Röportaj – Gamsız Vatan: Avustralya

Son zamanlarda ülkemizin durumu malum, her gün bir yerlerde canlar gidiyor. Gün geçtikçe kendimiz ve özellikle çocuklarımız için endişelerimiz artıyor. Çevremde başka ülkeye taşınma hayali kuranların sayısı her geçen gün artıyor. İtiraf edeyim, ben de oğlumuzla birlikte huzurlu bir ülkede yaşamanın hayalini kuruyorum. Bunun için de bir süre önce bu hayali gerçekleştiren Ozan’a, uzaktan harikalar diyarı gibi görünen Avustralya’da yaşam hakkında sorular sordum. Merak ettiğim her şeyi sormaya çalıştım, o da sağ olsun aydınlatıcı cevaplar vermiş. Sadece yaşamaya değil gezmeye gitmek isteyenler için de bilgilendirici bir yazı oldu. Avustralya’da yaşamak ile ilgili bilmek isteyebileceğiniz tüm soruların cevapları burada. Bakalım Avustralya gerçekten hayal ülke miymiş?

6

  • Seni kısaca tanıyabilir miyiz? 

İsmim Ozan. İTÜ Makine mezunuyum, 9 yıldır da üretim ve proje mühendisliği yapıyorum.

  • Hangi şehirdesin? Oraya neden ve nasıl gittin?

Eşimle birlikte Sydney’ deyim. Uzun zamandır farklı bir ülkede yaşamayı deneyimlemek istiyorduk. Yalan yok, son zamanlardaki politik olaylar da bu konuda somut adımlar atmaya doğru itti bizi. Gitmek istediğimiz ülkeler arasında bir kıyaslama yapınca, ana dilinin İngilizce olması dolayısıyla yeni bir dil öğrenmek zorunda kalmamak, sosyo kültürel yapısı, coğrafi nitelikleri ve en önemlisi sıcak iklimi nedeniyle Avustralyayı seçtik. Başvuru için gerekli hazırlıkları yapmaya başladıktan üç ay sonra süresiz yaşama ve çalışma vizesi olan “Permanent Residence”ı almıştık. Bu kadar kısa sürede sonuçlanması biraz bizim şansımız ve arka arkaya gelen doğru zamanlamalar ile ilgili. Süreç bildiğim kadarıyla ortalama bir yıla yakın sürüyor normalde. Biz PR’ı henuz Turkiye’deyken Avustralya’nin standard prosedurunu izleyerek aldik. Sonra da Turkiye’de calistigim uluslararasi sirkete gidecegimi bildirdim. Onlar da beni sirketin Avustralya operasyonuna transfer ettiler. Dolayisiyla burada is aramadim. Esim gelmeden once istifa etmisti. Buraya yerlestikten sonra internet uzerinden basvuru yaparak is buldu. PR ile gelmek burada is bulmak konusunda ciddi bir engeli ortadan kaldiriyor. Diger tip vizeler ile gelip is bulmanin aylar surebilecegini goz onune almak ve gerekli maddi birikim ile gelmekte fayda var. Bu konuda arastirma yapilabilecek en dogru kaynak Avustralya gocmenlik bakanliginin resmi sitesi. Sertifika veya master programi ile gelmeniz durumunda da gecici vize almis olursunuz ki bu da dediğim gibi burada tutunmak icin maddi ve psikolojik olarak zorluklara hazir olmanizi gerektiren bir durum. Avustralya’nin bir cok alanda is gucu aradigi dogru, fakat is bulmanin Turkiye’den kolay oldugunu soylemem zor. Kalici bir vize ve saglam bir calisma gecmisi elzem.

  • Kültür farklılığından dolayı ilk etapta bir bocalama yaşadın mı? İnsanların bir Türk’e yaklaşımı nasıl? Genellemek gerekirse yerel halkın karakter olarak gözüne çarpan bizden farklı özellikleri var mı?

