Filipinler’deki Cennet: El Nido Palawan Gezi Notları

Filipinler’e o kadar uzun zamandır gitmek istiyordum ki benim için bir efsaneye dönüşmüştü. Bilet alıp yakmalar, planlar yapıp yapıp suya düşmesini izlemeler derken sonunda kavuştuk. Hayalini kurduğum kadar varmış vallahi, beni hayal kırıklığına uğratmadı. Hani bazı insanlar için “Allah boş zamanında yaratmış” ya da “Allah özene bezene yaratmış” derler ya. El Nido gerçekten boş vakitte yaratılmış, ince ince işlenmiş bir yer bence. Phi Phi adaları da benim için biraz öyleydi, eğer oraya gidip beğendiyseniz, buraya aşık olursunuz. Doğanın olağanüstülüğüne tekrar tekrar şahit olduğum, denizden çıkmak bilmediğim, sürekli şükrettiğim bir gezi oldu benim için El Nido. Zaten adanın güzelliği tescilli, daha önce dünyanın en güzel adası seçilmiş. Yeterince övdüğüme göre tüm El Nido gezi notlarımı sizlerle de paylaşabilirim artık. 🙂

giris

giris1

El Nido’ya nasıl gidilir? El Nido Palawan ulaşım

El Nido iyi, hoş, güzel de çevresi kötü. 😛 Adaya ulaşım hiç kolay değil gerçekten. Bizim Bali sonrası rotamızın ilk durağı El Nido idi. Türkiye’den de gelseniz aynı şekilde ulaşmanız gerekiyor, o yüzden anlatıyorum. Türkiye’den Filipinler’in başkenti Manila’ya direkt veya aktarmalı uçuşlar bulunuyor. THY’nin direkt uçuşu, Qatar, Emirates ve Saudia Havayollarının bir aktarmalı uçuşları bulunuyor. En ucuz genelde Saudia oluyor. Biz Bali’den Airasia ile Manila’ya geçtik. Buradan sonra El Nido’ya ulaşım için iki seçeneğiniz var. Birinci yol, yani daha uzun ve meşakkatli olan yol önce Puerto Princesa’ya uçakla gitmek, oradan da minivanlara binerek 5-7 saat arası bir yolculuk sonrası El Nido ya ulaşmak. Bu yol biraz daha uygun fiyatlı ama karayolu kısmı için pek iyi şeyler duymadım açıkçası. Bizim Bali uçuşumuz gece 11:30’daydı ve gece yarısı saat 3:30 gibi Manila’ya vardık. O uykusuzluk ve yorgunlukla tek başıma çocukla bir de üstüne bir uçuş ve tekrar karayolu yolculuğunu bünyem(iz) kaldıramayacaktı. O nedenle ben ikinci ve pahalı olan yolu tercih ettim. Bazen harcadığınız paranın karşılığı paha biçilemez oluyor, bu da onlardan biriydi. Sabah 7 uçuşu için iki kişi 270$ verdim biletlerimize. Air Swift, Manila’dan El Nido’ya uçan tek firma ve pır pır uçaklarla seyahat ediyorsunuz. Oğlumun ilk pır pır uçak deneyimi olması açısından benim için önemli bir uçuş oldu. Manila dış hatlar terminaline indikten sonra iç hatlara geçmek için servis beklemeniz gerekiyor. Beklediğimiz yer inanılmaz soğuktu, mutlaka burası için yanınızda kalın bir şeyler alın. Hava yolu şirketlerinin farklı saatlerde gelen servisleri var. Mesela Cebu için sürekli servis geliyordu ama biz onlarla gidemiyorduk, bizim servis 5’e doğru geldi. Air Swift’in bagaj hakkı kişi başı 20kg ve kişi sayısına göre toplam bagaj hesaplıyorlar. Bu gerçekten benim için kritik noktalardan biriydi, sizin için de öyle olabilir diye yazıyorum. Ben Puerto Princesa’da vakit geçirmeyi de düşünmediğim için bu yolu seçtim, eğer Puerto Princesa’da konaklamayı düşünüyorsanız minivan ile gitmek daha mantıklı olabilir. Velhasıl sorunsuz bir şekilde uçuşumuzu gerçekleştirdik. El Nido Havaalanı minicik bir yer, bagajlarınızı banttan değil direkt elden teslim alıyorsunuz. Sizi şarkı söyleyen Filipinli teyzeler karşılıyor. İnsan hemen havaya giriyor, adaya geldiğini hissediyor doğrusu, pek tatlılar. Ada içinde ulaşım ise tricycle’lar ile sağlanıyor. Bunlar da Asya’da görmeye alışık olduğumuz tuk tuk benzeri motorlu taşıma araçları. Bizi otelimize 300 PHP yani yaklaşık 6$ karşılığı götürdüler.

