Oğlumla Dünyayı Geziyoruz: İkinci Etap Asya Sonrası Değerlendirme

Avrupa için yazdığım değerlendirme yazısı çok okununca ikincisini yazmak şart oldu. Umarım bu da ikincisi çekilen bazı filmler gibi hayal kırıklığı yaratmaz. 😛 Asya yazılarımı hala bitiremedim, araya yeni bir blog oluşturma ve başka işler girdiği için pek vakit bulamadım ama bu yazının içeriğiyle ilgili çok soru geliyor, o yüzden öncelik veriyorum. Asya seyahatinin bütçesi ne kadar tuttu? Asya seyahatinde yaşadığım zorlukları nelerdi? Asya seyahatinin en güzel anları nelerdi? gibi sorulara cevap vereceğim. Bu yazı benim için günlük niteliğinde olacak. Bu yola çıkmaya nasıl karar verdiğime dair yazımı okumak için ise şuraya tıklayabilirsiniz.

DCIM100GOPROGOPR2693.JPG

Gezinin Enleri

En beğendiğimiz yer: Bu biraz zor bir soru ama her şeyi bir arada düşünerek Bali-Endonezya diyeceğim sanırım.

En güzel yemek: Benim için genel olarak Sri Lanka’da yediğimiz hemen hemen tüm yemekler seyahatin en güzelleriydi. En güzeli de Twenty Two Weligambay’de yediğimiz Sri Lanka seçimli akşam yemeği olabilir.

En iyi konaklama: Bu konuda aşırı kararsızım, aslında birkaç tane sayabilirim ama bir tanesini seçmem gerekirse Desa Visesa Ubud

En rahat ettiğim yer: Maldivler

En zorlandığım yer: Sri Lanka (çok ve kısa süreli yer değiştirmeler nedeniyle)

En güzel gün batımı: Canggu – Bali

En eğlendiğimiz yer: El Nido – Filipinler

En pahalı yer: Cebu – Filipinler

En ucuz yer: Ella – Sri Lanka

En pahalı konaklama: Theva Residency Kandy – Sri Lanka

En ucuz konaklama: Grandmas Plus Hotel Seminyak Bali – Endonezya

En pahalı ulaşım: Sri Lanka –  Maldivler arası uçakla 330$

En ucuz ulaşım: Galle – Colombo arası trenle 2$

enler

Rakamlarla 41 Günlük Asya Gezisi

Gezi boyunca 3 geceyi uçaklarda geçirdik, 1 gece arkadaşımın evinde kaldık, 38 gece otellerde konakladık.

Tüm seyahatimiz boyunca 10 kere uçak, 7 kere feribot, 2 kere tren , 2 kere otobüs, 2 kere tricycle, 2 kere jeepney kullandık. Sayısını hatırlamadığım kadar tuk tuk ve taksi yolculuğu yaptık. 5 gün özel, 3 gün grup olmak üzere 8 günü turlarda geçirdik. Grup olarak katıldığımız 3 tur tekne turuydu, özel turlar şoförlü arabayla gezdiğimiz turlardı.

Gezdiğimiz günler ortalama 8 km yürümüşüm, sahillerde vakit geçirdiğimiz zamanlar ortalama 3 km yürümüşüm. En yüksek 10 km ile Nusa Penida’ya gittiğimiz gün, en düşük 1.7 km ile Maldivler’de geçirdiğimiz bir gün olmuş.

Fotoğraf makinesiyle 3671 adet fotoğraf çekmişim, telefondakilerin sayısını maalesef bilmiyorum.

Gezi boyunca 6 ülke, 24 şehir gezmişiz. Gezi rotamız; 1 gece Qatar, 3 gece Canggu, 2 gece Seminyak, 2 gece Nusa Lembongan, 6 gece Ubud, 3 gece El Nido, 2 gece Coron, 3 gece Cebu, 1 gece Kuala Lumpur, 1 gece Negombo, 1 gece Kandy,  1 gece Ella, 1 gece Udawalawe, 2 gece Mirissa, 2 gece Galle, 1 gece Colombo, 5 gece Maldivler şeklindeydi. Buralarda konaklarken bazen çevre yerlere de uğradık.

rakam.jpg

41 Günlük Asya Gezi Bütçesi

Asya’da günlük harcamalar konusunda çok kasmadığımı itiraf edeyim, Avrupa’dan sonra çok ucuz geldiği için biraz rahat davrandım. Ama ulaşım kalemi çok fena belimi büktü, o da son dakika planlamalarım nedeniyle oldu, önceden planlanırsa ulaşım çok daha ucuza hallolur.