Bocalama değil de yeni bir yerde olmanın verdiği değişikliğe alışma demek daha doğru olur çünkü ciddi bir kültür farkı yok. Artık etraftaki insanlarla farklı bir dilde iletişim kurmak haricinde buradaki yaşama alışmak çok da zor bir olay değil. Burası 72 milletten insanın bir arada yaşadığı tam manasıyla bir göçmen ülkesi olduğu için yani Türk, Etiyopyalı veya İsveçli olduğu için kimsenin diğerlerinden farklı bir muamele görmesi söz konusu bile değil. Buralıların en çok dikkatimizi çeken alışkanlığı genel olarak halkın güne çok erken başlaması ve çok erken bitirmesi. Birçok kişi sabah 5’te uyanıyor. Sabah 7’de caddeler sokaklar öğlen saati gibi gayet kalabalık. Akşam 21:30 – 22:00 civarı ise hayat neredeyse bitiyor.

3

  • Çalışma koşullarından bahseder misin? Tatil süresi? Çalışma ortamı, vergiler, maaşlar nasıl? Özellikle aranan meslek grupları hangileri?

Burada ne iş olduğu fark etmeksizin çalışanlara verilen ücretler hayli yüksek. İki kişilik bir ailede bir kişinin tam zamanlı bir işi varsa o ailenin hiç bir geçim derdi olmaz. Çalışma gün ve saatleri işe göre değişiyor tabii ki. Tam zamanlı bir iş haftada 35 saat oluyor. Zaman zaman mesaiye kalmalar vs. gerekebiliyor ama uzun saatlerini işte geçirenler de var tabii ki. İşe başlarken bu detayları bilerek girmek gerekiyor. Vergi yaklaşık %30 civarlarında alınıyor ve ay bazında vergi dilimi değişmesi gibi bir olay yok. Ayrıca her yıl Temmuz ayında vergi iadesi diye bir şey oluyor ki ödenen verginin yarıdan fazlası geri alınabiliyor. Standart 4 hafta ücretli izin olduğu gibi daha fazlasını isteyenler ücretsiz izin alarak bu süreyi uzatabiliyorlar. İşten 5-6 hafta izin almalar burada normal karşılanan olaylar. Özellikle lojistik ve mühendislik alanında hayli iş ilanı mevcut. Avustralyalıların Türkler kadar verimli çalışmadıklarını gözlemledim. Genel olarak hayatı pek de ciddiye almadan yaşayan insanlar olmalarıyla alakalı sanırım. Bu durum bazen arka arkaya mesaiye kalmalarına sebep olsa da tempoyu arttırmaya pek yanaşmıyorlar. Ben Türkiye’deki normal tempom ile çalışarak neredeyse hiç mesai yapmadan, hatta zaman zaman erken çıkarak işlerimi eksiksiz halledebiliyorum. Türklerin çalışma gayretleri buranın ortalamasına göre hayli yüksek bir standartta diyebilirim.

  • Sağlık sistemi nasıl? Sigorta, ücretler, doktorların yetkinliği ve hastane koşullarından bahseder misin?

Sağlık sistemi hakkında derin yorum yapabileceğim bir deneyim henüz yaşamadık şükür ki, ama Medicare denen genel sağlık sigortasının yeterli olmadığını söylüyorlar ve özel sağlık sigortası yaptırmayı tavsiye ediyorlar. Medicare (SGK gibi düşünülebilir) ile böbrek ağrısı şikayetinden kliniğe gidildiğinde bir ay kadar sonra sıranın gelmesi gibi bir durumla karşılaşılabiliyormuş. Sağlık sigortasız ücretli muayene olmak uçuk fiyatlara patlıyormuş. Açıkçası şehirde bizim anladığımız biçimde tam teşekküllü izlenimi veren tek bir hastaneye rastladık. Mahalle klinikleri var ve bizce pek de profesyonel görünmeyen yerler. Doktorların öyle çok da detaylı iş yapmadıklarından bahsedenler duydum. Bu arada burada diş tedavisi olmaktansa uçak biletini alıp Türkiye’ye gidip tedaviyi orada olmak, üzerine eşi dostu ziyaret edip dönmek kesinlikle daha ucuza patlar.