ulasim2

ulasim

El Nido’da ne kadar süre kalınır? El Nido’ya ne zaman gidilir?

Bana sorarsanız El Nido’da sonsuza kadar kalınır, tabi yağmur sezonları hariç. 😀 Şaka bir yana, zamanınız bolsa El Nido için 4 tam gün bence ideal. Zamanınız az ise de 2 tam gününüzü mutlaka buraya ayırın. Biz 3 gece kaldık ve 2 tam günümüz vardı. Gittiğimiz gün sabah erken vardığımız için merkezi gezecek vaktimiz oldu. Diğer iki gün ise adanın en popüler iki turuna ayırdık vaktimizi. Aslında burada dört farklı tur düzenleniyor, ama iki tanesi öne çıkıyor. Zamanınız varsa 4 tam gün ayırın deme sebebim buydu. Adadaki sahilleri keşfetmek için gittiğiniz gün ve diğer günler de tüm turları denemek için ayrılabilir. Biz El Nido’ya Kasım ayında gittik yani yağmur sezonunun henüz bitmediği ara dönem olarak geçen riskli aylardan birinde. Gitmeden önce telefondan hava durumuna bakıyordum ve sürekli gök gürültülü yağmur gösteriyordu. Açıkçası epey moralim bozulmuştu çünkü o kadar hayal ettikten sonra yağmura denk gelip Filipinler’in tadını çıkaramayacak olmak çok üzücü olacaktı. Ben de internetten sürekli iyi haber alabileceğim bir yerler araştırmaya başladım, sonra bir forumda aradığım yorumu buldum. 🙂 Genel hava durumu sitelerine itibar edilmemesi gerektiğini, yanlış bilgi verdiklerini söylüyordu. Gerçekten de hava durumu sürekli yağışlı göstermesine rağmen biz az bulutlu ve bol güneşli günler geçirdik. Tabi ki biz şanslıydık, normalde en kuru sezon Şubat itibarıyla başlayıp Nisan ayı boyunca da devam eden aylarda yaşanıyor. Mayıs ayında yağmurlar başlıyor ve Aralık-Ocak aylarında yok denecek seviyelere iniyor. Haziran ve Ekim arasındaki aylar ise tayfuna yakalanma riskininzin fazla olduğu aylar. Ben turizm ofisinden okuduğum bilgileri aktarıyorum sadece, bizzat deneyimlemedim tüm ayları tabi ki. Tropik iklime hiçbir zaman güven olmuyor bana göre, siz özellikle kış aylarında ne zaman uygunsa şansınızı deneyin derim.

