumlarda araba, belirli bir miktara kadar seyahat harcamaları gibi giderler şirketler tarafından karşılanıyor. Zaten bu gibi avantajlar çalışanları bu ülkeye getirmenin olmazsa olmaz yolu.

Kişisel harcamalara gelirsek; dünyada isim yapmış restoranlarda yemek yerseniz avrupa kadar pahalı.Kişi başı 30 dolardan başlıyor diyebilirim. Yerel restoranlar ise tabi daha uygun.

Bu ülkede dolar/Saudi Riyal paritesi sabi: 3,75. Benzinin litresi 0,4 dolar yani şuanki kurla (1 dolar=6 TL, 2020 Oocak) yaklaşık 2,4 TL. Benzin fiyatı biz ilk geldiğimizde 2018’de şimdiki fiyatının yarısıydı. Devlet bu fiyatı geçen yıl %50, bu yıl da onun üzerinden yine %50 arttırdı. 2018’den önceki yıllarda böyle bir uygulama hiç olmamış.

Market giderleri de Türkiye’ye göre daha pahalı. Çoğu sebze ve meyve yurtdışından geliyor. Aralık-Mart ayları arasında yerel sebze ve meyve çıkıyor sadece. Sebze Meyve alışverişinizi yerel pazarlardan yaparsanız daha uyguna geliyor. Et fiyatları da Türkiye ile aşağı yukarı aynı. Yerel kuzu ve dana dışında, Brazilya/Avusturalya ve Yeni Zelanda etleri de satılıyor. Yerel tavuk üretimleri neredeyse organik üretime yakın. Antibiyotiksiz ve hormonsuz tavuk besliyorlar.

Uluslararası giyim mağazalarında fiyatlar da Türkiye’dekinden %10-%20 daha pahalı.

Ülkenin diğer şehirlerini gezerken otellerin fiyatlarını öğrenmiş olduk. Lüks zincir otellerde gecelik fiyatlar 300 dolar civarı, ortalama oteller de 100 dolardan başlıyor.

Dhahran sahili Arap Körfezi

Bir Türk olarak Suudi Arabsitan’da yaşama adapte olabildiniz mi? Orada yaşamanın ne gibi güzellikleri ya da zorlukları var?

Aslında bu sizin beklentinizle ve kişisel özelliklerinizle alakalı bir durum. Eşim, ben buraya gelmeden 6 ay kadar önce gelip yerleşmişti. Bu da içime su serpti açıkcası. Suudi Arabistan’dan önce Amerika’ya giderken de aynı his vardı içimde, eşim uzun yıllardır Houston’da yaşıyordu, ben de ziyaret etmiştim öncesinde. Sıfırdan keşfedeceğimiz bir şehir/ülke değildi. Bir çok insan doğup büyüdüğü şehri bile terkedemiyor, bu ister İstanbul’a gelip yerleşmek olsun ister bir Avrupa ülkesine, ister bir arap ülkesine. Kısaca şuan yaşadığımız şehir benim beklentilerimin çok üstünde çıktı. Cidde ve Riyad’ta daha çok yerel halk yaşıyor. Dhahran’da ise çok büyük bir yabancı nüfus var. Arkadaşlarımızın hepsi farklı ülkelerden. Bir Türk olarak burada seviliyoruz hem iş hayatında hem sosyal hayatta. Suudi arkadaşlarımız ise tabi daha az ama onlar da büyük bir aile olarak bizleri ağarlıyorlar. Ayrıca Bahreyn bizim yaşadığımız şehre 70 km uzunluğunda bir köprü ile bağlı, haftasonları için iyi bir kaçamak noktası. Çünkü alkol vs serbest.

Zorluklarına gelirsek; Dhahran’da çok az Türk aile var. İngilizce bilmiyorsanız arkadaş edinmeniz zor olabilir. Halka açık yerlerde kadınların başlarını örtmesi zorunlu değil, uzun bir ferace giymeleri gerekiyor. Ancak bu durumda da yavaş yavaş kalkıyor diyebilirim. Yabancıların yaşadığı sitelerde ise herşey serbest, bikiniyle güneşlenebilirsiniz 🙂 Evet ülke Şeriat kanunlarıyla yönetiliyor ama bunu sosyal hayatta ferace giymek dışında ve restoran ve mağazaların ezan saatleri kapanması dışında çok fazla görmüyorsunuz. Kadınlar 2019 yılı itibariyle araba kullanabiliyor, konserlere ve futbol maçlarına erkek kadın karışık şekilde gidebiliyor, restoranların aileler ve yalnız erkekler için ayrı ayrı servis veren alanları artık birleştiriliyor. Doktorluk, hemşirelik, öğretmenlik dışında kadın çalışan görmek az. Yabancı çalışanların eşleri genel olarak sosyal aktivitelerle, veya çocuklarının gittiği okul/kreşlerde gönüllü kontrolcülük, okullarda sanat çalışmalarına yardım veya pastacılık yaparak zamanlarını değerlendiyorlar.