4

  • Yaşam koşulları Türkiye’ye göre nasıl? Hayat pahalı mı? 

Burada hayat hayli pahalı. Özellikle yiyecek ve barınma masrafları yüksek ama bazı temel ihtiyaçların fiyat/yaşam koşulları oranı Türkiye’den daha uygun. Mesela et çok ucuz, ama sebze pahalı. Buranın tarıma uygun pek toprağı olmaması, çalışan giderlerinin yüksek olması dolayısıyla üretim maliyetlerinin de çok yüksek kalması nedeniyle tarım sektörü pek gelişmemiş olduğu için birçok sebze ithal. Mesela bir kilo dana kıyma 8 dolar iken bir kilo taze fasulye 15 dolar olabiliyor. Bu arada 1 Avustralya doları yaklaşık 2.5 TL’ ye karşılık geliyor. Benzinin litresi 1.2 dolar civarında. Ayağı yerden kesen mütevazi bir ikinci el araba 2000-3000 dolara rahatça alınır. Bu da tam zamanlı bir çalışanın 15 günlük ücretine denk gelir. Mesela sıfır bir Mini Cooper da 25,000 dolara alınabiliyor. Ev kiraları uçuk vaziyette. Mesela ben şu an Inner West bölgesinde (merkeze trenle yarım saat uzaklıktaki orta sınıf bir bölge) 1+1 daireye aylık 2000 dolar kira veriyorum ki bu eli yüzü düzgün bir ev için burada çok kelepir bir fiyat.

  • Ulaşım hakkında bilgi verebilir misin? Toplu taşıma sistemleri nasıl? Trafik çok oluyor mu?

Burada metro yok, normal tren ve otobüs var. Toplu taşıma, özellikle tren hatları bizce pek de iyi planlanmamış, bu sebeple de kısa mesafeleri gitmek bile hayli vakit alabiliyor. Otobüsler de hem çok yavaş yol katediyor, hem de geliş saatlerine pek güven olmuyor. Tarifeden erken veya geç gelebiliyorlar. İnsanlar genelde arabalı kara ulaşımını tercih ediyor. Burada araba bir lüks değil, evdeki buzdolabı gibi temel bir ihtiyaç, çünkü toplu taşımaya göre hem daha hızlı, hem daha ucuz. Uber de hayli yaygın. İş çıkışı saatleri, yani akşam 5:00 – 6:30 saatleri dışında trafik problemi yok.

  • Mutfağı nasıl? Meşhur bir yemekleri var mı? Restoran önerisinde bulunabilir misin?

Buranın kendine has bir mutfak kültürü yok ama her ülkenin mutfağı mevcut. Meşhur bir yemekleri de yok dolayısıyla. Güzel restoranlar tabi var. Açıkçası çok bir yer keşfedemedik henüz ama aklıma gelen Newtown’daki Mary’s Burger çok iyiydi. Bir de Alexandria’da The Grounds var ki gerçekten harika.

5

  • Gece hayatı nasıl? Önerebileceğin bir mekân var mı?

Gece hayatı alışkanlıkları biraz değişik. Mekanlar 6-7 gibi açılıp gece 12 civarı içki vermeyi sınırlamaya başlıyor, maksimum 1:30 itibarı ile de kapanıyor. Cin barlar, viski barlar veya 80 çeşit yerel bira çeşidi bulunduran yerler var. Ben gece çıktığımda arkadaşlarımla oturup değişik bir iki bira veya güzel bir şarap içmeyi seven, çılgın danslarla pek işi olmayan bir insan olarak Surry Hills’deki Shady Pines, CBD’deki The Barber Shop, Newtown’daki Blacksmith‘i tavsiye edebilirim

  • Halkın spora yaklaşımları nasıl? En aktif yapılan spor faaliyeti nedir? 