nekadar1.jpg

nekadar

El Nido’da ne yapılır? El Nido’da gezilecek yerler, plajlar ve yapılacaklar

El Nido’da yapabileceğiniz en güzel aktivite turlara katılmak ama adaya vardığınız gün muhtemelen tur saatini kaçırmış olacaksınız veya en azından uzun yol nedeniyle çok yorgun olacaksınız. O yüzden önce biraz dinlenip sonra biraz adanın kendisini keşfetmeye çıkabilirsiniz. Las Cabanas ve Nacpan Beach adadaki en güzel plajlar, gittiğiniz günü bunlardan birinde geçirip, diğerine de bir akşam üstü gün batımı için gidebilirsiniz. Ada merkezi ise küçücük bir yer ve öyle fotoğraflık bir yeri yok, sokakları gün battıktan sonra gezebilirsiniz, zaten gece daha hareketli oluyor. Alışveriş için sabit dükkanlara ek olarak gece açılan bir pazarı var, bir de sokaklara tezgah açıyor insanlar. Bana gelen mesajlarda sürekli tura katılmak mı gerekiyor diye soranlar olmuştu. Bana kalırsa biraz ne hayal ettiğinize bağlı, yani El Nido’daki plajların ortamı güzel, bol palmiyeler filan keyifli bir ortam var ama deniz için geliyorsanız turlarda görecekleriniz kadar muhteşem değil. Bu arada adada yanınıza nakit para bulundurun, pek kredi kartı geçmiyor. Bloglarda okuduğum kadarıyla ATM’de para sıkıntısı yaşanabiliyormuş, ben ilk gittiğimiz gün havaalanında taksi ve acil ihtiyaçlar için sadece 100$ bozdum, sonra tur fiyatlarını ve diğer harcamaları kafamda aşağı yukarı hesaplayıp tüm Filipinler seyahati için ATM’den toplu para çektim.

elnido.jpg

elnido1

Yukarıda bahsettiğim üzere El Nido’da katılabileceğiniz 4 tip tur var ve bunlar tüm tur firmalarında aynı fiyata satılıyor. Ayrıca tur rotası da aşağı yukarı aynı oluyor, hava şartlarına göre ufak değişikliklere gidebiliyorlar sadece. En popüler turlar A ve C turları, B ve D turları ise bazen dolmadığı için iptal edilebiliyormuş. A ve C turları daha fazla görsel şölen ve şnorkel imkanı tanıyor, B ve D turlarında ise daha çok plajları geziyormuşsunuz söylenene göre. Fotoğraflardan her turun durakları güzel göründüğü için 4 günüm olsaydı, mutlaka hepsine giderdim. Ben gitmeden önce bazı forumlarda küçük çocuklar için A ve C turundan ziyade D turunu önerdiklerini görmüştüm ve biraz tereddüt etmiştim ama otelden beni ikna ettiler çocuğun problem yaşamayacağına dair. Bence gayet çocukla gidilebilecek gezilerdi ve bir problem yaşamadık ama teknede hamile bir bayan vardı, o birkaç kez istifra etti. 😦 toura3.jpg

Tur planına bakınca Tour A gözüme en güzeli gibi göründü o nedenle hazır hava güzelken ilk gün Tour A’ya gidelim dedim, malum havanın ne yapacağının tam kestirilemediği bir dönemde gitmiştim. Turu direkt otelden ayarladım, dışarıdakiyle aynı fiyattan ayarlıyorlar o yüzden otele güvenmeyi tercih ettim. Tour A’nın fiyatı 1200 PHP, çocuk için yarı fiyat 600 PHP aldılar. Bir de Turizm fonuna katkı diye 200 PHP ek ücret alıyorlar, bunu 10 gün için bir defa veriyormuşsunuz, çocuk için de yine yarı fiyat 100 PHP aldılar. Yani tur bir yetişkin bir çocuk için her şey dahil toplam 2100 PHP = 40$ tutmuş oldu. Sabah 8.5 gibi turdan bir görevli bizi almaya geldi ve tura kayıt olan diğer otel misafirleriyle birlikte teknemize gittik, zaten teknelerin kalktığı yere 3 dk yürüme yolu var sadece. 🙂 Tur 9’da başlıyor deniyor ama maalesef tüm misafirlerin gelmesini bekliyorlar, Saat 10 gibi anca kalktı tekne. İlk durağımız Seven Commando Beach, burayla başlamamız iyi oldu çünkü bence turun en sıradan yeriydi. Pamiyelerle dolu tatlı bir plaj, kaliteli kum ve turkuaz deniz ile normalde eminim çok güzeldir ama bacaları tüten teknelerle dolu olduğu zaman yüzemiyorsunuz, sadece plajda coconut suyu içip biraz keyif yapabilirsiniz burada.