Tabi bir de ikliminden söz etmezsek olmaz. Bizim yaşadığımız şehir Nisan itibariyle 40 dereceleri görmeye başlıyor, Haziran-Eylül arasında dayanılmaz hale geliyor maalesef. Kasım-Mart arası ise 15-25 derece arasında bir bahar havası hakim oluyor. Yılda sadece 2-3 kez yağmur yağıyor diyebilirim. Ancak ülkenin batısında özelikle Suriye veya Yemen’e sınır bölgelerinde yağmur daha sık yağıyor, zaten bu sebeple tarımcılık yapılabiliyor.

Haql şehri Kızıldeniz kıyısında bir gemi batığı

Son olarak Suudi Arabistan’da gezip görmek için önerebileceğiniz yerler nereler?

Ülkenin inanılmaz güzel, el değmemiş ve turkuaz renkli neredeyse 2000 km bir batı sahil şeridi var. Ancak sahil şeridi otelleri henüz inşaat halinde ve UNESCO Dünya Mirası olan Madein Saleh de şuan için yılın belirli zamanlarında paket programlar halinde (konaklama+ulaşım+çöl safarisi+konser gibi) ziyarete açılıyor. Batı sahilinde iklim daha katlanılabilir. Doğu sahili ise Dubai ile birebir aynı çöl iklimine sahip. Batı’da Sharm El-Sheikh’in tam karşısında Kızıldeniz’e kıyı olan kısmı dalış için oldukça elverişli, en güney ucunda yer alan el değmemiş Farasan Island ise Maldivler’i aratmıyor. Ayrıca çöl safarisi de yapılıyor. Kızıldeniz’deki turizm projesi tamamlandığında muhtemelen oldukça lüks otelleri turistik paket programlarıyla satışa çıkaracaklar. Çünkü bu ülkede lüks herşey demek.

Ürdün’de yer alan Petra’nın bir benzeri Suudi Arabistan’da da var. Zamanında Şam’dan Yemen’e giden kervanlar Ürdün’deki Petra’da ve Suudi Arabistan’daki Madain Saleh’de yer alan bedevi şehirlerinde dinlenirlermiş. 3 yıl öncesine kadar hiç bir turistik aktivite düzenlenmeyen ve kendi haline bırakılmış bu yer (Madain Saleh), şuan Turizm Bakanlığı’nca ele alındı. Şuan sadece Aralık-Şubat ayları arasında özel düzenlenen festivaller ve turistik paket turlarla ziyaretçilerine açık. 2020 yıl sonundan itibaren tüm ziyaretçilere açılacağı söyleniyor.

Suudi Arabistan’da UNESCO Dünya Mirası listesinde oldukça fazla yer var. Bunlardan biri de Al Hasa (Suyun Sesi anlamına geliyor) şehrinde yer alan dünyanın en büyük hurma bahçelerine sahip olan vaha. Çölün ortasında bitki yetişebilen ender yerlerden biri. Aynı şehirde Al Qarah tepesi diye başka bir UNESCO yapısı daha var. Çok eski zamanlarda tepenin içi deniz suyunun oluşturduğu girintilerle şekillenmiş ve odacıklar ve yollar oluşturmuş. Yazları serin olmasından dolayı yerleşim yeri olarak da kullanılmış.

Osmanlı zamanında ise bu topraklarda kıyı şehirlerine limanlar ve hisarlar yapılmış ve Hicaz tren yolu inşa edilmiş. Şimdilerde buralar turistik alanlar. Ama buraları ziyaret eden yerel halk göremezsiniz. Çünkü yerel halk haftasonları zaman geçirmek için çöl kampı yapıyor; gündüzleri mangal yakıp offroad yaparken, geceleri çöldeki özel çadırlarda kalıyorlar. Bunu çölle özlem giderme olarak görüyorlar.

Instagram: gulsah.yavas

Röportaj ve fotoğraflar için çok teşekkürler.

Burada olmayan merak ettiğiniz şeyler olursa lütfen yorum olarak bırakın, herkes faydalansın.

Diğer röportajlar için buraya tık tık!

Gelecek yazılarımdan haberdar olmak ve önümüzdeki seyahatlerden bol fotoğraf ve video için beni takip etmeyi unutmayın! 😉

Instagram: hohhoyyt

Youtube: hohhoyyt

Facebook: hohhoyyt

Author: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz Tarhan. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

Bir Cevap Yazın