Birçok kişi ciddi ve dedike bir biçimde bir spor ile meşgul. Her mahallede birden fazla fitness salonu var ve hemen hemen hepsi dolu. En popüler sporlar dalga sörfü ve kriket. Halk sadece bu popüler sporlarla değil, her dal ile de ilgileniyor. İki ay kadar önce tüm gazetelerin manşetinde uluslar arası bir yarışmada birincilik almış okçu bir kadın vardı mesela.

  • Halkın sanata yaklaşımları nasıl? En çok öne çıktıkları sanat dalı nedir?

Halk müzikle hayli ilgili ve birçok kisi amatör olarak bir şekilde ilgileniyor. Belki binlerce amatör veya yari profesyonel grup var. Neredeyse her hafta en az bir-iki mahallede düzenlenen yerel festivallerde sahneye çıkma tecrübesi de yakalıyorlar, hayli seyirci de topluyorlar. Ayrıca sokaklar profesyonel graffitilerle dolu. Ufacık köylerin bile gösterişli kütüphaneleri olmasından ve bu kütüphanelerin genelde Avustralyalı yazarların kitapları ile dolu olmasından edebiyata da ilginin yüksek olduğu anlaşılıyor.

  • İnsanlar iş dışındaki hayatlarını nasıl geçiriyorlar genelde?

Burada ev dışında vakit geçiriliyor daha çok. En yaygın adet es dost ile barbekü yapmak. Şehirdeki onlarca devasa parkın her köşesinde halka açık elektrikli mangallar var ve her hafta sonu hepsinin başında birkaç insan var. İki gün ve üzeri serbest zamanlarda kampa gitmek de burada önde gelen bir trend. Bunun yanında insanlar bazen öğle tatillerini bile denize girerek veya sörf yaparak değerlendiriyorlar.

SAMSUNG CAMERA PICTURES

  • Yakın yerlerde tatil seçenekleri nasıl?

Coğrafyası itibari ile Sydney dışındaki yerlere tatile gitmek günübirlik yapılacak işler değil. Mesafeler çok uzak. 800 km uzaktaki yer komsu şehir sayılıyor. Sydney sınırları içinde tatil aktivitesi yapılabilecek yerler zaten oldukça fazla, ama başka yerlere gidilecekse kuzeyde Gold Coast civarı, doğa turizmi amaçlı Frazer Island ve Tasmania, bir haftadan fazla vakit varsa Yeni Zelanda, Fiji, Tayland veya Endonezya ziyaret edilebilir.

  • Başına çok ilginç, seni hayrete düşüren bir şey geldi mi?

Geleli henüz 4 ay oldu, dolayısıyla henüz çok ilginç bir şey ile karşılaşmadık. Sadece bir kere ormanda kamp yaptığımız alanı bir kanguru ailesi bastı fakat bizim onların gelişine şaşırdığımız kadar onlar bizim varlığımıza şaşırmadılar :). Özellikle şimdilerde yazın gelmesi ile birlikte şehirde de ilginç hayvan karşılaşmaları yaşayacağımızı düşünüyorum.

  • Ev ya da araba alımı yaptın mı? Alım sürecini biliyor musun?

Araba aldık. Çok kolay bir işlem. Satıcı ile alıcı kendi aralarında herkesin arabasında bulundurduğu matbu alım satım kağıdını imzalıyor, bundan sonraki iki hafta içinde alıcı cüzi bir ücret karşılığı ilgili resmi dairede aracı üzerine yapıyor, bu kadar. Buradaki mütevazi lokasyonlardaki küçücük evlerin fiyatları bile milyon dolarlardan başladığı için ev almak için henüz çok erken.

SAMSUNG CAMERA PICTURES

  • Seni çok etkileyen, görmeden dönme diyeceğin bir yer var mı?