toura1.jpg

İkinci durağımız Small Lagoon oldu. Burası da epey kalabalıktı ama tekneler açıkta olunca kalabalık insanı fazla rahatsız etmiyor, yüzmenize engel değiller. Burada lagüne ulaşmak için kano kiralamak en mantıklısı, çünkü aşağısı kayalık ve zaman zaman sığlaşıp bacaklarınızı çarpabiliyorsunuz. 2 kişilik ve 4 kişilik kanolar var, 2 kişilik kano kirası 400 PHP, 4 kişilik kano kirası ise 700 PHP. Ben de kiralamak istedim ve hatta kanoya bindik ama Ada kanoya binmek değil yüzmek istedi. Yeri gelmişken bir uyarıda bulunayım, hem Tour A hem de Tour C için sert tabanlı deniz ayakkabısı giymeniz iyi olur yoksa bazı yerlere giremeyebilirsiniz. Deniz ayakkabısını El Nido Town’daki dükkanlardan ya da gece pazarından alabilirsiniz. Ayrıca tekne turu da yola çıkmadan önce kiralamak isteyip istemediğinizi soruyor, kendinizin yoksa mutlaka kiralayın. Bir de tabi ki su geçirmez çantalardan edinmenizde fayda var, her boyutu satılıyor zaten sokaklarda ve fiyatlar 3-5 $ civarı.  İçecek, dondurma, kano gibi ihtiyaç duyabileceğiniz şeyler için yanınızda birazcık da para götürmenizi tavsiye ederim. Ben 700 PHP civarı para alıyordum yanıma, gerisini otelde kasada bırakıyordum.

toura

Üçüncü durağımız aynı zamanda yemek molası verdiğimiz Shimizu Island oldu. Önce teknedeki masada hazırladıkları sofrada yemeklerimizi yedik, gayet bol çeşitli ve hiç fena değildi yemeklerimiz bence. Yukarıdaki fotoğrafa ek olarak buharda pişirilmiş pirinç ve meyve çeşitleri de bulunuyordu menüde. Dalış yaptığım dönemlerde tekne yemeklerine bayılırdım, özlemişim. Yemek sonrası biraz denizin tadını çıkardık ve Simizu Adası deniz açısından bizim favorimiz oldu bu turda. Ada resmen çıkmak istemedi, ağlamaklı oldu adadan ayrılırken, gerçi benim de pek çıkmak istediğim söylenemez. Dördüncü durağımız Secret Lagoon oldu. Burası deniz ayakkabınız olmadan girmenin pek mümkün olmayacağı yerlerden biri. Tekne biraz açıkta duruyor, siz kayalık zeminden oluşan sığ suda ilerleyerek bir delikten geçiyorsunuz ve lagüne ulaşıyorsunuz. Buradan sonra beşinci ve son durak Big Lagoon’a geçtik. Burada yine kano kiralayarak lagüne ulaşıyorsunuz, yüzerek ulaşmak burada biraz daha zor çünkü uzak. Ada öğlen uykusu uyumayınca buraya giderken uyuyakaldı. Ben de onu uyandırmadan oğlumu teknedekilere emanet edip teknenin çevresinden ayrılmadan şnorkel yaptım. Lagün ile öne çıktığı için kimse farkında değil sanırım ama aynı zamanda muazzam bir şnorkel noktası burası, tavsiye ederim.

toura2-2.jpg

Ertesi gün yine hava güzeldi ve bu sefer Tour C’ye katıldık. Tour C biraz daha uzağa gidiyor, sanırım o yüzden biraz daha pahalı. Tur ücreti yetişkin için 1400 PHP, çocuk 700 PHP. Bu sefer turizm fonu için ekstra ücret vermediğimizden fiyat yine toplam 2100PHP = 40$ oldu. Bu turun ilk durağı Helicopter Adası, şekli uzaktan pervanesiz bir helikopter görünümünde olduğu için bu adı almış. Bu adanın plajı fena değil ama bence sırf şeklinden dolayı pazarladıkları için tura dahil olmuş, pek o kadar da etkileyici gelmedi bana. Ya da her turun ilk durağına böyle sıradan bir yer eklemişler. İkinci durağımız Matinloc Shrine oldu, burada terk edilmiş bir tapınak bulunuyor. Tapınağın bakımı için giriş olarak kişi başı 100PHP ücret alıyorlar. Bir de kayalıklardan yukarı tırmanarak bir manzara noktasına çıkıyorsunuz ki manzara gerçekten çok güzel.