Konaklama: 675$ (Gezinin otellerde kaldığımız kısmının yarısını yani 19 gününü misafir olarak konakladığım için bu kalem düşük görünüyor)

Hava yolu ulaşım (Türkiye’den gidiş ve dönüş dahil): 2355$ (Off şimdi hesaplayınca daha fena içime oturdu 🙁 ama neyse ya paha biçilemez bir seyahatti bizim için 🙂 )

Yeme içme ve kişisel harcamalar: 1650$ nakit harcamışım. Arada kredi kartı ile de ufak tefek harcamalarım oldu ama tam hatırlamıyorum. Bu kaleme kara ve deniz yolu ulaşımları, turlar ve ören yerleri giriş ücretleri de dahil.

Toplam: 4680$ Bunu kredi kartı harcamalarını da hesaba katarak 5000$ olarak yuvarlayabilirim sanırım.

Bu arada aslında oğlum küçük olsa da pek bütçeye katkısı olmuyor bunun, yani iki kişilik düşünün bütçeyi, tek olarak düşünmeyin. Bir de benim uçak biletlerini ekstra pahalı aldığımı düşünürsek, tek kişi olsam 1500-2000 $ civarına 40 gün Asya’yı gezebilirmişim bence. 🙂

butce.jpg

Başımıza Gelen Aksilikler

İnanır mısınız Asya seyahatimiz boyunca yok denecek kadar az aksilik oldu, yani olanlar da buraya yazmaya değmez ufak tefek stresler. Ta ki son güne kadar, o son güne geri dönmek istiyorum. Şu hayatta şuurumu en çok yitirdiğim an sanırım o andı ve kafama vurup o iki saniyelik saçmalama anımı geri sarmak istiyorum. 🙂 Ay çok uzattım biliyorum ama gerçekten yazarken bile sinir oluyorum şu anda kendime. Aşağıdaki fotoğraf sonrası drone’u denize düşürdüm. 🙁 Aptal gibi kanodan inmeden drone’u geri çağırdım ve kano o anda biraz sürüklendi, drone da avucumu teğet geçip denize iniş yaptı. Kanodan ineyim mi diye düşünmüştüm ve neyse ya sıkıntı olmaz diyerek inmedim. İşte o ana gidip, kanodan inmeme kararını vermeden önce kendime bir tokat atmak istiyorum. Neyse sonra hemen suya atladım ve drone’u çıkardım, gidip duru suyla yıkadım, saç kurutma makinesiyle kuruttum ve son olarak otelden pirinç isteyip içine gömdüm. 🙂 Dönüşümüze sadece saatler kala bunun yaşanması da biraz ekstra sinir bozucu oldu. Velhasıl, drone’umuz artık çalışmıyor. Geziye çıkmadan önce kendime söz vermiştim, sağlığımızla ilgili bir durum olmadığı sürece hiçbir şeye üzülmeyeceğim diye. Bütün gezimizin genel olarak sorunsuz geçmesinin nazar boncuğu buysa varsın olsun ne yapalım. 🙂