Ben doğada bulunmayı seven bir insan olarak Blue Mountains‘a hayran kaldım. Avustralya’da bence öncelikli görülmesi gereken şey doğal güzellikler ve çeşitlilik. Blue Mountains’a gelmeden Leura isimli harika bir de kasaba var ki o yolu çekip gitmeye değer.

  • Son olarak, Türkiye’ye dönmeyi düşünüyor musun? Orada yaşamayı tavsiye eder misin?

Türkiye’ye temelli dönmeyi açıkçası düşünmüyorum. Çünkü 4 ay gibi kısa bir zamandaki izlenimim bile burasının bana hayal ettiğim hayatı verme potansiyeline sahip bir ülke olduğu yönünde. Sadece ben değil, yaşanılabilirlik anketleri de buranın dünyada yaşanabilecek en iyi birkaç yerden birisi olduğunu söylüyor.

Ozan bizim aile dostlarımızın oğlu, dolayısıyla bebeklikten arkadaşız. Aynı zamanda izcilik sayesinde beraber kamplar yapma fırsatı da bulduk. Hayata bakış açımız benzer özellikler gösteriyor, o yüzden de düşüncelerine güveniyorum ve kendisine sabırla sorularıma cevap verdiği için çok teşekkür ediyorum. 🙂 Bu arada röportajın başlığını Ozan’ın kendisinin vermesini rica etmiştim. Bu başlık seçimi bile Avustralya’ya göç etmek için insanı heveslendiriyor bence.

Röportajlarım başka ülkelerle devam edecek, takipte kalın! 😉

Diğer röportajlar için buraya tık tık!

Instagram: hohhoyyt

Facebook: hohhoyyt

Yazar: hohhoyyt

Merhaba, ben Deniz. Yazılımcıyım, dalarım, kayarım, yemek yaparım, hayal kurarım, seyahat ederim, fotoğraf çekerim, tiyatro severim. Eşine ve oğluna aşık bir anneyim. En büyük CimBom!

5 thoughts

  1. Merhaba Esin Hanim,

    Biz PR’ı henuz Turkiye’deyken Avustralya’nin standard prosedurunu izleyerek aldik. Sonra da Turkiye’de calistigim uluslararasi sirkete gidecegimi bildirdim. Onlar da beni sirketin Avustralya operasyonuna transfer ettiler. Dolayisiyla burada is aramadim. Esim gelmeden once istifa etmisti. Buraya yerlestikten sonra internet uzerinden basvuru yaparak is buldu. PR ile gelmek burada is bulmak konusunda ciddi bir engeli ortadan kaldiriyor. Diger tip vizeler (ozellikle sinirli sureli vizeler) ile gelip is bulmanin aylar surebilecegini goz onune almak ve gerekli maddi birikim ile gelmekte fayda var. Bu konuda arastirma yapilabilecek en dogru kaynak Avustralya gocmenlik bakanliginin resmi sitesi. Sertifika veya master programi ile gelmeniz durumunda da gecici vize almis olursunuz ki bu da dedigim gibi burada tutunmak icin maddi ve psikolojik olarak zorluklara hazir olmanizi gerektiren bir durum. Avustralya’nin bir cok alanda is gucu aradigi dogru, fakat is bulmanin Turkiye’den kolay oldugunu soylemem zor. Kalici bir vize ve saglam bir calisma gecmisi elzem.

    Okul konusunda acikcasi bilgim yok fakat bu konudaki tecrubelerini paylasan “yalin ayak avustralya” ve “ipekyilmaz.com” isimli iki blog okumustum, oralardan gerekli bilgiye saniyorum ulasabilirsiniz.

    Saygilar

    Beğen

  2. Gitme isi nasil olmus acaba is bulup mu permanent resident alabilmisler yoksa direk izni alip orada mi is bakiyorlar? Ozan bey bu konuyu biraz daha acabilir mi acaba? Birde kizim direk devlet okuluna baslayabilir mi acaba gelince? Ben bir sertifika programi yada master programina gelirsem yine bu izni alabilir miyim acaba?

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s