DCIM100GOPROGOPR2358.JPG

Üçüncü durağımız Talisay Adası oldu. Burada hem yemek yeme hem denize girme molası verdik. Bugünkü turumuzda teknede masa yoktu, plaja sofra kurdular. Bu turlar sırasında kanolarla dondurma, meşrubat ve bira satan adamlar oluyor. Yemekte meşrubat tekneden verilmiyor, sadece su veriliyor. İçeceğiniz için bu kanolardan alışveriş yapabilirsiniz. Bu plajın denizine de bayıldık, ayrılmak istemediğimiz yerlerden biri oldu yine. Kumu da çok güzeldi, yemekte verilen plastik bardaklarla bol bol kumdan kale yaptık oğlumla. 😀 Bu arada yemekleri tekne hareket halindeyken yapıyorlar, ilk durakta başlıyorlar mangalı yakmaya, yavaş yavaş hepsini yapıyorlar. Meyvelere, salatalara süslemeler filan yapıyorlar, vallahi bravo dedim yani.

tourc

Yemekten sonra dördüncü durağımız olan Secret Beach’e gittik, gerçekten harikaydı, keşke kalabalık değilken gitme fırsatı olsa. Bu sefer sığ suda değil açık denizde bir delikten geçiyorsunuz. Bu delikten geçmek de ayrı bir macera, su yükselip alçalıyor, dalga geliyor gidiyor ve sizi hoop içeri atıyor. 🙂 İçeri giriyorsunuz ve her tarafı kayalıklarla örtülü bir plajla karşılaşıyorsunuz. Su çok yükseldiğinde muhtemelen delik hiç görünmüyordurve tamamen kapalı gibi oluyordur, doğanın mucizeleri karşısında insanın bazen zevkten gözleri doluyor gerçekten. Buradan sonra bizi götürecekleri yerde dalga olduğunu öğrenince sabahtan tapınağını ziyaret ettiğimiz Matinloc adasının şnorkel yapılan kısmına gittik. Su altı gayet güzeldi ama normalde programda yine saklı bir plaj vardı, oraya gitseydik daha çok sevinecektim. 🙂

DCIM100GOPROGOPR2414.JPG

Turlarda her noktada minimum bir saat kadar duraklıyorsunuz, hepsinin tadını çıkarmak için yeterli vaktiniz oluyor. Duraklar arası de bazen yarım saat bazen 10 dakika sürüyor. Ben hem Tour A hem de Tour C’yi çok sevdim ama elimde olsa ikisinden ortaya karışık bir tur yapardım. Gerçi bunu da düşünmüşler farklı iki turun birleşiminden turlar düzenliyorlarmış, tabi yeterli talep olursa kalkıyormuş. Bu combo turlarda iki turun tüm noktalarına gitmiyor ama çoğuna gidiyor, yer fazlalığından da gittiğiniz yerlerde fazla kalamıyormuşsunuz diye okumuştum. Combo tur ile koşturmaca ile gezmek yerine kendi belirlediğiniz yerlere gidecek özel turlar da planlayabiliyorsunuz. Mutlaka normalden pahalıya gelecektir ama grup gidilirse veya kalabalık aile olursa düşünün derim. Her iki turun da ilk duraklarını attığınızda geri kalan tüm yerleri çok beğeneceğinizi düşünüyorum, onlar arasından özel bir combo yapılabilir. Bu arada bir de gece konaklamalı parti tekneleri varmış ama biz tabi 3 yaşındaki oğlumla henüz o kadar partici takılamıyoruz, ileride artık. 😀