Bunu yazdıktan sonra bir tane daha aksilik geldi aklıma. Aslında şimdi düşününce çok büyük bir olay değil ama o an yaşadığım stres yüzünden buraya yazılmayı hak etti bence. 😛 Kuala Lumpur’dayız, çok güzel güneşli bir güne uyandık, birkaç yeri gezdik. Öğleden sonra hava kapamaya başladı, yarım saat içerisinde birbirine yakın iki yer daha gezip döneceğiz artık. Otele de yakınız aslında ama yine 1 km civarı bir uzaklık var. Otelden eşyalarımızı alıp havaalanına gideceğiz. Son yerlerden biri bir meydan, ben taksiden iner inmez bir anda deli gibi yağmur başladı ama öyle böyle değil. İki dakika içerisinde deli gibi yağmuur ve hayatımda duymadığım korkunçlukta gök gürültüsü başladı. Kendimize sığınacak üstü korunaklı bir yer bulana kadar sırılsıklam olmuştuk bile. Yanımda şemsiyem vardı ama açacak vaktim bile olmamıştı. Velhasıl bekle bekle yağmur ve gök gürültüsü dinmiyor, korunaklı yerden de araç geçmiyor. Bir saatten fazla orada bekledik biliyor musunuz ve yağmur asla şiddetini azaltmadı. Artık uçağı kaçırma sınırına girdiğim için açtım benim minicik şemsiyeyi çıktım yolun ortasına. Taksi geçer mi hiç, 20 dk kadar o yağmurun altında uçağı kaçırma stresiyle bekledim. Şemsiyeyi oğluma tutuyorum mecbur, o bari ıslanmasın diye, ikimizi kapatmıyor çünkü şemsiye. Her yanım sırılsıklam oldu, beni sıksanız 10 kilo su çıkar üstümden yani. Bir yandan deli gibi gök gürüldüyor, ben gök gürlemesinden biraz korkarım ve kabak gibi elde şemsiyeyle orta yerdeyiz, her an bizi çarpabilir gibi geliyor. Bir yandan kesin uçağı kaçıracağım stresi. Bir de büyük valizi havaalanında emanete bırakmıştım, onu alacağım. Neyse sonunda bir taksi durdu ve otelin yakın olduğunu duyunca götürmeyi ancak 3-4 katı fiyatına kabul edeceğini söyledi. İnsanlar bazen gerçekten vicdansız oluyor ama neyse ki anormal pahalı değildi, kabul ettim. 🙂 Velhasıl, şehrin trafiğine rağmen ucu ucuna uçağa yetiştik çok şükür. Ama o an aşırı çaresiz ve korkmuş hissetmiştim kendimi, o yüzden anlatmak istedim. 🙂

aksilikler.jpg

Yaşadığım Zorluklar

Asya turunda en çok zorlandığım konu eşyalar oldu. Bu sefer valizlerim daha büyüktü. Avrupa’da bir sırt çantası ve bir orta boy valizle gitmiştim. Bu seyahate bir büyük boy valiz ve bir kabin boy valizle gittim. Bu iki valiz de pek boş sayılmazdı, oralardan aldığım ufak tefek şeylerle birlikte çanta sayısı üçe çıktı. Bir de bu sefer çok daha fazla uçak yolculuğu yaptık, çok daha fazla otel değiştirdik. İnsan kendine bunu niye yapar diye söylendiğim çok oldu itiraf edeyim, neyse ki valizlerden kurtulunca hemen keyfim yerine geliyordu. 😀

Ada uzun mesafe pek yürümüyor, durduğu yerde asla normal durmayan sürekli oradan oraya hoplayan zıplayan çocuk iki adım yürümesi gereken yerde kucak diye tutturuyor. Bu sefer bebek arabası da olmadığı için sürekli kucakta taşımak zorunda kaldım. Sadece iki kere kanguru ile çıktık çünkü her yerde kanguru da uygun olmuyor, tak çıkar yapmak gerekiyor sık sık. Çok sıcaktı ve uzun yürüyüşlerde gerçekten yere yığılacak gibi hissettiğim zamanlar oldu. En azından kol kası yapmış oldum, bir işe yaradı bu yorgunluk. 😀

Bir de tabi bu sefer daha uzun gezdiğimiz için Ada seyahatin bir noktasından sonra ara ara eve dönmek istemeye başladı, tek başınayken insan kendini kötü hissediyor böyle durumlarda. Neyse ki seyahatin son 10 gün civarı çoğunlukla plajlarda geçti de çok fazla sorun yaşamadık.

zorluklar.jpg

Zamanı Durdurmak İstediğim Anlar

Bali’de, Canggu’daki ilk gün batımı unutulmazdı. Hem gittiğimiz beach club’ın ortamı ve müzikleri çok güzeldi hem de renkler inanılmazdı. Plajın kumu da siyahtı, her şeyiyle dört dörtlük bir andı.