tourc1.jpg

El Nido’da nerede kalınır? El Nido Palawan konaklama önerisi

Bloglarda El Nido konaklama konusnu araştırırsanız genelde bir memnuniyetsizlik olduğunu görürsünüz. Oteller için, interneti kötü, sıcak suyu yok, çok pis, şehre uzak vb. pek çok şikayeti bolca okuyacaksınız. Ben de bu yorumlar dolayısıyla biraz çekinerek gitmiştim açıkçası El Nido’ya ama hava konusunda şanslı olduğumuz kadar otel konusunda da şanslıydık çok şükür. Yukarıda bahsettiğim sorunların hiçbirini yaşamadık, o yüzden gönül rahatlığıyla size de tavsiye edebilirim. Otelimizin adı Sea Cocoon idi, adanın en merkezi yerinde, tüm hareketin olduğu Caron Carong plajı yakınında ana cadde üzerinde yer alıyordu. ATM’e, tur teknelerinin kalktığı limana ve feribot limanına hep yürüme mesafesindeydi.

otel2.jpg

Otel çalışanları ve yöneticisi son derece güler yüzlü ve samimi insanlardı. Sabah erken gittiğimiz için henüz odamız hazır değildi. Gece boyunca yollarda doğru dürüst uyuyamadığımız için lobideki rahat koltuklarda bir süre uyukladık. Internet her kat için ayrı tanımlanmış durumda, o yüzden hem odalarda hem de ortak alanlarda gayet hızlı ve kesintisiz kullanabiliyorsunuz. Otelin havuzu da var ve bu havuz o sıcaklarda tura çıkmadığınız zamanlar gerçekten çok değerli oluyor. Mesela biz odamızı beklerken biraz dinlendikten sonra havuz keyfi yaptık, böylece hem ayıldık hem de denize giremediğimiz günü değerlendirmiş olduk.

otel1

Odamız gayet ferah, balkonlu ve tertemiz banyosu olan bir odaydı. Sıcak su sıkıntısı kesinlikle yaşamadık. Oğlum duşta uzun kalmayı çok seviyor, ben duyduğum sıcak su şikayetleri nedeniyle hep sıcak su bitecek diye endişelendim ama kaldığımız süre boyunca hiç sıcak sudan eksik kalmadık. Bizim odada bir çift kişilik yatak, bir de tek kişilik yatak vardı. Ayrıca eşyalarınızı yerleştirebileceğiniz dolaplar, LCD televizyon ve çalışma masası da bulunuyordu. Odanın kliması da gayet düzgün çalışıyordu yani El Nido otelleriyle ilgili o kadar kötü yorum okuduktan sonra cennete düşmüş gibi hissediyordum kendimi. 🙂 Bu arada otelde jeneratör de bulunuyor, yani adada arada elektrik kesintisi oluyormuş, ben elektriklerin kesilip kesilmediğinin farkında değilim ama burada onun için de endişe etmeniz gerekmiyor.

otel3

Otelin kahvaltısı açık büfe şeklindeydi ve gayet yeterliydi. Biraz Filipinler kahvaltısı, biraz da uluslararası mutfaktan seçkiler vardı, bir de tabi ki tazecik meyveler. Yumurtanızı da isteğiniz şekilde mutfakta pişiriyorlar. Gün içinde de otelin yemek servisi bulunuyor. Biz ikinci akşam kendimizi çok yorgun hissettiğimiz için akşam yemeğimizi otelde yedik ve yemekleri çok leziz bulduk, ayrıca fiyatlar da dışarıya göre çok uygundu. Mutfak personelini de çok sevdim. Önceki akşam Ada için aldığım şişe meyve suyunun kalanını masada bırakmışız, kapağını kapatıp buzdolabına koymuşlar ertesi gün bize geri verdiler. Çok tatlı değil mi? 🙂 Bazen böyle küçük naif detaylar bile bir yeri sevmem için yeterli oluyor. Velhasıl, genel olarak otelimizi çok sevdim ve hepinize tavsiye ederim. El Nido’da lüks ve izole oteller de bulunuyormuş ama bence buraya kadar geliyorsanız ada hayatını yaşamalı ve mutlaka turlara katılmalısınız. Akşam üstü turlardan dönerken ıslak mayonuzla ada sokaklarında dolana dolana otele dönmek çok keyifli oluyor, insan kendini tam olarak adalı hissediyor. otel4