Filipinler’deki tekne turlarıyla gittiğimiz yerler genelde çok güzeldi ama en çok kalmak istediğimiz yer El Nido’daki Shimizu adası oldu. Kaç kez şükrettim o anları yaşayabildiğim için hatırlamıyorum.

Sri Lanka’da Mirissa’da güneş muhteşem bir şekilde batarken, bir yanda köpekler koşturuyor, bir yanda hala insanlar sörf yapıyor, bir yanda Ada kumla oynuyor, bir yanda gençler kriket oynuyordu. Filmlerdeki gibi, inanılmaz huzur dolu bir andı. Eşim de yanımızda olsa sonsuza kadar orada kalmak isteyebilirdim.

Sri Lanka’da, Udawalawe’de safari yaparken bir fille aramızda 10 cm kalacak kadar yakınlaşmıştık. Burada ben anın tadını çıkarmayı tercih ettim, işte orada zamanı durdurabilseydim bir sürü fotoğraf çekerdim. 🙂 Daha önce bakım evlerinde fillerle çok yakınlaştığım olmuştu ama vahşi doğada kendi ortamında bu büyülü hayvanla o kadar yakınlaşmak olağanüstüydü.

Maldivler’de sand bank gezimiz çok güzeldi. Gördüğümüz yerleri genelde sanki her gün görüyormuş gibi aşırı cool bir tavırla karşılayan oğlum ilk defa denizin renginden büyülendiğini heyecanla itiraf etti. Gerçekten bundan daha güzel bir deniz başka bir yerde yok bence, buradayken de Filipinler’deki gibi şükredip durmuştum.

Bunca yer gezdiniz bunlar mı sadece iyiydi demeyin, her anı muhteşem bir geziydi diyebilirim. Sadece bunlar en büyüleyici olan anlardı. İlk aklıma gelenler bunlar oldu, başka aklıma gelen olursa güncellerim. 🙂

zaman2.jpg

Sonuç olarak Asya gezimiz, asla unutamayacağım, bu kadar fazla yer değiştirerek tek başıma çocukla başardığım için kendimle gururlandığım bir gezi oldu. Genel olarak kendimi güvende hissettim. Gitmeden önce evham yaptığım pek çok konuda büyük bir rahatlama yaşadım. Bundan sonra sırada Afrika vardı ama Ada başta çok hevesli olmasına rağmen sonradan uzun bir seyahate çıkmak istemediğini, Afrika’ya gelmeyeceğini söylemeye başladı. Seyahatin neredeyse tamamı planlanmıştı ama kararının arkasında çok durduğu için onun istediğini yapmak zorunda kaldım. Sonuçta biz bir ikiliyiz ve onun da söz hakkı var, ayrıca onun bu isteksizliği bana bir işaret gibi göründü. Şimdilik seyahati iptal ettim. Bundan sonrası için, ilk etapta eşimle ve oğlumuzla birlikte kısa süreli seyahatler yapmak istiyorum. Daha sonra fırsat buldukça yine Ada ile baş başa farklı rota hayallerim var. Sadece başta hayal ettiğim kadar uzun süreli olmayacak artık. Ansızın size Viktorya Şelaleleri’nden ya da Machu Picchu’dan merhaba diyebiliriz. Bizi izlemeye devam edin. 😉

Gelecek yazılarımdan haberdar olmak ve önümüzdeki seyahatlerden bol fotoğraf için beni takip etmeyi unutmayın! 😉

Instagram: hohhoyyt

Facebook: hohhoyyt

Bu geziyle ilgili diğer yazılarım:

Bali Gezi Rehberi: Gezi Rotası ve Bütçe

Filipinler Gezi Rehberi: Gezi Rotası ve Bütçe

Sri Lanka Gezi Rehberi: Gezi Rotası ve Bütçe

Ucuz Bir Maldivler Tatili Mümkün: Maldivler Gezi Rehberi

Kandy, Ella ve Muhteşem Tren Yolculuğu

Nusa Adaları Gezi Notları

Filipinler’deki Cennet: El Nido Palawan Gezi Notları

Author: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz Tarhan. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

Bir Cevap Yazın