El Nido yeme içme. El Nido Palawan restoran önerileri

İtiraf edeyim Bali’den sonra El Nido’daki mekanlar çok zayıf geldi ama yine de birkaç tane güzel mekan var. Bunlardan biri Bali’de görmeye alışık olduğumuz organik ve vegan yiyecekler sunan minik tatlı bir kafe, ismi Balai Kubo. Tostları ve kaseleri çok güzel, El Nido’da sağlıklı yemeğin adresi burası. Oturmak için sadece küçük bir bar yerleri var ve içeri yalın ayak giriyorsunuz, bunu da bilgi olarak vereyim. El Nido’da önereceğim diğer mekan da görebildiğim mekanlar arasında en güzel ortama sahip olan Happiness. Burası Akdeniz mutfağı olarak geçiyor ama menü ağırlıklı olarak humus çeşitleri ve falafelden oluşuyor. Ben iki haftadır Asya yemekleri yemekten biraz bunaldığım için hemen soluğu burada aldım ve hem falafeli hem de humusu gayet başarılı buldum. Burası sadece yemek için değil, barın etrafındaki salıncaklara oturup kokteyl keyfi yapmak için de gelebileceğiniz bir yer. Dondurma için de Gusto Gelato‘yu tavsiye ediyorum. Bunların hepsi bizim otelimize yürüme mesafesinde yani El Nido Town’da yer alıyordu. El Nido’da genelde uluslararası mutfaktan yiyecekler bulabiliyorsunuz. Yunan mutfağı, Arap mutfağı, İtalyan mutfağı ve daha pek çok alternatif mevcut. Asya mutfağını sevmiyorsanız bile, yemek konusunda en rahat edeceğiniz yerlerden biri diyebilirim.

mekan1_balaikubo.jpg

mekan.jpg

El Nido gece hayatı. El Nido Palawan bar önerileri

Tek başına çocuklu bir kadın olarak kısıtlı şekilde tecrübe ettiğim gece hayatından size de bir kuple bahsedeyim istiyorum. 🙂 Adanın en güzel gece mekanı bence SAVA, tur teknelerinin yanaştığı plajda yer alıyor. Buraya biz daha çok akşam üstü tur dönüşü birer içecekle yorgunluk atmak için uğradık aslında. Geceleri özellikle hafta sonu çok kalabalık oluyor, ben ortam nasıl bir bakayım diye gittim ama plajdaki şiltelerde yer bulunca hemen oturdum tabi. Müzikleri güzel, ortam da hem relax hem kaliteli. Fiyatlar Filipinler ortalamasının üstünde olsa da kalitesine göre normal geldi bana. Sava’nın hemen bitişiği de oldukça hareketli görünüyordu ama mekanı pek sevemedim ben. Sava dışında houma giden bir diğer mekan da Rooftop Bar oldu, burada da üst katta şiltelere yayılıp güzel müzik eşliğinde keyif yapabilirsiniz.

gece1

gece

El Nido bizim Filipinler seyahatimizin yıldızı oldu dersem abartmış olmam sanıyorum. Kendi tecrübelerime ve araştırmalarıma dayanarak ayrıntılı bir El Nido gezi rehberi hazırlamaya çalıştım. Benim burada aklıma gelmeyen merak ettiğiniz bir şeyler olursa lütfen yorumlara yazın, herkes faydalansın.

Gelecek yazılarımdan haberdar olmak ve önümüzdeki seyahatlerden bol fotoğraf için beni takip etmeyi unutmayın! 😉

Instagram: hohhoyyt

Facebook: hohhoyyt

Yazar: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s